Kedi, Kuş, Balık ve Köpek Gibi Hayvanların Satışı

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Evlerde kedi, kuş, balık ve köpek gibi hayvanları beslemenin gittikçe yaygınlaştığı günümüzde bu hayvanların satışının caiz olup olmadığı hususu sıkça sorulur hâle gelmiştir. Bu hayvanların satışı konusunda dinimizin ortaya koyduğu hüküm ve ölçüleri kısaca arz etmek istiyoruz.

Kedi

Kedilerin satışı hususunda yasaklayıcı herhangi bir nass bulunmamaktadır. Bu hayvanlar ister fare tutma ve derisinden faydalanma gibi bir gaye için isterse sadece besleme maksadıyla satılsın, bunların satışında bir mahzûr görülmemiştir. Haddizâtında kediler, yaratılışları itibarıyla insanların arasında yaşamaya alışkın mahlûklardır. Bunu ifade sadedinde Resûlullah Efendimiz (sallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır;

 إِنَهَا لَيْسَتْ بِنَجَسٍ إِنَّمَا هِيَ مِنَ الطَّوَّافِينَ عَلَيْكُمْ وَالطَّوَّافَاتِ

O (kedi) pis değildir, o sizin evlerinizde ve çevrenizde çok dolaşan temiz hayvanlardandır.”[1] Yalnız İslâm’da kedi satışının câiz olması, onun teşvik edildiği şeklinde algılanmamalıdır. Nitekim Kur’an-ı Kerim ve hadislerde böyle bir teşvik geçmemektedir. Günümüze gelinceye kadar âlimlerimizin de böyle bir işi teşvik ettiği vâki değildir.  Dolayısıyla hakkında bir teşvik olmamakla beraber kedi satışı câizdir.[2]

Kuş

Kuşların satışı da âlimlerimiz tarafından câiz görülmüştür. Yalnız evlerde eğlence maksadıyla kuş beslemenin yaygınlaşması üzerine konuyla ilgili olumsuz görüş bildirenler de olmuştur. Bunun sebebini de kuşların, yaratıldıkları hâl ne ise o şekilde bırakılmaları gerektiği, aksi bir durumun fıtrata müdâhale olacağı şeklinde açıklamışlardır. Hatta kuş alım-satımını meslek edinmiş kişilerin başka bir işle uğraşmalarını tavsiye etmişlerdir.[3]

Kuşlar, bütün hayvanlar gibi insanların emrine verilmiştir. Fakat insan bir fayda sağlamaksızın sırf zevk ve eğlence için kuşları alıp kafeslere koymakla bu hayvanlara zulmetmiş olabilir ve bundan dolayı hesaba çekilebilir. Allahu Teâlâ’nın kâinatta vaz’etmiş olduğu kanunlar vardır. Kuşların semada uçması, balıkların denizlerde veya nehirlerde yüzmesi gibi… İnsanoğlunun, bu hayvanları etinden veya herhangi bir vasfından yararlanmadığı sürece yaratıldıkları hâl üzere bırakması esastır. Bu sebepledir ki, herhangi bir fayda söz konusu olmadığı sürece, sırf zevk ve eğlence için kuşların alınıp kafese konulması da, onların bu maksatla satılması da İslâm nazarında uygun bir davranış değildir.

Kuşları, eti için veya avcılıkta kullanmak gibi bir fayda maksadıyla satmaya gelince, bunda herhangi bir mahzûr yoktur. Âlimlerimiz de bu konuda ittifak etmişlerdir.[4]

Balık

Balıkların satışında da kuşlar hakkındaki hüküm geçerlidir. Nitekim etinden veya herhangi bir vasfından menfaat sağlamak maksadıyla yapılan balık satışı câiz görülmüştür. Balıkların sadece süs olarak akvaryumlarda beslenmesi ise onlar için bir eziyet sayılacağından bu maksatla satılması mahzurlu olabilir. Ne var ki akvaryumda balık besleme konusunda şu husus da gözden uzak tutulmamalıdır: Bir insan, süs balıklarını alır, onlara geniş bir akvaryum hazırlar, onların yemini, suyunu verir, bakımını ve çoğalma imkânlarını sağlarsa, bütün bunları ibadetlerini aksatmadan, vakit israf etmeden yaparsa ve ayrıca bu işi yapmaktan maksadı ibret almak ve tefekkür etmek ise, balık beslemenin caiz olacağı düşünülebilir.

