Öğretmen Dayak Atıyorsa Aile Nasıl Davranmalı?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Dayağın temelinde öğretmenden ve öğrenciden kaynaklanan sorunlar yatıyor. Dayak yiyen çocuklarda içe kapanıklık, isyankârlık, pasiflik ya da okul fobisi gibi durumlar oluşur. Aileler bu durumu bilinçli hareket ederek çözmelidir.

İlkokul çağında çocuğu olan bazı anneler çocukları tatilde birkaç gün evde kalsa onlarla baş etmenin zorluğundan yakınır “okul başlasa da gitseler”derler. Fedakâr öğretmenlerin gittikçe kalabalıklaşan sınıflarda nasıl disiplini sağladıklarını anneler merak eder dururlar. Pedagojik formasyon sahibi öğretmenler ise eğitimini aldıkları metotlarla bunu çok fazla zorlanmadan başarmaktadırlar. Öğretmenlik de annelik babalık gibi bir sanat olup gerçekten meslek aşkı ve çocuk sevgisi olmadan başarılması zor bir sanattır. Pek çoğumuz okullarda modern psikolojik yöntemlerle eğitim yapıldığını ve dayak gibi eskiden kalma ceza şekillerinin uygulanmadığını düşünmekteyiz. Bununla beraber aileleri ve çocukları dinlediğimizde bunun gerçekten böyle olmadığını gösteren pek çok üzücü örnekle karşılaşmaktayız.

Hüseyin 1. sınıf öğrencisidir. Okula başladıktan bir süre sonra öğretmen sınıfa uzun bir sopa ile girmiştir. Yaramaz çocukları bu sopayla döveceğini söylemiştir. Hüseyin sakin ve zeki bir öğrencidir. Öğretmen ona çok iyi davranmaktadır; ama o diğer arkadaşlarının aldığı cezalardan etkilenmektedir. Hüseyin okula başladıktan bir süre sonra korkulu rüyalar görmeye başlar. Okula gitmek istememekte sert bir öğretmen olan öğretmeninin kendisini dövmesinden korkmaktadır.

Öğretmenleri dinlediğinizde ise önemli bir konuyu dile getiriyorlar. İstanbul’un modern semtlerinden birinde öğretmenlik yapan bir erkek öğretmen şöyle diyor: “Ben, Anadolu’da, İstanbul’da, varoşlarda da öğretmenlik yaptım. Çocukları dövmenize gerek kalmaz, bir bakışınızdan anlarlardı. Burada çocuklar disiplin nedir bilmiyorlar. Büyük saygısı yok, arkadaşla geçim yok.”

Öğretmenden ve öğrenciden kaynaklanan sorunlar bir araya geldiği zaman disiplin ve dayak sorunları ile karşılaşılabilmektedir. Öğretmen bazı davranış problemi olan öğrencileri yadırgayabilmekte, yaramaz ve hareketli bir çocuğa fazla tepki gösterdiğinde çocukta problemler büyüyebilmekte, bu da sınıf içi gerginliği daha da artırmaktadır. Bu gergin ortam başka çocukların da ruh sağlığını etkileyebilmektedir. Bu gibi nedenlere bağlı olarak öğrencilerin şikayet ettiği ceza yöntemlerinden biri de sıra dayağıdır.

Nihal sessiz bir çocuktur. Ebeveyni ondan çok memnundur. Fakat Nihal’in öğretmeni sert kuralcı bir öğretmendir. Öğrencilerden bazısı toplu kurallara uymadığı takdirde zaman zaman bütün sınıfı sıra dayağı ile cezalandırmaktadır. Nihal bu sebeple okuldan soğumaktadır. Anne, öğretmenin ders öğretmekteki başarısından memnun olduğu için aynı okula göndermeye devam eder. Ertesi yıl Nihal’de okul fobisi ortaya çıkmıştır. Okula gitmeden önce karın ağrısı çekmekte, zaman zaman okula gitmek istememektedir. Daha sonra yavaş yavaş ders başarısında düşmeler görülmüştür. Dayak ailede olsun, okulda olsun çocukların ruhlarında derin yaralar açmaktadır. Dayak yiyen çocuk, kinci, isyankâr veya pasif olabilmekte, kendisi de başkalarına ya şiddet uygulamakta ya da güvensizlik sorunu çekebilmektedir. Aynı ortamda bulunan diğer çocuklar kendileri ceza almasalar da olumsuz ortamdan etkilenmektedir. Dayak veya diğer ağır cezaların ve sevgisiz ortamın yol açtığı en önemli sorun, dikkat eksikliği ve ders başarısızlığıdır. Saygı ve sevgi görmediğini düşünen çocuk dikkati dağılmakta ve derse konsantre olamamaktadır.

Öğretmen sabırla ve sevgi göstererek ağır cezalara başvurmadan da sınıfta disiplini sağlayabilmekte; ölçülü olarak çocuklara sabırlı ve hoşgörülü olmak konusunda örnek de olabilmektedir. Bazen yaramaz olan veya ailesinden sevgi görmeyen bir ilköğretim öğrencisinin başının okşanıp ona bir iki ilgi sözcüğünün söylenmesi bile öğretmenin onun minik kalbine girmesine ve saygısını sevgisini kazanmasına yetebilmektedir.

Öğretmen ve Okul Yönetimiyle Görüşün

Ailelere düşen çocuklarını dinlemek çocukların dayak cezası verildiğini anladıklarında olayın aslını araştırmaktır. Çünkü çocuklar küçük bir olayı abartabilirler, olduğundan büyük gösterebilirler. Ayrıca hiçbir insan mükemmel değildir.

Öğretmen de istemeden hata yapmış olabilir. Fiziksel cezanın derecesi ve tekrar edip etmediğini bilmek gerekir. Öğretmenle güzellikle konuşarak çocuğun etkilendiği anlatılabilir. Çocuğun öğretmenine saygısını kaybetmemesi için anne babanın öğretmenle konuştuğunu bilmemesi; fakat sadece ailesinin konuyu anladığını ve ona değer verdiğini fark etmesi gerekir. Ciddi bir sorun varsa aileler bu durumu kesinlikle ihmal etmemeli, dayağın ve her türlü şiddetin kanunen yasak olduğunu bilerek gereğini yapmalıdır. Ailelerin bu konuda bilinçli olması, eğitimde gelişmiş ülkelerde olduğu gibi vakti müsait olanların okul–aile birliklerinde aktif görev alarak okul yönetimine katılması da gerekmektedir

Sorun Kimde Olabilir?

Çocuklardan kaynaklanan sebepler: Ailelerinin sosyokültürel durumu, ailede disipline alışmamış olması, aşırı serbest bırakılması ya da çok baskı altında tutulması, ağır cezalar verilmesi ve öğretmen aynı cezayı vermeden kurallara uymakta zorlanmaları.

Öğretmenden kaynaklanan sorunlar: Tecrübesiz oluşu, metot eksikliği oluşu, kişilik sorunları, davranış sorunları, ruh ve beden sağlığı ile ilgili problemleri olması.

Farika Teymur Artır

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

6|21|Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır? Şu da bir gerçek ki, zalimler asla kurtulamazlar!
Sura 6