İslam’da neden kadına boşama hakkı verilmemiştir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Evliliğin sona ermesi aşağıdaki yollardan biriyle olur.

1) Kocanın boşaması

2) Boşama yetkisi olan kadının boşaması

3) Muhâlea, (evliliği yürütemeyeceklerine kanaat getiren kadın ile erkeğin, karşılıklı anlaşmalarıyla evliliğe son vermeleridir. Burada istek daha çok kadından geldiği için kadın evlenirken aldığı mehirden veya kendisine ait olan başka bir maldan kocasına vermesi gerekir. Buna hul bedeli denir.)

4) Mulâane (zina eden kadının yemine çağrılması yoluyla boşanma)

5) İlâ (eşine dört aydan çok bir süreyle yaklaşmayacağına yemin etme yoluyla boşanma yöntemi)

6) Zihar (Zıhar, zahr kelimesinden gelir. “Zahr” sözlükte “insanın sırtı” demektir. Bir fıkıh terimi olarak zıhar; kocanın karısına; “Sen bana annemin sırtı gibisin, yani haramsın” diyerek yaptığı bir yemini ifade eder. Zıhar, dolaylı yoldan bir boşama yöntemi olup, keffaret yerine getirilmedikçe cinsî birleşme caiz olmaz.)

7) Kocada bulunan cinsî bir kusur nedeniyle boşanma

8) Kadın İslâm’a girdiği halde, kocanın İslâm’a girmeyi kabul etmemesi nedeniyle ayrılma.

Bunlardan son iki durumda ve mulâanede, hukukî sonuçlar, ancak hâkimin hükmü ile meydana gelir. Yine, kocanın kayıplığı veya uzun yıllar hapsedilmesi yahut nafaka verememesi veyahut da eşine kötü muamele yapması gibi nedenlerle hâkimin eşlere “sizi ayırdım” demesi de boşanma kapsamına girer.

Evlenme akdi sırasında mevcut olan veya sonradan meydana gelen bir eksiklik veya bozukluk nedeniyle evlilik akdini bozmaya da fesih denir. Bu talak sayılmaz.

Kadına Boşama Yetkisinin Verilmesi:

İslâm hukukunda, boşama hakkı prensip olarak kocaya tanınmıştır. Bazı durumlarda kadının talebi üzerine hâkimin de evliliğe son vermesi mümkündür. Mahkemede boşanma sebebi olabilen hallere misal olarak, hastalık ve kusur, kocanın nafakayı kesmesi, kayıplık ve hakem yoluna başvurulmuş olması sayılabilir. Koca, hanımını mahkemeye başvurmadan bizzat boşayabileceği gibi, vekil aracılığı ile de boşayabilir. Yetkili kılınan vekil, hanım da olabilir. Koca boşama yetkisini bizzat eşine vermişse, bu yetki vermeye “tefviz” karısına da “mufavvaza” denir. Böylece tefviz, kocanın boşama yetkisini karısına vermesi, diye tarif edilebilir. Bu vekâletten farklı bir tasarruf olup, bundan kocanın geri dönmesi geçerli değildir.

Kadının vereceği bir bedel karşılığında eşlerin karşılıklı rıza ile evliliği sona erdirmeleri anlamına gelen muhâlea (hul’) da bir talak niteliğindedir. Yine, kocanın kayıplığı veya uzun yıllar hapsedilmesi yahut nafaka verememesi veyahut da eşine kötü muamele yapması gibi nedenlerle hâkimin eşlere “sizi ayırdım” demesi de talak kapsamına girer.

Görüldüğü gibi her ne kadar boşama yetkisi bir takım maslahatlardan dolayı erkeğe verildiyse de, İslam’ın kadını bu noktada tamamen pasif bıraktığının söylenmesi boş bir iddia olacaktır. Kadının gerek evlenmeden gerekse evlendikten sonra boşama yetkisini alması mümkündür. Veya bir kısım problemlerden dolayı hâkime başvurabilir veya muhâlea yolunu kullanarak eşiyle anlaşabilir.(H. Döndüren)

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

37|109|Selam olsun İbrahim'e!
Sura 37