Köpek

Köpeklerin satışına gelince bu belli şartlarda câiz görülmüştür. Âlimlerimiz köpeğin eğitilmiş veya eğitilmeye elverişli olması şartını koymuşlardır. Fakat bununla, köpeğe avcılık veya bekçilikte kullanma maksadıyla verilen eğitimi kastetmişlerdir. Yoksa bunu, evlerde eğlence maksatlı başka bir deyişle hobi olarak beslenen köpeğin eğitilmesi şeklinde anlamamak gerekir. Zira âlimlerimiz köpeğin satışı hakkında hüküm verirken evlerde eğlence maksatlı beslenen köpeklerin satışını hiç gündeme getirmemişlerdir. Bu tutumları, evlerde zevk için köpek beslemenin hadîs-i şerîflerde kötülenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu hadislerden birisi şöyledir:

مَنْ اقْتَنَى كَلْبًا لَيْسَ بِكَلْبٍ مَاشِيَةٍ أَوْ ضَارِيَةٍ نَقَصَ كُلَّ يَوْمٍ مِنْ عَمَلِهِ قِيرَاطَانِ

“Her kim sürü ve av köpeği olmayan bir köpek alıp beslerse, o kimsenin her gün amelinden (sevabından) iki kîrat eksilir.”[5] Konuyla alakalı bir diğer hadis:

لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ بَيْتًا فِيهِ صُورَةٌ وَلاَ كَلْبٌ وَلاَ جُنُبٌ

“İçinde, resim, köpek ve cünüp bulunan eve melekler girmez.”[6] Bu hadîs-i şerîfleri esas alan âlimlerimiz, evde besleme gayesiyle yapılan köpek satışını da hâliyle câiz görmemişlerdir. Hatta Şafiî ve Hanbelî mezheplerinde köpek, domuz gibi necîs sayıldığından onun satışı da caiz görülmemiştir.[7]

Sonuç

Saydığımız bu hayvanların satışı câiz olmakla beraber burada problem teşkil eden konunun, satılan hayvanların kullanım alanıyla alakalı olduğu söylenebilir. İnsanoğlu, emrine verilen hayvanlardan kendisine faydası olan yönleriyle istifade etmeli aksi takdirde onları yaratılışlarındaki halleri üzere bırakmalıdır. Zevk ve eğlence için kuşları kafeslerde, balıkları akvaryumlarda beslemek onların fıtratlarına müdahale olacağından bunların bu maksatla satışı caiz değildir.  Nitekim âlimlerimiz, bu hayvanların satışını daha çok insana faydası olup olmama yönüyle ele almış ve zevk için bu hayvanların beslenme ve satışını gündeme dahi getirmemişlerdir. Bundan hareketle âlimlerin söz söylemeye lüzum görmedikleri bir konunun müslümanlar için de ehemmiyet arz etmeyeceği anlaşılabilir.

Ayrıca yılan, akrep, fare, kertenkele, bukalemun gibi eti haram olan hayvanların da satışı câiz görülmemiştir. Bu tür hayvanların beslenmesinde de onların yaratılışları üzere bırakılmaları esas alınmalıdır. Zevk için farklı türde hayvan beslemek mahzurludur denebilir. Fakat bu hayvanların bugün tıp gibi insanlığın faydasına hizmet eden alanlarda kullanılmak üzere satışına caiz nazarıyla bakılabilir. İşin en doğrusunu Allah bilir.


[1] Ebû Dâvûd, Tahâret 38; Nesâî, Tahâret 54; Tirmizî, Tahâret 69.
[2] İbn Hümâm, Fethu’l-kadîr, 7/118; İbn Nüceym, Bahru’r-râik, 6/187.
[3] Faruk Beşer, Sorular ve Cevaplarla Günlük Hayatımız, s.192.
[4] İbn Âbidîn, şiyetu reddi’l-muhtâr, 5/227.
[5] Buhârî, zebâih 6; Müslim, müsâkat 46, 50, 56-58.
[6] Ebû Dâvûd, Tahâret, 89; Buhârî, Bed’u’l-halk 7, 17; Libâs 77; Müslim, Libâs 81.

[7] Ali Bardakoğlu, Köpek” md., D.İ.A., 26/251.

Etiketler:, ,

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

36|47|Onlara, "Allah'ın size lütfettiği rızıklardan dağıtın!" dendiğinde, nankörlüğe sapanlar, iman edenlere şöyle derler: "Allah'ın, dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu."
Sura 36