Çocuk Terbiyesinde Peygamberimiz’in (sav) Mucizelerini Anlatmak Önemli midir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Çocuklarımıza Rasulü Ekrem’in (sav), kıymete kadar olmuş olacak bütün hadiseleri adeta bir televizyon ekranından seyredip de naklediyor gibi anlayıp anlatmamızda O’na (sav) güven yenileme gibi bir mana ifade edecektir. Bu konuda onun öyle sıhhatli sarih ve te’vil götürmez verdiği haberler vardır ki, adeta O (sav), bu hadis-i şeriflerinde, kendi neş’et buyurduğu saadet asrından ta asrımıza ve kıyamete kadar en önemli hadiseleri, onların sebeplerini neticeleriyle beraber bir bir sıralar ve bizi uyarır. O (sav), Moğol istilasından, Suriye’nin işgal edileceğine, (1) Fırat nehrinin kıyametler üstü kıyamette yükselmesinden (2) Talikan petrollerine, (3) bir kısım ahır zaman fitnelerinden lâahlâkîliğin yaygınlaşmasına (4) dek o kadar şeyden bahseder ki, bunları görüp de ona inanmamak mümkün değildir.

Evet bütün bunları sırasıyla çocuğa nakledebilirsek, çocuk O’nun büyüklüğü karşısında hürmet duyacak ve başkaları da onun zihninden ve dimağından Rasulü Ekrem’i (sav) söküp atamayacaklardır. İlim, fen ve teknik adına kimsenin rahle-i tedrisi önüne oturmamış, ömründe iki satır yazı yazmamış, Allah (cc)’tan başka kimseden bir şey öğrenmemiş Hz. Muhammed’in (sav) ulûm-u evvelî n ve âhirîni (geçmiş ve geleceğin ilimleri) bildiğini bilmemiz, başkalarına da bildirmemiz bizim için bir vefa borcudur.

Onun tıbba dair söylediği öyle şeyler vardır ki o devrin ilmî seviyesiyle bunları bilmek mümkün değildir. Demek ki Allah (cc) ona her şeyi talim ediyordu, O da kendisine talim edilenleri söylüyordu. Evet O, Allah’ın (cc) Rasulüydü.

Rasulü Ekrem’in (sav) insanın şahsî ve içtimâî hayatı adına gerçekleştirdiği inkılaplar adına ciddi bir şey yazılmaya kalkılsa, mücelletlere sığmaz. Biz bu konuda acele bir fikir verebilmek amacıyla bazı hususlara dokunup geçtik. Bu itibarla tıbb-ı nebevî, Hz. Peygamber’in (sav) gaybî ihbarları ve onun daha başka büyüklükleri gibi hususları, bu mevzuda yazılan binlerce esere havale edip diğer bir konuya geçmek istiyorum.

M. Fethullah Gülen

[1] Buhari, Cihad, 95,96; Ebu Davud, Melahim, 10; İbni Mace, Fiten, 36; Müsned, 5/40,45 [2] Buhari, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 30; Ebu Davud, Melahim, 12,13 [3] Ali el-Müttaki, Kenzü’l-Ummal, 14/591 [4] Tirmizi, Fiten, 39

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

39|47|Eğer yerdekilerin tamamı ve beraberinde bir o kadarı, zulmedenlerin olsa, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için tümünü mutlaka fidye verirlerdi. Çünkü hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılmıştır.
Sura 39