“İştirak-i a’mâl-i uhreviye” düsturu kurtuluşumuza vesile olur mu?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

“sebep olan yapan gibidir” hadis kaynaklı prensibi, “ey mü’minler toptan Allah’a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz” ayeti “emri bil maruf yapmayan bir kavmin her ne kadar içlerinde abidler de olsa helak edildiği/edileceği” hadisi ve benzer pek çok kaynak, bizi beraber hizmet etmeye, cemaat olmaya teşvik eden, hatta emreden metinlerdir. Herkes birbirine sebep oluyor, beraberce her alanda fiili olarak tevbede bulunuluyor, her yerde ıslah çalışmaları yapılıyor. Bütün bu çalışmaların neticesi herkese yansıyor. Evet, Kur’an ve Hadisler bu gözle süzülse pek çok delil çıkar. Zaten Üstad da bunu yapmıştır.

Ayrıca, akıl da bunu gerektirir. Yani aklen de insanların bir araya gelmesi, beraber iş yapmaları ve neticeleri aralarında müşterek kullanmaları icab eder. Bir kandili beraber yapıp sonra onun ışığından herkesin müşterek hatta herkesin kandilin tamamından istifade etmeleri gibi örnekler bu akliyete işaret eder.

Burada diğer bir önemli husus da ruhun mahiyetidir. Ruh, zaman ve mekanla kayıtlı değildir. Dolayısıyla insan, başkalarıyla bir araya geldiğinde ruhu onlarla kaynaşıp tek bir ruh gibi olur. Öyle ki öldüğünde bile insan sadece bedeniyle ölür ama beraber hizmet ettiği insanların ruhuyla kendi ruhu kaynaştığından ve ruh da ölmediğinden dolayı o kardeşlerinin işlediği amellerden kabrinde istifade edebilir. Çünkü ölmeseydi o hizmetlerine devam edecekti. Niyeti oydu. Dolayısıyla niyetine göre mükafaat görür.

Bu meselenin bir de Rahmete itimad yönü vardır. Yani ahirete müteallik meselelerin beraberce yapılmasından herkesin tamamen istifadesi Allahın rahmetinden ümid edilir. Zaten Üstad genelde bu türlü açıklamalarının sonunda Allah’ın rahmetinden ümid edilir vb ifadeleri de zikrediyor.

Soru: Bunun ”sadakat ve hizmet ve takvâ ve içtinab-ı kebâir derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahip olur.” Kaydının konulmasının hikmeti nedir?

Cemaatte, ruhların frekans uyumu önemlidir. Yani herkes Allah rızası için çalışmalı, herkes fedakarlık yapmalı, herkes başkasını düşünmeli, herkes takvalı yaşamaya çalışmalı, herkes günahlardan kaçmada hassasiyet göstermeli.. .. Böyle olursa ancak, o ortak hazineden istifade edilebilir. Yoksa insanın şahsi hesapları varsa, kendi menfaatine çalışıyorsa, art niyeti söz konusuysa bu hazineden istifade etme imkanı olmayabilir. Allahu A’lem..

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

96|17|Hadi çağırsın derneğini/kurultayını!
Sura 96