Kadınların pantolon giymeleri caiz midir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Dış elbise altına eteğin giyilmesi hem tesettür hem namazda rahatlık hem de erkeklere benzememe prensibi açısından en uygunudur. Ancak bu tür giysilerin altında etek yerine pantolon giyilirse, bu câiz midir?

Pantolona doğrudan haram denilemez zira hakkında açık hüküm ifade eden bir âyet veya hadis yoktur. Ancak eteğin giyilmesinde gözetilen tesettür, namazda rahatlık ve erkeklere benzememe gibi ölçüleri koruyamadığından bir kadının pantolon giymesi mahzurludur. Evet, pantolon her ne kadar vücudu kapatsa da vücut hatlarını belli etmemekten uzaktır. Ne kadar geniş olursa olsun vücut belli olacaktır.

Pantolonun dış elbise altında giyilmesi, meseleyi biraz daha mahzursuz hâle getirse de ev haricinde dış elbise çıkarıldığında, yukarıda bahsedilen mahzurlar yine ortaya çıkacaktır. Bu yüzden pantolon, dış elbise altında da olsa şüpheden uzak değildir. Ancak eteğin altına pantolon giyilirse bu pantolonun, belki erkek pantolonları gibi topuklara kadar olmamasına dikkat etmek gerekir. Aksi takdirde yine “erkeklere benzeme” hasıl olacaktır. Eteğin altına giyilen fakat topuklara kadar da ulaşmayan bir pantolon ya da pantolona benzer bir şey, kadın için en iyisidir ve bu giysi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından övülmüştür. Efendimiz’in (aleyhissalâtu vesselam), eteğinin altına şalvar (sirval) giyen bir kadına“Allah ona merhamet etsin, onu bağışlasın.” şeklinde duası vardır.[1]

Hz. Ali Efendimiz’in bildirdiğine göre: “Bulutlu ve yağmurlu bir günde Bakî mezarlığında Allah Resûlüyle beraberdik. Merkebe binmiş bir kadın geçiyordu. Merkepten düşecek oldu da Allah Resûlü bir yeri açılır endişesiyle ondan yüzünü döndü. Orada bulunanlar, “kadının sirvalı (şalvarı) var, üzeri açılmaz” dediler de Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ey insanlar, sirvaller (şalvarlar) giyinin çünkü onlar en iyi örten elbiselerinizdendir. Kadınlarınızı da dışarı çıktıklarında onlarla koruyun.” buyurdular.”[2]

Şalvar ya da şalvara yakın giysiler giyilmesini tavsiye eden Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), elbette bunun tek başına giyilmesini tavsiye etmiş olmamaktadır çünkü başka beyanlarında Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) vücut hatlarının belli olmamasını ve erkeklere benzememeyi de tembihlemiştir. Öyleyse zarurete binaen pantolon giyilse bile mutlaka bu pantolonun geniş olması ve üzerine vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde bir kıyafet giyilmesi gerekir.

Eteğin veya herhangi bir dış elbisenin altına pantolon giymek isteyenler, mutlaka onu da geniş giymelidirler. Sebebine gelince, birincisi; yürürken, arabaya binerken, otururken dış elbisenin, eteğin açılma ihtimali vardır. İkincisi; kadınların olduğu bir ortamda dış elbise çıkarıldığında dar olan pantolonla yine vücut hatları belli olacaktır. Onların belli olmaması, sadece erkeklere karşı değildir. Kadınlar arasında da bu hassasiyetin korunması gerekir. Üçüncüsü ise dış elbie altında da olsa dar pantolonla rahat ibadet edilmez. Hayatını ibadet eksenli yaşayanlar için bu husus daha bir ehemmiyet arz eder.

Eğer bir kadın kendini etek giymeden pantolon giymeye mecbur görüyorsa, bu pantolonun üstüne mutlaka boyu en azından dizlere kadar gelen bir dış kıyafet giymeli ayrıca pantolon da dar olmamalıdır.

Burada, dış kıyafetlerin de rahat ve geniş olması gerektiğini hatırlatalım. Son zamanlarda bütün giysileri moda adı altında daralttıkları gibi bu türlü kıyafetleri de daralttılar. Piyasada genelde vücuda oturan ve beden hatlarını ortaya koyan elbiseler satılmaktadır. Böyle bir zamanda geniş elbise bulmak zor olabilir ama dinini yaşamada hassas olan insanlar, bunun çaresini bulmalıdırlar/bulurlar.


[1] Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, 41838-39.

[2] Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, 41838; Münâvi, Feyzu’l-Kadîr, 2/129.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

67|17|O göktekinin, çakıl taşları taşıyan bir rüzgârı üzerinize salmayacağından emin misiniz? O zaman bileceksiniz nasılmış uyarım!
Sura 67