• duanın-dinimizdeki-yeri-ve-önemi
  • namazın-önemi
  • duada-usul-nasıl-olmalıdır
  • namaz-ve-kalp-sağlığı
  • israf-ve-düşündürdükleri
  • islamda_savaş_hukuku
  • islamda-insan-haklarının-sınıflandırılması
  • osmanlıda_hukukun_üstünlüğü
  • hukuk_hukuk_üstünlüğü_uygulama
  • flört-mü-nişanlılık-mı-evlilik-öncesi-süreç
  • DUANIN DİNİMİZDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

    Dua; Arapça bir kelime olup, seslenmek, çağırmak, yardıma çağırmak, yardım talep etmek, Devamını Oku

  • NAMAZIN ÖNEMİ

    Namaz Allah’a ulaşmaya, varlığı yorumlamaya, değişik ilimlerle kâinatı hallaç etmeye müsait yaratılan bu mükemmel insanın tabiatına en uygun bir ibadettir. Devamını Oku

  • DUADA USUL NASIL OLMALIDIR?

    Duâya başlarken “eûzü”çekilmesini hükme bağlayan bir kayıt yoktur. Devamını Oku

  • NAMAZ VE KALP SAĞLIĞI

    Allah’ın (celle celâluhu) yarattığı, emrettiği, yasakladığı hiçbir şeyde çirkinlik, gayesizlik, başıboşluk ve abesiyet yoktur.Devamını Oku

  • İSRAF VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

    “Malını gereksiz yere saçıp savurma; çünkü gereksiz yere malını saçıp savuranlar-israf edenler, şeytanların kardeşleri olmuşlardır.Devamını Oku

  • İSLAM'DA SAVAŞ HUKUKU

    İnsanlık tarihinin her döneminde, devletlerarası meseleler öncelikle diplomatik yollarla aşılmaya çalışılmış, bu yolların tıkanmasıyla...Devamını Oku

  • İSLAM'DA İNSAN HAKLARININ SINIFLANDIRILMASI

    İslâm hukuku kuralları; din, can, akıl, nesil ve malın korunmasını hedefler.Devamını Oku

  • OSMANLI'DA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

    Osmanlı hakkındaki yanılgılardan birisi, padişahın, dönemin kralları gibi sınırsız yetkilere sahip zannedilmesidir.Devamını Oku

  • HUKUK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE UYGULAMA

    Toplum düzeninin sağlanıp huzur ve güvenin yerleşmesinde, şahıs veya komitelerin üstünlüğünden ve...Devamını Oku

  • FLÖRT MÜ, NİŞANLILIK MI? EVLİLİK ÖNCESİ SÜREÇ

    Ta baştan sağlam esaslar üzerine kurulmuş ve maddî-mânevî saadetin dalgalanıp durduğu bir yuva...Devamını Oku

Faiz ve Kâr Oranları Niye Birbirine Yakındır?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Piyasada esas olan mal ticareti ve iktisadî kârlılıktır. İktisadî kârlılığın artması sermayeye olan talebi arttırır. Böylece artan kârlılık ödünç sermayenin faizini de artırır. Merkez Bankaları artan kârlılığa paralel olarak faiz oranlarını da arttırır. Tersi durumda da faizleri düşürür. Bu demektir ki piyasa faizlerini kâr oranları belirler; kâr belirleyen, faiz belirlenendir. Katılım bankalarının vade farkını belirlerken faiz oranlarını ölçü alması bu sebeple sakıncası olmayan bir işlemdir. Esas olan mal ticareti olunca vade farkının neye göre belirlendiğinin önemi yoktur. Kaldı ki, faizleri belirleyen de iktisadî kârlılıktır. Kâr ve faiz oranlarının birbirine yakın seyretmesinin sebebini bir misâlle anlatabiliriz: Diyelim ki 100 liralık bir mal ihtiyacı için banka kredisine başvuran bir kişiye banka %10 kredi faizi önermiş olsun. Mevduat faizinin de %8 olduğunu, yani bankaya faizli mevduat yatıranlara da %8 faiz ödendiğini varsayalım. Bu kişinin katılım bankası alternatifini düşünmesi hâlinde, katılım bankası asla nakdî kredi vermeyecek; müşterisine ihtiyacı olan malı doğrudan kendisinin satmasını teklif edecektir. Bu durumda katılım bankasının 100 liralık mala aynı vade için 110 liradan fazla fiyat önermesi beklenmemelidir. İşlem gerçekleştiğinde katılım bankasının kârı %10 olacak ve bu kârın da %80’ini yani 8 lirasını da katılım hesabı sahibine kâr olarak verdiğinde katılım bankasının kârıyla geleneksel bankanın faiz oranı kendiliğinden birbirine yakın hattâ eşit olabilecektir. Bu benzerliğe rağmen katılım bankalarının vadeli satış işlemini geleneksel bankaların faizli kredi işlemine benzetmek doğru değildir.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

27|44|Ona denildi: "Köşke gir!" Melike onu görünce su sandı ve baldırlarını açtı. Süleyman dedi ki: "O, cilalı sırçadan yapılmış bir parlak avlu/zemindir." Melike dedi: "Rabbim, doğrusu ben öz benliğime zulmetmişim. Artık Süleyman'la birlikte, âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oluyorum."
Sura 27