Celcelutiye nedir, sahih midir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Açıklama: Üstad Hazretlerinin, Hazreti Ali Efendimizin Celcelutiyesinden istifade ettiğini, hatta bazı sıkışık zamanlarda onun vesilesiyle kurtulduğunu söylüyorlar. Celcelutiye nedir, sahih midir?

Celcelutiye, Hazreti Ali Efendimiz’in şerh ettiği, Arapça, içinde yer yer Süryanice kelimeler de bulunan bir kaside, bir duadır. Temel itibarıyla, İbni Arabi’nin “Fütuhu’l Gayb”ı, Mevlana’nın “Mesnevi” si gibi ilhama dayanır. Yani Peygamber Efendimizin telkinat ve ilhamlarına bağlı konuşulduğu ve hadisler de vahiy kaynaklı olduğu için Celcelutiye de netice itibariyle vahiy kaynaklıdır. İçerisinde pek çok gaybi haber vardır. Bediüzzaman gibi Hazreti Ali’yi üstad gören, ondan manen ders alan büyükler, elbette Hazreti Ali’nin kasidesinden kendilerine işaret çıkarırlar/çıkarmışlardır. Yalnız bunlar ilhamla veya rüyayla bilinebilir. Aşağıdaki metin, bu tür işaretlere bir örnektir:

Hem sair işaratın karinesiyle, hem Mektûbat’tan sonra Lem’alar’a başka bir tarz-ı ibare ile îma ederek; Lem’aların en parlağının te’lifi, dehşetli bir zamanda ve hapis ve idamdan kurtulmak ve emniyet ve selâmet bulmak için, mana-yı mecazî ve mefhum-u işarî ile, Hazret-i Ali (R.A.) kendi lisanını, büyük tehlikelerde bulunan müellifin hesabına istimal ederek; وَ بِاْلآيَةِ الْكُبْرَى اَمِنِّى مِنَ الْفَجَتْ yani “Ya Rab! Beni kurtar, eman ve emniyet ver” diye dua etmesiyle, tam tamına Eskişehir hapishanesinde idam ve uzun hapis tehlikesi içinde te’lif edilen Yirmidokuzuncu Lem’anın ve sahibinin vaziyetine tevafuk karinesiyle, kelâm zımnî ve işarî delalet ettiğinden diyebiliriz ki; Hazret-i İmam-ı Ali (R.A.) dahi bundan, ona işaret eder.

Hem Otuzuncu Lem’a namında ve altı nükte olan risâle-i esmaya bakarak وَ بِاَسْمَائِكَ الْحُسْنَىdeyip, sair işaratın karinesiyle, hem yirmi dokuzuncu Lem’aya takib karinesiyle, hem ikisinin isimde ve esma lafzında tevafuk karinesiyle, hem teşettüt-ü hale ve sıkıntılı bir gurbete ve perişaniyete düşen müellifi, onun te’lifi bereketiyle teselli ve tahammül bulmasına ve mana-yı mecazî cihetinde, Hazret-i İmam-ı Ali’nin (R.A.) lisanıyla kendine dua olan وَ بِاَسْمَائِكَ الْحُسْنَى اَجِرْنِى مِنَ الشَّتَتْyani “İsm-i a’zam olan o esma risalesinin bereketiyle beni teşettütten, perişaniyetten hıfz eyle ya Rabbi”meali, tam tamına o risale ve sahibinin vaziyetine tevafuk karinesiyle kelâm mecazî delalet ve İmam-ı Ali (R.A.) ise gaybî işaret eder diyebiliriz. (Sikke-i Tasdik-i Gaybi/Sekizinci Şua).

Etiketler:,

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

46|30|Dediler ki: "Ey toplumumuz! Biz; Mûsa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve dosdoğru yola ileten bir Kitap dinledik."
Sura 46