Efendimizin ismi anıldığında salavat getirmek vacip olduğu halde, Allah’ın adı anıldığında niçin “cella celaluhu” demek vacip değildir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) ismi zikredildiğinde salât u selâm getirmek vâciptir. Ancak, Cenâb-ı Hakk’ın ismi zikredildiğinde “celle celâlühü” demek vâcip değildir. Zira onu hakkıyla zikretmek mümkün değildir. Onu hakkıyla zikretmek bizi aşkın olduğundan, bu vâcip görülmemiş. “Mâ zekernâke hakka zikrike ya Mezkûr!” (Seni hakkıyla zikremedik ey Mezkûr!) nebevî beyanı buna işaret eder.

Diğer yandan Allah Teâlâ’nın nimetlerinin altından kalkılamaz. Onun her an üzerimize yağdırdığı nimetlerine, o nimetler enginliğinde şükürle mukabele edilemez. Mesela, bir düşünce silsilesi farz edelim, altmış dakikalık bir saati düşünelim. Bunu evvela dakikalara ayıralım. Sonra saniyelere, sonra saliselere… Sonra da âşirelere ayıralım. Âşirelerin içinde de Cenâb-ı Hakk’ın lütuflarına ve nimetlerine mazharız. Eğer hiç durmadan onun üzerimizdeki varlık, hayat, lâtîfe-i Rabbâniye, his, şuur, irade gibi nimetlerini düşünsek ve bunların hepsine mukabelede bulunmak istesek; hiç durmadan, “Elhamdulillah, elhamdulillah, elhamdulillah” desek yine de yetiştiremeyiz. Çünkü bu “Elhamdulillah”ı biz âşirenin içine sokamayız. Oysaki biz o âşire içinde de varız. Ne ile varız? Allah’ın bizi perverde ettiği nimetleriyle; onun bizi insanca donatması ve imana hazırlamasıyla, şuurumuzu açmasıyla varız.

Ama Efendimize (sallallahu aleyhi ve sellem) o her ne kadar gaye ölçüsünde bir vesile olsa da salât u selâm edâ edilebilir, buna gücümüz yeter.

Etiketler:,

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

74|18|Derin derin düşündü o; ölçtü-biçti.
Sura 74