Çocuklara Din ve İbadet Sevgisi Nasıl Kazandırılmalı?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

“Çocuğa güzel bir isim ve terbiye verilmesi, onun anne ve babası üzerindeki haklarından biridir.”(Hadis-i Şerif)

Çocuklara kalıcı bir din duygusu ve ibadet isteği kazandırmak için şöyle bir yol takip edilmesi uygun olur:

1) Anne ve baba olarak çocuğunuzun gelişme özelliklerini, algılama biçimini, ilgi alanını çok iyi gözleyin. Bu gözlemler sonucu, nereden ve nasıl başlayacağınıza karar verin.

2) Çocuklarınıza din duygusunu ve ibadet eğilimini kazandırmak istiyorsanız, öncelikle kendiniz yaşantınızla din duygusunu ve ibadet sevgisini sergileyin. Çocuğunuz sizi gözleyerek, anlattığınızı çok iyi anlasın ve size özensin.

3) Çocuğunuzla çok iyi diyalog kurup, onu ürkütmeden, azarlamadan ve baskı altına almadan telkinlerde bulunun. Çocuğa zorla ibadet yaptırmaya kalkışırsanız, hem başarılı olamazsınız, hem de çocuğunuzu daha çok soğutursunuz.

4) Çocuğunuzun Allah, ahiret, ölüm gibi size yönelttiği soruları fırsat bilerek, ona, Allah’ın büyüklüğünü, sevecenliğini, cennetin güzelliklerini, ibadetlerin huzurunu ve Kur’ân okumanın sevabını anlatın. Çocuğun bu şekilde ilgi ve isteği uyanır.

5) Çocuklarınıza anlattığınız hikâye ve kahramanları, adaletli, dürüst ve Allah’ın çok sevdiği Müslüman kahramanlardan seçin. Bu şekilde çocuk, o kahramanla kendi hayatını özdeşleştir meye başlar.

6) İbadetlerin nasıl yapıldığını tarif edin, kısa sûreler, dualar ezberletin ve başarılı olunca da onları ödüllendirin.

7) Çocuklarınıza sık sık, kötülüklerden kaçmaları, iyiliklere yönelmeleri yönünde olaylar anlatın, onlara somut deliller gösterin.

8) Çocuklarınıza, Allah’ın insanı her an gözlediğini, suçlarını ve cevaplarını da meleklerin yazdığını anlatın. Çocuk, kendi başına kaldığı zaman da kendi kendini kontrol etmeyi öğrensin.

9) Çocuklarınızı olumsuz çevreden ve zararlı arkadaştan uzak tutun. Eğer bu konuda titizlik göstermezseniz, sizin vermeye çalıştığınız güzel şeyler bir çırpıda silinip gider.

10) Çocuklara, bu kâinatın ve bu dünyanın insan için yaratıldığını, binlerce nimetlerin insan için verildiğini, gecenin gündüzün, mevsimlerin insana hediye edildiğini, ama bütün bunca nimetlere karşı da insanın bir kulluk borcu olduğunu anlatın.

11) Çocuğa, nuranî varlıklar olan melekler hakkında anlaya bileceği ölçüde bilgiler verilip, meleklerin insan için koruyucu, haberci ve birçok “kendilerine özel”vazifeleri olduğunu, buna da iman etmek gerektiğini bildirin.

12) Allah’ı, Peygamberi ve iki dünyaya ait bütün bilgileri öğrenebileceğimiz, bütün meselelerimizin hâl çarelerinin mevcut bulunduğu bir “ilâhî kitap”vardır. O da Kur’ân’dır. Bundan önceki kitapların hükmü Allah tarafından kaldırılmıştır. Öyleyse Kur’ân ile birlikte yine Allah tarafından Kur’an’dan evvel indirilen “Hak ve doğru kitaplara”ya da sahifelere iman etmek gerektiğini söyleyin.

13) Elçisiz hiçbir şey öğrenilmez. Rehbersiz hareket edilmez. Öyleyse insanın “yol ve yön göstericisi”peygamberlerdir ki, onlar da Allah’ın elcileridir. İşte Allah tarafından görevlendirilen bütün peygamberlere de inanmak gerektiği hususunu işleyin.

