Satranç’ın İslâm Dinindeki Yeri Nedir?

Şâfiî’de hüküm: Satranç oynamak, araya menfaat girmeksizin olursa câizdir. Şâyet bu oyunla ortada bir menfaat dönerse, câiz olmaktan çıkar, harama girer. Çünkü o takdirde kumar olur.

Hanbelî’de hüküm: Satranç oyunu mekrûhtur. Eğer menfaatsiz oynanıyorsa tabiî. Şayet bir takım değer ortaya konur da, yenen yahut yenilen kazanırsa, mekruhluktan çıkar, haramlığa girer. Çünkü harama götüren oyunu oynamak da haram olur.

Mâlikî’de hüküm: Satranç oyunu tavla gibi haramdır. İsterse araya menfaat girmesin.

Hanefî’de hüküm: Karşılıklı para konmadan yapılan yarışlar helâldir, ancak satranç değildir. Çünkü satranç oyunu kısa zamanda oynayanı müptelâsı hâline getirmekte, oyun olmaktan çıkıp, ibtilâ hâlini almaktadır. Hanefî görüşünün illeti sayılan bu ibtilâ hâline getirme mahzuruna bakan bâzı âlimler, bundan bir çıkış yolu bulmak isteyip demişler ki: — Anlaşılıyor ki, arada sırada menfaatsiz olarak, bir ibtilâ hâline getirilmeden, zaman israfına düşülmeden, namaz vakti te’hire uğratılmadan oynanırsa, haramlıktan çıkar, sevabı olmayan mübaha girer! Çünkü müptelâ olmuyor, menfaat koymuyor, namazın te’hiri görülmüyor. Bu mes’ele üzerinde etraflıca duran mezhep âlimlerimizden farklı görüşler zuhur etmişse de, ekseriyetinin satranç oynayanların lehinde olmadıkları anlaşılmaktadır. Ashâbtan İbn-i Ömer’in (ra) satranç oynayanlara selâm vermediği kaydı vardır. Bâzı âlimler de demişler ki: — Satranç oynayanlara selâm verilir. Hiç olmazsa selâmı iâde edinceye kadar oynamaktan vazgeçmiş olurlar. Bu mevzuda tafsilât için (Mezâhib-i Erbaa) ile İmam-ı Birgivî Hazretleri’nin Tarikat-ı Muhammediyye Şerhi’nde (Elin âfetleri) bahsine bakılabilir.

Ahmet Şahin

Spor-Toto, Milli Piyango Kumara Girer mi?

Spor-Toto ve Millî Piyango kumara girer. Bunlardan alınan meblâğlar da kumardan gasb edilen meblâğlar gibidirler. Kumarda da kimse yeni birşey imal edemez, sadece ortaya konmuş belli parayı iştirakçilerden birine, birkaçına verirler, geriye kalanlara pişmanlık ve üzüntüden başka birşey düşmez. Bu tutumu kumardan çıkarıp da normal bir kazanç şekli olarak görsek, bir memleket halkının tümünü de böyle bir alışkanlığın içine girmiş şekilde tasavvur etsek, ülkeye hiçbir yeni şey kazandırılmış olunmaz. Sadece belli miktar para sık sık el değiştirir, kum saati gibi aynı para iştirakçilerden rastgelene mal olup gider. Ne bir faydalı şey imal edilir, ne de bir iktisadî yenilik bahismevzu olur.

Spor helâl, kumar ise haramdır.

Spordan elde edilen paranın helâl olup olmamasında ölçü şudur:

1) Taraflar ortaya hiçbir şey koymazlar. Ancak üçüncü şahıs koyar, kazanan tarafa verir.

Bunda kumar yoktur. Çünkü taraflar birşey koymamakta, dağıtılan meblâğı kendileri temin etmemekteler.

2) Taraflardan biri ortaya birşey kor, (sen kazanırsan senin olsun, ben kazanırsam senden bir isteğim yoktur) der.

Bu da câizdir. Çünkü bunda da kumara teşvik yoktur.

3) Taraflar ortaya para, yahut mal koyar, (kim kazanırsa o alacak) derlerse bu tam bir kumar olur, meşrûluk arz etmez.

Toto ve Millî Piyango’da taraflar ortaya para koymakta, koydukları parayı kazananlara kaptırmakta, kendilerine ise pişmanlık ve üzüntü kalmaktadır.

Ahmet Şahin

Spor-Toto, Milli Piyango Kumara Girer mi?

Spor-Toto ve Millî Piyango kumara girer. Bunlardan alınan meblâğlar da kumardan gasb edilen meblâğlar gibidirler. Kumarda da kimse yeni birşey imal edemez, sadece ortaya konmuş belli parayı iştirakçilerden birine, birkaçına verirler, geriye kalanlara pişmanlık ve üzüntüden başka birşey düşmez. Bu tutumu kumardan çıkarıp da normal bir kazanç şekli olarak görsek, bir memleket halkının tümünü de böyle bir alışkanlığın içine girmiş şekilde tasavvur etsek, ülkeye hiçbir yeni şey kazandırılmış olunmaz. Sadece belli miktar para sık sık el değiştirir, kum saati gibi aynı para iştirakçilerden rastgelene mal olup gider. Ne bir faydalı şey imal edilir, ne de bir iktisadî yenilik bahismevzu olur.

