Âdet günü sabit değilse ne yapılmalıdır?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Bazı kadınların âdet günleri, düzenlidir. Mesela her ay beş veya her ay altı ya da her ay yedi gün âdet görür. Böyle düzenli âdet gören bir kadına “mu’tade” denir. Bir kadının âdetinin düzenli hâle gelmesi veya düzenli devam eden gün sayısının ister azalarak ister çoğalarak farklı gün sayısına yerleşmesi için en az iki ay peşpeşe aynı şekilde âdet görmesi gerekir.

Bazı kadınların ise âdet günleri farklı olur. Mesela bir kadın bir ay 4 gün diğer ay 5 gün âdet görebilir. Bu durumdaki bir kadın ihtiyatlı hareket etmelidir. Böyle bir kadın, 5. gün oldu mu yıkanır, namazlarını kılar ve eğer Ramazan ise orucunu tutar; çünkü bu 5. gündeki kanın hastalık (istihâza, özür) kanı olması muhtemeldir fakat bu 5. gün çıkmadıkça, münasebete giremez, boşanmışsa iddeti dolmuş sayılmaz çünkü bu 5. günün kanının, âdet kanı olma ihtimali de vardır.

Evet, âdet günleri hakkında iki kavram çok önemlidir. Birincisi değişme, ikincisi yerleşme (düzenli hâle gelme). Âdet günlerinin değişmesi, ilk değişiklikle; yerleşmesi ise peşpeşe ikinci defa tekrarlamasıyla gerçekleşir. Genel bir ölçü olarak hemen belirtmek gerekir ki âdet gününün değişmesi durumunda tedbirli olmak ve en tedbirli hâl ne ise ona göre hareket etmek gerekir. Hayız olup olmadığı konusunda şüpheye düşen bir kadın, ihtiyatlı hareket etmeli, bu gibi durumlarda özürlü gibi hareket edip her namaz için ayrı abdest almalıdır.[1]

Kanamanın geç kesilmesine örnek:

Mesela her ay 5 gün âdet gören bir kadının bir ay 6 gün görmeye başlamasıyla âdet gün sayısı değişmiş olur. Ama o yine 5 güne göre davranır. Eğer takip eden ayda da 6 gün görürse artık bu kadının âdet gün sayısı 6 güne yerleşmiş olur. Böyle birisi, ilk değişmede 5. günün bitiminde gusül alır. Namazlarını kılar, oruçlarını tutar vs çünkü âdetin bitme ihtimali vardır. Eğer âdet 5. gün bitmişse bu ameller o kadına farz olur fakat bu 6. günde münasebete giremez, iddet sayıyorsa iddeti bitmez çünkü âdetin devam etme ihtimali vardır. Eğer âdet devam ediyorsa, yasaklanmış bir günde münasebete girmiş olur ki bu da günahtır. Takip eden ay da bu şekilde davranır ve o ayda da âdet gün sayısı altıyı bulursa artık âdeti 6 güne yerleşmiş olur. Bundan sonraki aylarda artık 6 gün üzerinden hesap yaparak âdetini takip eder.

Kanamanın erken kesilmesine örnek:

Eğer her ay 6 gün âdet görüyorken bir ay 4 gün görmüşse, kan kesilince gusül alır ve namazına başlar çünkü bu günlerin temizlik günleri olma ihtimali vardır fakat münasebete girmez çünkü bu son iki günün âdet olma ihtimali vardır. İhtimalli durumlarda tedbirli davranmak gerekir. Eğer takib eden ayda da 4 gün sonra kanama kesilmişse, aynı şekilde gusül alır, namazlarını kılar, oruçlarını tutar fakat münasebette bulunmaz. Böylece peşpeşe iki ay, 4 gün süren âdet günü sayısı artık 6’dan 4’e inmiş demektir.

Her ay farklı farklı âdet gören kadın, bir önceki aya göre hareket eder ve eğer önceki aya göre kanama erken kesilmişse, yukarıda bahsettiğimiz erken kesilme misaline göre hareket eder. Eğer önceki aya göre geç kesilmişse, yukarıda bahsedilen geç kesilme örneğine göre davranır. Kanaması hep düzensiz oluyor ve bu düzensizlik 10 günü geçiyorsa, 10 gün âdettir, fazlası özür kanıdır. On gün dolunca gusül alınır, namazlar kılınır, münasebete girilebilir.

Eğer düzenli olarak her ay 8 gün âdet gören bir kadın, mesela Ocak ve Şubat aylarında 8 gün âdet görse, Mart’ta 10 güne tamamlansa âdet gün sayısı 10’a çıkmış olur. Eğer bu kanama toplamda 10 günü geçerse, mesela 12 olursa ilk sekiz gün âdettendir, sonraki dört gün özür sayılır çünkü âdet günü 8’de sabitti, yerleşmişti. Eğer takip eden ayda da 12 gün sürerse, bu sefer ilk on gün âdet, son iki gün özür kanı olur çünkü âdet günü sayısı en fazla 10 gün olduğu için böyle bir kadının âdeti 10 günde yerleşmiş olur. Bu durumlarda yukarıda verdiğimiz misal üzerinden hareket edilebilir.

Şöyle genel bir kaideden de bahsedebiliriz: Âdet günlerinin değişiminde; namaz, oruç ve ric’î talaktan dönme söz konusu olduğunda, sürenin en azına; cinsî münasebet ve iddetin dolması söz konusu olduğunda ise sürenin en uzununa göre davranmak gerekir. Böylesi ihtiyata daha muvafıktır.[2]

Eğer temizlik müddetinin en son sınırı olan 15 gün bitmeden önce kanama başlarsa, 15 günün dolması beklenir çünkü bu kanama özür kanıdır. Her namaz vakti abdest alınır. Cinsî münasebette bulunulabilir. 15 gün tamamlandıktan sonra devam eden kanamalar âdet sayılır.


[1] İbn Âbidîn, Hâşiyet-ü Reddi’l-Muhtâr, 1/287.

[2] Kâsânî, Bedâiu-s-Sanâi, 1/160.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

4|129|Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. O halde tam bir eğilimle bir yana yönelip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Barışı esas alıp sakınırsanız, Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.
Sura 4