Kur’ân-ı Kerîm’de ‘azâb-ı elim’ ve ‘(o kâfirlere) elemli âzâbı müjdele’ deniyor. “Azabın müjdelenmesi” ne demektir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Bu gibi yerlerde istihkâr ve tehekküm vardır. İnsanlar kendi fiilleriyle ve kendi imkânlarıyla iyi şeyler yapıp cennete girecekken, kötü şeyleri tercih ediyorlar. Meselâ; Allah birine mal vermiş, bu kadar servetle o insan cennetle müjdelenecekken, o tutuyor bu koca serveti şerde israf ediyor. İşte, böyle birinin su-i akıbeti hatırlatılırken, kaçırdığı müjde de ihtar ediliyor.

Evet, müjde tabiri iyi şeylerde olur; fakat bazan istihkâr ma’nâsında da kullanılır. Meselâ; “gözün aydın iflas etmişsin!” gibi… Ayrıca bunda, kâfirlere tehekküm ve alay etme de var. Bunu duyunca küfür ve gayzları biraz daha artacak.. tıpkı onlara ‘Gözünüz aydın babanız ölmüş’ dendiğinde öfkeden kuduracak hale geldikleri gibi…

M. Fethullah Gülen

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

13|11|Her biri için onu önünden ve arkasından izleyen gözcüler vardır ki, kendisini Allah'ın emrine bağlı olarak koruyup denetlerler. Gerçek şu ki Allah, bir toplumun mâruz kaldığı şeyleri, onlar, birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. Allah bir topluma bir perişanlık dileyince de artık onu geri çevirecek bir güç yoktur. Ve onlar için Allah'ın berisinden koruyucu bir dost da olamaz.
Sura 13