Kadınların özel günlerinde Cevşen ve Kulub-u Dâria okunabilir mi?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Cevşen, Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) vahiy veya ilham yoluyla gelen ve içinde Kur’ân’dan pek çok pasajın bulunduğu ihlâs ve samimiyet yüklü büyük bir dua ve zikirdir. Kadınlar, âdet günlerinde Cevşen okuyabilirler. İhlâs Sûresi’nin iki cümlesi gibi başına “yâ” getirilerek okunan âyetler olsa da bu âyetler artık dualaşmış ve orada tamamen dua ya da zikir maksadıyla okunur hale gelmiştir. Bu açıdan da mahzur yoktur. Yalnız, Cevşen kitapçıklarının içinde bazen Yâsin-i Şerif de olabiliyor. Eğer Yasin suresi varsa, Cevşen okurken o kısmına dokunmamak gerekir.  Ya da en emniyetlisi, içinde Yâsin-i Şerif ve diğer sureler olmayan bir Cevşen bulundurup ondan okumaktır. Büyük Cevşen diye bilinen ve içinde Yâsin-i Şerif, Fetih, Mülk vs. sûreleri bulunan duâ kitabı da bu açıklanan hususlar çerçevesinde değerlendirilebilir. Dua ve zikir maksadıyla Büyük Cevşen içindeki bütün dualar okunabilir.

Kulûb’u-dâria’ya gelince, o da Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) dualarından başlamak suretiyle, dört halifenin, bazı sahabilerin ve pek çok Allah dostunun münacat ve yakarışlarının yer aldığı mübarek ve manevî bir kaynaktır. Kulûb’u-dâria, “yakarışa geçmiş kalbler” demektir. Yapılan dualarda âyetler çokça zikredilmiştir. Bu âyetlerin büyük bir kısmı dua içermemektedir. Fakat pek çok büyük zatın âdeti olduğu üzere belki bu âyetler, tefekkür, sena, zikir ve medih maksadıyla okunmuş ve hem duaya zemin hazırlamış hem de duanın kabulüne vesile edilmiştir. Bu sebeple kadınlar normal zamanlarda düzenli olarak Kulûb’u-dâria okuyabildikleri gibi, özel günlerinde de okuyabilirler fakat âyetleri okurken Kur’ân tilâvet etme niyetiyle değil, duâ ve zikir maksadıyla okumaları gerekir. Kulûb’u-dâria’nın dışına dokunmakta ise bir mahzur yoktur. Çünkü o bir Mushaf değildir.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

24|35|Allah, göklerin ve yerin Nur'udur. Onun nurunun örneği, içinde çerağ bulunan bir kandile benzer. Kandil, bir sırça içerisindedir. Sırça, inciden bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nispeti olmayan bereketli bir zeytin ağacından yakılır. Bu ağacın yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile ışık saçar. Nur üzerine nurdur o. Allah, dilediğini kendi nuruna kılavuzlar. Allah, insanlara örnekler verir. Allah herşeyi bilmektedir.
Sura 24