Namaza niyet ederken, türkçe mi, yoksa arapça mı yapmak daha efdaldir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Namaza başlarken yapılacak olan niyetin illa dille söylenmesi yani niyet edilen şeyin telaffuz edilmesi şart değildir. Niyetin mahalli kalptir. Niyet, yapılacak olan şeye kalbin kast etmesidir. Hanefi fukahası kalbin kastettiği o ibadeti, dilin tercüman olmasını müstehap görmüştür.(1) Yalnız İmam Rabbani’nin bu konuyla ilgili şöyle bir görüşü de vardır: “Gafletin hüküm-fermâ olduğu şu devirde, niyet ağızla yapılmamalı, dilin telaffuzu terkedilmeli. Çünkü ağız bunu söylerken, asıl kalp yapması gerekli olan kastı terk edebilir.”

Buradan hareketle, bana göre makam-ı cem’in sahibi olan ya da onlar gibi hareket edebilecek olanlar, yani ağzı ile niyeti söylerken, kalbi ile de bu akdi yapacak ve namaz sonuna kadar şuurluca akdine sadık kalacak olanların arapça veya türkçe niyetini söylemesinde bir mahzur yoktur. Aksi halde, bir müstehap yapayım derken, farz -ki niyet farzdır, onsuz namaz bâtıldır- terk edilmiş olur.

1)Tirmizi, Fezailü’l-Cihad,12.

Etiketler:, ,

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

5|6|Ey iman sahipleri! Namaza/duaya duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz.
Sura 5