Hz. Ali'nin Amr bin Abdivedd'i Öldürdüğü Zaman Şiirler Söylemesi

Hayâtû's Sahâbe

Yazar : Muhammed Yusuf Kandehlevi


Tarih : 6/2/2011

Amr b. Abdivedd zırhlara bürünmüş bir şekilde meydana çıktı. "Kim benimle savaşacak?"diye meydan okudu. Hz. Ali kalktı ve Hz. Peygamber'e, "Ey Allah'ın peygamberi! Ben onun karşısına çıkacağım"dedi. Hz. Peygamber, "Bu Amr'dır, otur"dedi. Sonra Amr, "Karşıma çıkacak bir erkek yok mudur?"diye bağırdı. Durmadan Amr, Müslümanları yeriyordu ve "İddianıza göre sizden birisi öldürüldüğü zaman gideceği cennetiniz nerede? Niçin karşıma biriniz çıkmıyor?"dedi.

Yine Hz. Ali ayağa kalkarak, "Ey Allah'ın Resûlü! Ben çıkayım"dedi. Hz. Peygamber yine "Otur"dedi. Üçüncü kez, Amr bağırdı ve bir takım şiirler okudu. Yine Hz. Ali kalkarak, "Ey Allah'ın Resûlü! Ona ben karşı çıkacağım"dedi. Hz. Peygamber yine, "O Amr'dır!"deyince, Hz. Ali, "Amr dahi olsa!"diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, Hz. Ali'ye izin verdi. Hz. Ali, Amr'a doğru gitti. Ona varırken şu şiirleri okuyordu:"Sakın acele etme! Aciz olmadığı halde senin sesini duyan ve icabet eden birisi geldi. Niyet ve basiret içerisinde! Doğruluk her kurtulmuşun kurtuluş vesilesidir. Ben umarım ki, senin üzerinde cenazelerin matemini yapan bir durum meydana getiririm. Geniş bir darbe ki, o darbenin anılması her savaşta olacaktır". Amr, Hz. Ali'ye, "Sen kimsin?"diye sordu. Hz. Ali, "Ben Ali'yim"dedi. Amr, "Abdi Menâf'ın oğlu Ali mi?"dedi. Hz. Ali, "Ben Ebu Talib'in oğlu Ali'yim"dedi. Amr, "Ey kardeşimin oğlu! Amcaların arasında senden daha yaşlıları vardır. Senin kanının akmasını istemiyorum"deyince, Hz. Ali, "Lâkin ben, Allah'a yemin ederim ki, senin kanını akıtmaktan zerre kadar çekinmem!"dedi. Bunun üzerine Amr öfkelendi ve indi. Kılıcını çekti. Sanki kılıcı bir ateş parçasıydı. Sonra Hz. Ali'ye doğru yürüdü. Amr, Hz. Ali'nin miğferine vurdu. Onu parçaladı. Kılıç migferin içinde kaldı. Ve Hz. Ali'nin başına değecek şekilde onu yardı. Hz. Ali, Amr'ın tam omuz damarına vurdu ve onu düşürdü. Ve toz dumana karıştı. Hz. Peygamber tekbir sesi işitti ve bildi ki Ali, Amr b. Abdivedd'i öldürdü. İşte orada Hz. Ali şu şiiri okudu:"Acaba yiğitlik iddiasında bulunanlar benim karşıma mı çıkıyor? Arkadaşlar, siz beni ve onları başbaşa bırakın. Bugün beni kaçmaktan alıkoyan katlanmak bilmeyen bir kılıcın başıma indirilip de değmeyişi ve savaş anında sinirlenmemdir."

Hz. Ali sonunda şunları söyledi:"O, hamakatından taşa taptı. Ben de doğruluğumdan Muhammed'in rabbine! Onu kum dağları arasında yatan bir hurma ağacı gibi toprak içerisinde düşmüş olarak bıraktığım zaman döndüm. Onun elbiselerini almaktan iffet ettim, namusuma yedirmedim. Eğer ben düşmüş olsaydım mutlaka o benim elbisemi soyup götürürdü. Ey hizipler cemaati! Sakın Allah'ın dinini ve peygamberini mahrum edeceğini sanmayın".

Sonra Hz. Ali, Hz. Peygamber'e yöneldi. Mübarek yüzü pırıl pırıl parlıyordu. Hz. Ömer, "Niçin onun zırhını sırtından çıkarmadın? O zırhtan daha kuvvetlisi Araplarda yoktu!"deyince, Hz. Ali, "Ona vurdum. O, avret mahallerini bana gösterdi. Ey amcamın oğlu! Onun elbisesini soymaktan artık haya ettim"dedi. (1)

[1] Bidâye, IV/106 (Beyhakî yoluyla İbn İshak'dan)