Spor helâl, kumar ise haramdır.

Spordan elde edilen paranın helâl olup olmamasında ölçü şudur:

1) Taraflar ortaya hiçbir şey koymazlar. Ancak üçüncü şahıs koyar, kazanan tarafa verir.

Bunda kumar yoktur. Çünkü taraflar birşey koymamakta, dağıtılan meblâğı kendileri temin etmemekteler.

2) Taraflardan biri ortaya birşey kor, (sen kazanırsan senin olsun, ben kazanırsam senden bir isteğim yoktur) der.

Bu da câizdir. Çünkü bunda da kumara teşvik yoktur.

3) Taraflar ortaya para, yahut mal koyar, (kim kazanırsa o alacak) derlerse bu tam bir kumar olur, meşrûluk arz etmez.

Toto ve Millî Piyango’da taraflar ortaya para koymakta, koydukları parayı kazananlara kaptırmakta, kendilerine ise pişmanlık ve üzüntü kalmaktadır.

Ahmet Şahin

Tavla oynamak niçin günahtır?

Soru: Bildiğim kadarı ile tavla oynamak haram ve bunun sebebi çok daha faydalı işlerde kullanılabilecek bir zamanı boşuna israf etmek. Eğer sebep gerçekten bu ise günümüzde bilgisayar oyunlarına ve film izlemeye nasıl bakmalıyız? O zaman bunlar da günah mı sayılır? Çünkü birçok kişi bu işlerle uğraşarak boşuna zaman harcıyor.

Cevap: Tavla oynamak haramdır. Bunun sebebi ise zamanı israf etmek değil, Allah Resulü’nün bunun haram olduğunu ifade etmesidir ki, Efendimiz; “Kim tavla oynarsa Allah ve Resulü’ne isyan etmiştir” (Ebû Davûd, Edeb 56; İbn Mâce, Edeb 43; Muvattâ, Rüya 6) buyurmuştur. Tavlanın haram olmasının sebebi, boşa vakit geçirmek veya kumara alışmak değildir. Bunlar sadece hikmetleri olabilir. Eğer sebep bu dersek, bu sebeplerin olmadığı tavla oyunlarının caiz olduğu manası çıkar ki, bu doğru değildir. Mesela, biri diyebilir ki, çalıştıktan sonra dinlenmek maksadıyla 10 dakika tavla oynamak istiyoruz. Belki bu kendisine çok makul da gelebilir. Ancak yine de tavla caiz değildir.

Tavlanın haramlığı konusunda mezhepler ittifak etmiştir. Gerek kumar niyetiyle, gerekse vakit geçirmek gibi başka bir niyetle oynansın tavla oynamak caiz değildir. Çünkü o, Allah ve Resulü’ne isyan manasına gelir, Efendimiz’in hadisiyle.

Bahsettiğiniz hususlarla alakalı olarak da şunu söyleyebiliriz: Eğer herhangi bir meşguliyet insanı namazdan alıkoyuyorsa, yani bu işle meşgulken namazı geçiriyor, kaçırıyorsa bu caiz değildir. Bu meşguliyet oyun da olabilir, ciddi bir iş de olabilir.

İkincisi insanın ruh sağlığına etki eden şeyler de duruma göre haram veya mekruh olur. Çünkü insanın sağlığını koruması da bir vazifesidir.

Bu tür şeyler tamamen uzak kalınacak şeyler değildir. Zira insan aynı seviyede dikkat ve duyarlılığı 24 saat devam ettiremez. Onun ibadete ihtiyacı olduğu gibi, yemeye, içmeye ve bazen de dinlenmeye ve yerine göre de –helal dairesinde kalmak şartıyla- eğlenmeye ihtiyacı vardır. Din bunların hepsini içine alır.

Bunun yanında yeni çıkan bir şey zatında haram olmaz. Ya bir harama sebebiyet verir veya ona benzer yani aynı sonucu doğurur. Bu durumda haram denilir. İçinde haram olmayan filmlere ve televizyona bizzat kendilerinden dolayı haram diyemeyiz. Ancak şurası da bir gerçek ki, “harama götüren şeyler de haramdır.”

Okey oynamak caiz midir?

Okey ve benzeri oyunların bir kaç yönü vardır:

Birincisi, zaman kaybına yol açar. Halbuki zaman, müslümanın en büyük sermayelerinden biridir. Ebedi hayatı kazanmak için geldiği bu dünyada, saniyesine kadar hayatını iyi değerlendirmekle mükelleftir.

