Hz. Peygamber'in "Meclisin Keffareti 'Subhâneke Allâhümme ve bihamdike (Ey Allah'ım! Hamdinle Söylüyorum ki Sen Ortaktan Münezzehsin) ' Kelimeleridir"Buyurmaları

Hayâtû's Sahâbe

Yazar : Muhammed Yusuf Kandehlevi


Tarih : 6/2/2011

Âişe vâlidemiz şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber bir yerde oturduklarında ya da namaz kıldıklarında bazı kelimeler söylerlerdi. Bir gün bu kelimeleri niçin söylediklerini sorduğumda şöyle buyurdular: "Eğer insan hayırlı şeyler söylemişse bu kelimeler kıyamete kadar onun üzerinde bir mühür gibi durur. Yok eğer kötü şeyler söylemişse bu kelimeler onun keffareti olur". Hz. Peygamber'in söyledikleri kelimeler şunlardı: "Sübhâneke Allâhümme ve bihamdike. Lâ ilâhe illa ente. Estağfiruke ve etûbu ileyke (Ey Allah'ım! Hamdinle söylüyorum ki sen ortaktan münezzehsin. Senden başka ilah yoktur. Senden bağışlanma diliyorum ve tevbe ederek herşeyden sana dönüyorum)".

Hz. Peygamber son zamanlarında bir meclisten ayrılmak istediklerinde "Sübhâneke Allahümme ve bihamdike. Eşhedü en lâ ilâhe illa ente. Estağfiruke ve etûbu ileyke (Ey Allah'ım! Hamdinle söylüyorum ki sen ortaktan münezzehsin. Şehâdet ederim ki senden başka ilah yoktur. Senden bağışlanma diliyorum ve tevbe ederek her şeyden sana dönüyorum)"derlerdi. Bir gün adamın biri "Ey Allah'ın Rasûlü! Sen daha önceleri söylemediğin bazı şeyler söylüyorsun!' dedi.

Bunun Üzerine Hz. Peygamber "Bu söylediğim kelimeler o mecliste işlenen hata ve günahların keffaretidir"buyurdular.

Hz. Peygamber "Ve etûbu ileyk (Tevbe ederek herşeyden sana dönüyorum)"kelimelerinden sonra "Amiltû sûen ve zalemtü nefsî fağfir lî, innehû lâ yağfiru'z-zünûbe illa ente (Kötülük işledim ve nefsime zulmettim. Beni bağışla! Çünkü günahları senden başka hiç kimse bağışlayamaz)"diyorlardı. Bir gün sahabiler "Ey Allah'ın Rasûlü! Bu sözleri daha önce söylemiyordunuz!"dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber "Evet Cebrail bana gelerek "Ey Muhammed! Bu kelimeler meclisteki hataların keffaretidir' dedi"buyurdu (1).

[1] Bu ve bundan önceki iki hadis: Terğib III/72 (Sırasıyla 1- İbn Ebi'd-Dünya, Nesaî, Hâkim ve Beyhakî'den. Lafız İbn Ebi'd-Dünya ile Nesâî'ye aittir. 2- Ebu Dâvud, Ebu Berze el-Eslemî'den. 3- Nesâi, Hâkim, Taberânî -üç kitabında da muhtasar olarak-, Râfi' b. Hadîc'den. Bir önceki hadis'e ek olarak).