Buradasınız: Ana SayfaKAYNAKLARİlmihal
  

Cemaatle Namaz Kılmanın Önemi

Yazar : Akademi A. Heyeti


Tarih : 6/2/2011

İslâm dini birlik ve beraberliğe, uhuvvete çok önem vermiştir. Günde beş vakit namazın bir arada kılınmasının teşvik edilmesi, hafta da bir Cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, Müslümanların birbiriyle görüşmesine, bir birinin hal ve hatırını sormasına, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olması gibi birçok hayati hikmetleri vardır.

Kur'an-ı Kerim'de şu ayette: "Ey Resulüm! Sen müminlerin içinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir kısmı sana tâbi olarak namaza dursun ve silahlarını yanlarına alsınlar."(Nisa, 4/102) cephede cihad ederken, en tehlikeli bir yerde ve zaman da bile cemaatle namaz kılmaktan bahsedilmektedir. Cephede savaşırken bile cemaatle namaz kılmanın teşvik edilmesi, normal zamanlarda cemaate riayet edilmesinin daha öncelikli ve önemli olduğuna vurgu yapılmış olmaktadır.

Peygamber Efendimiz, cemaatle namaz kılmayı teşvik ederek, cemaatle kılınan namazın tek başına kılınan namazdan yirmi yedi veya yirmi beş derece daha faziletli olduğunu bildirmiştir. (Buharî, Ezan, 30; Müslim, Mesacid, 42) Allah Resulü, hayatı boyunca cemaate namaz kıldırmış, hastalandığında ise cemaate katılarak Hz. Ebu Bekir'in arkasında namaz kılmıştır. Bu itibarla cemaatle namaz kılma, İslâm'ın bir şiarı ve sembolüdür. Asr-ı saadetten günümüze vazgeçilmez bir uygulama olarak gelmiş ve aynen de kıyamete kadar devam edecektir/etmelidir.

Cuma namazı dışında en kuvvetli cemaat, sabah namazının cemaati, sonra yatsı namazının cemaati, sonra ikindi namazının cemaatidir. Allah Resûlü bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: "İnsanlar ilk safın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kura çekmekten başka yol bulamazlardı. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi."(Buharî, ezan, 9,32; Müslim, salat, 129)

Bir başka hadiste de şöyle buyurmuşlardır: "Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, gece yarısına kadar namaz kılmış gibi sevab alır. Sabah namazını da cemaatle kılarsa bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevap alır."(Buharî, ezan, 34; Müslim, Mesacid, 260)

Cemaatle kılınan namazda safların en faziletlisi en ön saftır. Bu fazilet imama yakınlık derecesine göredir. Fakat imama en yakın kişiler imamlığa ehil olan kişiler olmalıdır. Zira imamın namazı devam ettirememesi gibi bir durum olduğunda bu en yakın kişilerden birini imamete geçirebilmelidir.

Cemaatle Namaz Kılmanın Hükmü

Cemaat fazileti her ne kadar bir kişiyle de olabilir ve hane halkıyla dahi cemaatle namaz kılınabilirse de bu, camiye gitmenin ve daha kalabalık bir cemaatle namaz kılmanın sevabına denk olmaz. Farz namazların cami ve mescidlerde cemaatle kılınışı İslâm dininin bir şiarı olduğundan bunun terk ve tatil edilmesi asla caiz görülemez.

Cemaatle namaz kılmanın önemini bildiren pek çok hadisi şerif vardır. Bunlardan birinde Allah Resûlü: "Üç kişi bir köyde veya sahrada bulunur ve cemaatle namaz kılınmazsa, şeytan onlara hakim olur. Öyleyse cemaatten ayrılma. Çünkü sürüden ayrılanı kurt yer."Buyurmaktadır. (Ebu Davud, salat, 47)

Bir diğer hadisi şerifte ise "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ateş yakılması için odun toplanmasını emretmeyi, sonra da namaz için ezan okunmasını, daha sonra da bir kimseye emredip imam olmasını, sonra da cemaatle namaza gelmeyenlere gidip evlerini yakmayı düşündüm."(Buharî, ezan, 29; Müslim, mesacid, 251)buyurarak cemaatin topluca terk edilmesinin en ağır müeyyide uygulanmasını gerektiren yanlış bir davranış olduğunu ifade etmektedir.

Cemaatle namaz kılmanın önemini ifade eden bu ve benzeri hadislerden ve ilgili ayetlerden hareketle Hanbelîler, cemaatle namaz kılmanın erkeklere farz-ı ayın, Şafiîler de farz-ı kifaye olduğunu söylemişlerdir.

Hanefî ve Malikîlere göre ise, Cuma namazı dışındaki farz namazları cemaatle kılmak, erkekler için müekked sünnettir. Kadınların, hastaların, çok yaşlı kimselerin ve kötürümlerin ise cemaatle namaz kılmak için mescide gitmeleri gerekmez.

Hanefî ve Şafiîlere göre, cemaatin en az sayısı İmam'dan başka bir kişidir. İmama uyan kişi bir kadın veya çocuk da olabilir. Çünkü Peygamber Efendimiz, teheccüt namazında çocuk yaşta olan İbni Abbas'a imamlık yapmış ve bir hadisi şeriflerinde "İki kişi ve daha fazlası cemaattir."Buyurmuşlardır. (İbni Mace, ikamet, 44; Nesaî, İmamet, 43)