Mukabele-i bilmisil kaide-i zâlimanesi sözü nasıl anlaşılmalıdır?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Açıklama: Bediüzzaman hazretlerinin “mukabele-i bilmisil kaide-i zalimanesi” tarifi ile Nahl suresinin 126. ayetini nasıl anlamalıyız?

Nahl suresinin 126. ayetinde şöyle buyrulur:

“Ceza verecek olursanız, size yapılan muamelenin misliyle cezalandırın! Ama eğer bu hususta sabrederseniz, bilin ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.”

Ayete eğer diye başlanır. Yani eğer ceza vermek isterseniz. Hâlbuki ceza vermemek daha hayırlıdır. Fakat her nasıl olursa olsun ceza vermek istediğinizde aşırı gidemezsiniz, ancak size yapılanın karşılığını verebilirsiniz. Bununla beraber, sabretmeniz daha hayırlıdır. Daha hayırlıya göre birinci şık düşük seviyede kalır. Hatta orada zulüm bile olabilir/olur. Zira reaksiyoner harekette denge korunamaz, hassasiyetlere riayet edilemez. Mutlaka bir haksızlık söz konusu olur. Bu yüzden ceza yerine sabır tavsiye edilmiştir. Ceza, insanın hemen yelteneceği fıtrî bir tepkidir, Allah, bunu tamamen yokmuş gibi değerlendirmiyor, onun varlığını ortaya koyuyor, ancak bu duyguyu dengelemesi, onunla zulme, haksızlığa girmemesi için insana bir yol gösteriyor o da sabırdır.. Başka ayetlerde, kaba davrananlara selam deyip geçmekten (Furkan Suresi, 25/63), kötülüğe iyilikle mukabele etmekten (Mü’minûn Suresi, 23/96; Saffât Suresi, 41/34), hep iyi konuşmaktan (Nisa Suresi, 4/5) bahsedilmektedir. Bu ayetlerle beraber düşündüğümüzde, yapılan bir haksızlığa aynıyla karşılık vermenin bir zulüm olduğu ortaya çıkmaktadır. Mesela sizin gıybetinizi yaptılar, siz de gıybet ederseniz, size sövdüler siz de söverseniz, size vurdular siz de kalkar vurursanız, hem bulunduğunuz konumu temsil etmemiş olursunuz, hem de insanın insanlığına zulmetmiş olursunuz. Halbuki Müslüman’a yakışan sabırdır, iyilikle mukabeledir, savunmak zorunda kaldığında da medenice, üslubunu iyi ayarlayarak, ahlakını deldirmeden mukabelede bulunmaktır. Bu hakikat savaşta bile böyledir. Bir devlet geldi bizim köyümüzü kentimizi bastı diye, biz de gidip onların köylerini kentlerini basamayız. Zira orada bir sürü masum vardır. Düşmanla savaş meydanında çarpışılır, bire bir silah tutan kişilerle çarpışılır, gidilir cephaneleri patlatılır ama bir şehrin üzerine gözü kapalı hücum edilmez. Zira bizde savaşın içinde hukuk vardır. Bunlar hem ayetlerde hem de Allah Resulünün mübarek beyanlarında açıklanmıştır.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

99|4|İşte o gün yerküre, tüm haberlerini söyler/anlatır.
Sura 99