Ölüm hastalığında (maraz-ı mevt) yapılan boşama geçerli midir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Sözlükte “ölüm hastalığı” manasına gelen maraz-ı mevt, fıkıhta, tıbben ve hayat tecrübelerine göre ölümcül sayılan ve araya sıhhat hâli girmeden ölümle neticelenen hastalığa denmiştir.[1] Böyle bir hastalığın, sahibini diğer zamanlardan farklı bazı işlemler yapmaya yöneltebileceği düşünülerek, maraz-ı mevtte vuku bulan bazı tasarruflar farklı değerlendirilmiştir. Mesela maraz-ı mevtte bulunan bir adam varislerinden mal kaçırmak için borcu olmadığı hâlde sevdiği bir insana kendini borçlandırabilir.

Bu açıdan ölüm hastalığında bulunan bir adamın karısını boşamasına da ihtiyatla yaklaşılmış ve böyle bir boşama neticesinde kadının mirasçı olup olamayacağıyla ilgili farklı ictihadlar ortaya konmuştur çünkü böyle birisi, karısına miras bırakmak istemediği için onu boşamış olabilir.

Ebû Hanîfe, böyle bir boşamayı geçerli saymış ve kadının iddet müddeti içinde ölümün gerçekleşmesi hâlinde boşama ister ric’î ister bâin talâkla vuku bulmuş olsun kadının kocasına mirasçı olacağını söylemiştir fakat koca kadının iddetinin bitiminden sonra vefat ederse, kadın ona mirasçı olamaz. Aynı şekilde boşamanın kadının rızasıyla gerçekleşmesi durumunda da kadın mirastan mahrum kalır.[2]


[1] Nihat Azamat, “Maraz-ı Mevt” mad., D.İ.A.,  28/39.

[2] Meydânî, el-Lübâb, 2/179; Ali el-Kârî, Feth-u Bâbi’l-İnâye, 2/127.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

19|75|De ki: "Her kim sapıklıkta ise Rahman ona iyice süre versin. Nihayet, kendilerine vaat edileni, azabı veya kıyametin kopuşunu gördüklerinde mekânca daha kötü, taraflarca daha zayıf olanın kim olduğunu bilecekler."
Sura 19