Kur’an neden Arapça’dır?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Açıklama: Kuran’ı Kerim Allah kelamı olduğuna ve Allahu Teâlâ da bizim gibi konuşmaktan münezzeh olduğuna göre Kuranı Kerimin Arapça olması nasıl izah edilebilir? Yoksa Kuran bizim idrak edemediğimiz Allah Kelamı olup sonradan Allahu Teâlâ tarafından yeryüzüne Arapça olarak mı indirildi? Öyle ise şu anki Kuranı Kerim Kelamullah unvanını ne kadar yansıtıyor?

Allah’ın milyarlarca varlıkla milyarlarca çeşit konuşması vardır. Vahiy, Allah Teâlâ’nın konuşmalarından sadece bir çeşididir. Bu konuşmanın en iyi ifadesi ise Arapça ile olmaktadır. Çünkü Arapça dili, maksadı en güzel ifade edecek inceliklere, sanatlara sahiptir.

Allah’ın Kur’an’ı indirmekten maksadı, insanlara kendini tanıttırmak ve kabul ettirmektir. Bu tanıtma mutlaka insanın anlayacağı dilden olmalı ki maksat hâsıl olsun. Yoksa Musa Aleyhisselam’la konuştuğu gibi konuşsaydı, hiçi kimse O’nu anlayamayacak ve tanıyamayacaktı. Allah Teâlâ’nın insanla konuşması, bir tenezzül-ü ilahidir, bir inayettir, rahmettir.

Evet, Allah Teala’nın her varlıkla ayrı bir konuşma şekli vardır. İnsanla insan diliyle konuşmuştur. Bu diller arasında da –Kur’an’da da belirtildiği gibi- en uygun olanı, Arapça’dır. Allah’ın insanlarla konuşması, tenzihi gerektirecek bir durum değildir. Bir profesör, sıradan bir insana ilmi bir mevzuyu anlatırken, akademik dil kullanmaz. Kullanacak olursa maksadını anlatamaz. Maksadı, karşısındaki insana ilmini, birikimini aktarmaksa bunu mutlaka onun anlayacağı seviyede arz etmesi gerekir. Allah Teala, insana kendisini, varlığı, ahireti vs. anlatmak istemektedir. Bunu ise insanın anlayacağı seviyede irade buyurmuştur. Fakat bu durum, Kur’an’ın mucizeliğine, beyan harikalığına bir halel vermez. Zira, sehl-i mümteni tarzında kolay söylenebilir bir kelam gibi görünse de –asırlardır müfessirlerin ispat ettikleri gibi- pek çok yönden mucizedir ve insanoğlu bu mucizevi kitabın bir benzerini yazamamıştır, yazamayacaktır da..

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

36|45|Onlara, "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet edilebilsin!" denildiğinde, hiç aldırmazlar.
Sura 36