14) Her şey fânidir. Baki olan Allah’tır. İşte insanlar Onun misafirhanesi olan şu fâni dünyasındadırlar. İnsanların asıl vatanları ahirettir. Müminlerinki cennet, mümin olmayanlarınki cehennemdir. Ahiret inancını, öldükten sonra dirilmeyi çocuğa izah edin.

15) Allah’ın daha mahlûklarını yaratmazdan evvel ezelî olan ilmi ile olmuş ve olacak her şeyi bilmesi ve bunların Allah katında malûm olması anlamına gelen “kader’e iman hususunda da, çocuğunuzu bilgilendirin.

16) Ahlâkî faziletlere karşı önce çocuğun duygu ve düşüncelerini güçlendirmek gerekir. Meselâ “güçsüze yardım etme duygusu”nü geliştirmeyi düşünün. Güçsüz kavramından, “fakir, sakat, yaşlı, çocuk, dul, yaralı bir insan, hayvan, bitki… vb.”anlaşılması gerektiğini ifade edin.

17) Dinî gün ve geceleri, çocuklarınızla birlikte ihya edin. O havayı onlar da hissetsin. O geceler vesilesiyle çocuklarınıza hediyeler alın, onları sevindirin. Bu şekilde ilgileri artsın.

18) Büyüklere saygıyı ve küçüklere sevgiyi öğretin, dost ve akraba ziyaretlerini birlikte yapın, zaman zaman kabristana götürüp çocuğa ahiret inancını ve ölüm gerçeğini kavratın.

19) Çocuklarınıza din ve fen ilimlerini birlikte verin. Aklı fen ilimleriyle aydınlanırken kalbi de din ilimleriyle nurlaşsın. Bu şekilde ne taassuba düşer, ne de inkarcı olur.

20) Hurafelerden, batıl bilgilerden, hayalî kişilerden çocuğunuzu koruyun; ona İslâm’ın gerçek yüzünü gösterin.

21) Bir öncü, bir rehber ve İslâm’a mâl olmuş yüce kişileri tanıtın, onların hayatından örnekler sunun. Çocuk böylece, o kişilere bir özenti ve ilgi duyar.

22) Çocuklarınızı devamlı “Allah”ile korkutmayınız. Nitekim Allah ne korkutulacak ve ne de korkulacak bir varlık değildir. Bilakis Allah’a sevgi ile ulaşılır.

23) Çocuklarınıza devamlı: “Eğer yaramazlık ve haylazlık ya parsanız, Allah sizleri cehenneme atar.”gibi telkinlerde bulun mayın.

24) Çocuklarınıza önce cenneti sevdirin, cennetin nimetlerini detaylıca öğretin.

25) Çocuklarınızı camiye ve cemaate alıştırmaya ve ısındır maya çalışın. Onları, din ve dindarlıktan soğutmamak için her türlü meşru yollan deneyin.

26) Çocuklarınızı eğitirken hoşgörü ortamında bulundurun. Bu şekilde çocuk hem İslâm’ın hoşgörüsünü anlar, hem de hoş görülü davranışları öğrenir.

27) Çocuklarınızı yalanla tanıştırmayın. Bu mevzuda onlara sakın kötü örnek olmayın. Onlara karşı yapamayacağınız, yeri ne getiremeyeceğiniz, altından kalkamayacağınız vaatlerde bulunmayın. Kendinizi hiçbir zaman yalancı durumuna düşürmeyin. Bu şekilde size güvenmeli ki, söylediğinizi yerine getirsin.

Özet olarak; çocuğunu iyi keşfeden, değerlendiren ve gözleyen anne babalar, ona, dinî bilgileri ve ibadet duygusunun nasıl verileceğini de iyi tespit etmiş olurlar.

Anlattıklarınız ve telkinleriniz, çocuklarınızın seviyesine uygun ve onların ilgi alanına giriyorsa, sonuç alırsınız demektir. Yoksa, zorlamayla çocuğa bir şey kazandıramazsınız.

Çocuğa dinî bilgi ve ibadet hissi kazandırmak için, kendinizin bu duygu ve davranış içinde olmanın gerektiğini de unutmayın.

Doç. Dr. Halit Ertuğrul

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

41|35|Böyle bir tavra, sabredenlerden başkası ulaştırılmaz. Böyle bir tavra, büyük nasip sahibinden başkası ulaştırılmaz.
Sura 41