Buradasınız: Ana SayfaKAYNAKLARİlmihal
  

Abdesti Bozan Şeyler

Yazar : Akademi A. Heyeti


Tarih : 6/2/2011

Şu durumlarda abdest bozulur:

• İdrar ve dışkı yollarından idrar, meni, mezi, kan gibi bir necasetin, herhangi bir sıvının veya maddenin çıkması.

• Arka taraftan yel çıkması.

• Ağız ve burundan, ön ile arkadan başka herhangi bir organdan sıvı halinde kan çıkması. Akıcı bir halde ağızdan çıkan kan, tükürükten fazla veya ona eşit ise, abdesti bozar, değilse, bozmaz. Bu renginden anlaşılır. Diğer yerlerden çıkan kan ise, çıkış yerinden yanlarına taşarsa abdesti bozar. İğne ucu gibi çıkıp da yerinde kalan kan damlası abdeste engel olmaz. Ve bunun el veya parmak ile silinmesi de zarar vermez. Yaradan çıkan irin ve sarı sular da kan hükmündedir.

Vücuttaki kabarcıklardan çıkan saf su da kan hükmündedir. Bir görüşe göre böyle bir suyun çıkması abdesti bozmaz. Çiçek ve uyuz hastalıklarına tutulmuş olanlar bu görüşten istifade edebilirler.

Şafiîlere göre, önden ve arkadan başka diğer herhangi bir yerden gelen kan, irin ve sarı su abdesti bozmaz.

• Ağız dolusu kusmak.

• Az veya çok bir müddet bayılmak, delirmek, sarhoş olmak.

• Rükûlu ve secdeli bir namazda iken mükellef bir insanın kasden veya yanılarak yanındakiler işitecek kadar kahkaha ile gülmesi, hem abdestini, hem de namazını bozar. Cenaze namazında rüku ve secde olmadığından gülmek namazı bozmaz.

• Doğum yapmak. Çocuğun doğması ile kan görülmese bile abdest bozulur.

• Kadınla erkeğin birbiriyle fâhiş mübâşeretleri abdesti bozar. Fâhiş mübaşeret, erkekle kadının arada hiçbir örtü olmaksızın veya çok ince bir bez olduğu halde mahrem yerlerini birbirine dokundurmaları, temas ettirmeleridir. İmam Muhammed'e göre, bu durumda mezî gibi bir yaşlık çıkmadıkça abdest bozulmuş olmaz.

• Kadının tenasül organı içine veya dışına tıkanan bez veya pamuğun yaş olarak dışarıya çıkması veya çıkarılması abdesti bozar. Çünkü bu durumda organın dış kısmına tıkanan pamuğun iç tarafı ıslanmış olur ki bu abdesti bozar. Pamuğun dışına ıslaklığın geçmesi şart değildir. Ancak bu organın iç kısmına tıkanan pamuğun dışarısına kadar yaşlık gelmedikçe, abdest bozulmaz.

• Yan üstü yatarak, bir şeye dayanarak uyumak.

• Namaz dışında secde halinde uyumak. Namazda iken secdede uyumak abdesti bozmaz.

• Özür sahibi bir kimsenin mazeret halinin sona ermesi. Özürlü bir kimsenin namaz vakti çıkınca mazeret hali sona ermiş, abdesti bozulmuş olur. Su bulamadığı için teyemmüm eden kimse suyu bulunca, mest üzerine mesh yapan kimsenin mesh süresi dolunca, abdesti bozulmuş olur.

Uyku abdesti bozar mı?

Uyku abdesti bozmaz. Abdesti bozan husus, uyku esnasında insanın kendine hakim olamamasıdır. İşte bu hakimiyetsizlik durumunda yellenme gibi beşerî özelliklerin vuku bulması ihtimali nedeniyle, abdest bozulmuştur hükmü verilir. Fıkıh kitaplarımızda bunun teferruatına ait bilgiler vardır. Mesela; bir at üzerinde uyuyarak giden bir insan, yokuş yukarı çıkarsa bozulur, inerse bozulmaz vs. gibi. Burada önemli olan, temel prensibi kavramaktır. O da, insanın kendine hakim olduğu ya da olmadığı pozisyondur.

Ayrıca; insan, yemek, uyumak gibi sair fıtrî ihtiyaçlarının hakkını vermektedir. Sıcak bir mekân, yumuşak bir döşek, gürültüye karşı tenbih... gibi birçok tedbirler ve hazırlıklar yaptıktan sonra insan uyur. Bunlar uyumanın hakkını vermek demektir. Yine günde 3 defa çeşit çeşit nimetlerle donatılmış sofralar hazırlamak ve hiç bir öğün'ü fevt etmemek, yemenin hakkını vermek demektir. İşte insan, uykuya, yemeye dikkat ettiği ölçüde Rabbin huzuruna çıkarken, onun hakkını vermesi gerekmez mi? Şüpheli abdestle huzura çıkmak farklıdır, Allah Resulünün tarif buyurduğu peygamberlere has abdest alıp, kalb ile konsantrasyonu tam yapıp huzura çıkmak her hâlde farklıdır. Bu açıdan insan ibadet hayatına taalluk eden her meseleye azami derecede dikkat göstermesi gerekmektedir. Şüpheli şeyleri terk etmenin Allah Resûlü'nün buyruğu olduğu unutulmamalı.