İkincisi, para katılarak oynanıyorsa bu zaten kumardır.

Üçüncüsü, okey bizim dünyamıza ait bir oyun değildir. Dolayısıyla da çağrışımları kötüdür. Bu çağrışımlar, bir müslümanı, kendine ait imanî, İslamî atmosferden uzaklaştırmaya sebebiyet verebilir.

Dördüncüsü, paralı ve parasız iki ayrı şekilde oynanan bu ve benzeri oyunlar, her ne kadar başta parasız da oynansa ileride kumara dönüşecek şekilde bir seyir izleyebilir. En azından oynanan ortamlarda yetişen çocuklar bu şuuraltına sahip olarak yetişebilirler. İşin böyle de bir riski vardır.

Beşincisi, bu çeşit oyunlar boş konuşmaya müsait ortamlar oluşturur. Halbuki bir müslümanın ağzından çıkan her söz dolu ve faydalı olmalıdır.

Özetle bahsettiğimiz mahzurların tamamı gerçekleşmeyebilir ama bir tanesi bile ortaya çıksa bahsedilen oyunların hoş görülmemesi için yeterli olur kanaatindeyiz.

Not: Satranç biraz daha farklı ele alınabilir. Düşünme ve düşünceyi geliştirme maksadıyla oynanan bu oyun, içinde küfür, para olmadıktan ve ibadetleri aksattıracak kadar vakit almadıktan sonra mahzurlu olmayabilir. Ama yine de diyoruz ki, bir müslümanın okuması gereken kitaplar, yapması icab eden işler, eda etmesi vazgeçilmez olan ibadetler varken ve bunlara vakit yetmezken okey gibi, satranç gibi oyunlarla vakit geçirmek ne kadar makuldür, masumdur, bunu kişilerin kanaatine bırakıyoruz..

Ayrıca Müslüman boş şeylerle uğraşmaz.. Zira o, ebedi hayatı kazanmak için bu dünyaya gelmiştir. Müslüman’ın eğlenmesi meşru dairede, ibadete şevk kazandırıcı  ve güzel şeyleri düşündürücü şekilde olur.. Okey ve benzeri oyunların ise  -kumar olarak oynanmasa bile- çağrışımları kötüdür. Kişiyi kumara, şans  oyunlarına alıştırır. Bu yönüyle -arada iddia ve para olmadığı için haram denilmese bile- kumar oynayanların haline benzediği için mekruh diyebiliriz.

Evet, biz Müslümanların oyunları bile meşru dairede bir ihtiyacı karşılamalı, ahirete yarayacak tarzda olmalı.. Onun için dinimizde belirlenmiş çok fazla oyun çeşidi yoktur. Ata binmek, yürüyüş ve koşu yapmak, bisiklete binmek vs. meşgaleleri, meşru dairedeki oyunlara birer örnek olarak verebiliriz. Başka konularda olduğu gibi spor ve oyunlarında da Müslümanlar, hep Allah’ın verdiği vücudu korumaya, ibadetlerini daha iyi yapmaya ve hayır yollarındaki hizmetlerinde sürekli olmaya yönelik hareket ederler/etmelidirler. Eğer bu niyetlerle yapılırsa, spor ve oyunlar da birer ibadet haline gelebilir.

Hâsılı: Kur’anın ifadesiyle dünya bir oyun ve oynaştan ibarettir, gelir geçer. Öyleyse, okey, tavla, bilgisayar oyunları gibi faydadan çok zararı olan, kalıcı bir fayda getirmeyen, meşru bir ihtiyacı gidermeyen oyunlarla, oyun içinde oyuna dalıp hayatımızı gafletle geçirmeyelim..

Bilardo oynamak caiz midir?

Kumar olmadıktan, içinde karşılıklı para veya herhangi bir karşılık vadinde bulunmadıktan, dinimiz tarafından yasaklanmadıktan, dinimizin bir kuralını ihlal etmedikten, ibadetlere mani olmadıktan sonra bütün oyunlar caizdir. Çünkü eşyada aslolan mübahlıktır. Bununla beraber oyunların taşıdığı çağrışımlara da dikkat etmekte fayda vardır. Yani  bilardo bizim dünyamızdan çıkmış yerli bir oyun değildir. Çağrıştıracağı, bizi havasına çekeceği, atmosferine bürüyeceği bize ait olmayan bir kültürden gelmiştir. Bu sebeple hoş olmayan bir kısım hareketlere ve hallere bizi sevk etme potansiyeline sahiptir. Aynı şeyleri futbol gibi bizim dünyamızdan çıkmayan diğer oyunlar için de düşünebiliriz. Diğer bir ifadeyle bu oyunlar, insanı kibirli davranışlara sokmamalı, hafifmeşreplik sayılan ve insan vakarına zarar veren hareketlere sevk etmemeli.. Kısacası bilardo, dediğimiz hususlara dikkat ederek oynanabilir.

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz