Alışverişte vade farkının hükmü nedir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Veresiye mal satışında vade farkı faizdeki gibi sadece zamanın fonksiyonu değil, malın kullanım faydasının fonksiyonudur. Vade farkı; müşteri açısından, kullanımını erkene almak suretiyle malın değerinin artırılmasına karşılık gelirken; satıcı açısından ise, bir taraftan bu değer artışını sağlama katkısının karşılığı bir taraftan da vadeli satışla karşılaştığı bazı mahrumiyet, külfet, risk ve enflasyon kaybının karşılığıdır. Vade farkının faize en çok benzeyen yönü, bu farkın vade nispetinde, yani vadeye paralel artmasıdır. Buna dayanarak, fıkhî ölçüler içerisinde vade farkına faiz hükmünü vermek mümkün olmadığı gibi, aklen de mümkün değildir. Çünkü vade uzadıkça satıcının karşılaştığı ve vade farkına karşılık gelen mahrumiyet, külfet ve diğer riskler de aynı nispette artmaktadır. Aynı şekilde vade uzadıkça müşterinin parasını ödemediği maldan faydalanma miktarı da artar. Artan faydanın artan fiyatla dengelenmesi adalete de uygundur. Yani vade farkı, malın belirli, kesin ve ölçülebilir olan kullanım faydasının fonksiyonudur. Ödünç parada ise faiz; paranın dolaylı, belirsiz ve muhtemel üretkenliğinin bu üretkenlikle orantılı olmayan ve büyük ihtimalle tutmayacak olan tahminî karşılığıdır. Vade farkı malın kullanım faydasındaki artışa karşılık geldiğine göre, vade uzadıkça kullanım faydası da artacağından aynı oranda vade farkının artması da normaldir. Kısaca ifade etmek gerekirse, peşin veya vadeli olsun, alış-verişlerde kesin fiyat satıcı ile müşterinin îcâb ve kabûl ile üzerinde anlaştıkları fiyat olup, şartlara göre değişen bu fiyatın yüksek veya düşük olması, karşılığında mal olduğu için, hukuken onun faizle alâkasını keser. Ayrıca, vadeli satış hâlinde bir taraftan satıcının karşılaşacağı aleyhine durumlar, alıcının da ancak bir müddet beklemek suretiyle elde edebileceği bir mala hemen sahip olabilmesi gibi sebepler, vadeli satışlardaki fiyat farkını haklı ve meşru kılar.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

22|5|Ey insanlar! Ölümden sonra dirilme konusunda kuşku içinde olabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, biz sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan/döllenmiş bir karışımdan, sonra ne olduğu kısmen belirli, kısmen belirsiz bir et parçasından yarattık ki, size açık-seçik beyanda bulunalım. Ve sizi rahimlerde, belirlenen bir süreye kadar dilediğimiz şekilde bekletiyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz. Daha sonra da tam kuvvetinize ulaşmanızı sağlıyoruz. Bununla birlikte içinizden bir kısmı öldürülüyor, yine içinizden bir kısmı ilimden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en basit ve düşük noktasına geri gönderiliyor. Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün. Nihayet onun üzerine suyu indirdiğimizde titrer, kabarır ve her güzel/bereketli çiftten bir şeyler bitirir.
Sura 22