Bilinçaltı mesaj yöntemlerini kullanarak tedavi caiz midir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Açıklama: Bazı yerlerde insanın duyamayacağı frekanslarda, bilinçaltındaki eski olumsuz fikirleri olumlularıyla değistirmeye yönelik subliminal (bilinçaltına tesir eden) mesajlar ile tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Mesela insanın dil öğrenmesi konusundaki eski bilgileri (bilinçaltında) o kişiye menfi tesir etmekte ve dil öğrenmesine mani olmaktadır. Subliminal metodla, dil hakkındaki şuuraltı olumsuz yargılar silinmekte ve böylece insane daha kolay ingilizce öğrenebilmektedir. Bu metodları kullanmakta dini açıdan bir sakınca var mıdır?

İnsan üzerinde yoğunlaşmak, felsefi ve psikolojik olarak insanı çözmek, iyi yönlerini kötüye kanalize etmek, kötü görünen yanlarını da kötülük istikametinde azdırmak, bazı güçlerin özel ilgi ve ihtisas alanına girmektedir. Çağımızda bu mevzular, teknolojinin rüzgarını da arkasına alarak hızla ilerlemektedir. Bahsettiğiniz siteye bir göz attık. Yapılan çalışmalar, bize kişisel gelişim kitaplarını hatırlattı. Malumunuzdur, o kitaplara karşı olumsuz bir tavrımız vardır genel itibariyle. Çünkü insan üzerinde çalışmak ve bazı insani hususları değiştirme, geliştirme teknikleri ortaya koymak, bu teknikleri merak uyandıracak şekilde sunmak ve sonra da bunlar üzerinden para kazanmaya çalışmak son zamanların modası oldu. Özellikle belli şirket ve grupların elinde yapılan bu çalışmalar, sadece para kazanma maksatlı yapılmıyor, aynı zamanda kişinin dini değerleri, örf ve adetleri üzerinde olumsuz tesir de icra ediyor. Hatta, insana yeni bir din teklifi dahi yapılıyor. Şöyle ki, önce insan her şeyiyle nazara veriliyor, bir put haline getiriliyor, başarı her şey olarak görülüyor. Bütün bunlar dini değerlerden kopuk, sadece maddeci bakış açısıyla yapılıyor. Sonra boşluğa düşen, tatmin yolları arayan insana bu bahsedilen teknikler sunuluyor. Kısacası önce boşluk oluşturuyorlar, sonra o boşlukları doldurmak için suni teknikler ortaya koyuyorlar, hem psikolojileri alt üst ediyorlar hem de para kazanıyorlar. Oysa ki dinimizin değer ve ölçüleri bizim bütün gelişimimize, bilinçaltını oluşturmamıza, zekamızı ilerletmemize yeterlidir. Sadece tasavvufi derinliklerimizi incelesek ve tasavvufun kavram ve uygulamalarıyla insanlığımızı keşfetme yolculuğuna çıksak, onların vaadettiği metodlardan daha garantili, daha kestirme ve daha selametli bir şekilde keşifler yapar ve kendimizi daha iyi tanırız. Mesela, bir insan sadece Kur’an okuyarak zekasını geliştireceğini düşünse, Allah bunu ona nasib edecektir. Zira bu bir inanç meselesidir. Bahsedilen tekniklere müracaat ise, zamanla bu inançlarımızı kırmaktadır. Bu meselenin şöyle bir istisnası olabilir: Eğer bu bahsedilen metodlar inançlı, insaflı, sahasında uzman dindar şahısların eliyle bize takdim ediliyorsa ve dışarıdan herhangi bir karışım yoksa kullanılabilir. Okuma tekniklerini geliştirme meselesi, ayrı bir şeydir. Zira bu; maddi, gözle görünür, psikolojik olmayan bir husustur ve inanca tesiri yoktur. Dolayısıyla okuma adına geliştirilen teknikleri kullanmamızda bir mahzur bulunmamaktadır. İnsana olumsuz tesir eden şey, okuma tekniği değil, okunan menfi yazı ve kitaplardır. Hasılı, bizim kanaatimiz, bahsettiğiniz tekniklere aldanmamak gerektiği, faydası olsa bile, örfümüze, dinimize yabancı şirketler ve internet siteleri üzerinden pazarlandığından dolayı zararlarının daha çok olacağı, bunların yerine kendi değerlerimizin kullanılması gerektiği ve onların bize yeteceği yönündedir. Bununla beraber hastalık gibi zaruri bir durum söz konusuysa, bilinçli, inançlı psikiyatrlara ya da diğer uzmanlara gidilerek yüz yüze görüşülmesi gerekir. Zira bu bir tedavi demektir ve tedavi olmak dinimizin tavsiyesidir. Şuur altının yapısı ile ilgili Fethullah Gülen Hocaefendinin Kalbin Zümrüt Tepeleri 3 eserinde Vicdan yazısını dikkatle okumanızı tavsiye ederiz. Özellikle Zihin başlığı sizin sorduğunuz soruyla birebir alakalıdır.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

17|52|Sizi çağıracağı gün, onu hamt ederek çağrısına derhal uyacaksınız. Ve sadece az bir süre kaldığınızı düşüneceksiniz.
Sura 17