Orucu Bozan Şeyler

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Oruç, bir ibadettir ve oruca başlamakla kişi, bu başlamış olduğu orucu zimmetine geçirmiş olur. Başlanılan bu orucun bozulması ise kaçırılan işi yeniden elde etmek manasına kazayı gerektirir. Orucun sıhhatli bir şekilde devam edebilmesi için kaçınılması gereken durumlar vardır. Bunlardan imtina edilmediği takdirde orucun ya kazası ya da kazasıyla beraber keffâreti gerekir. Şimdi orucu bozup yalnızca kaza gerektiren durumlar ve orucu bozup hem kazayı hem de keffareti gerektiren durumlar üzerinde durmaya çalışacağız.

Orucu Bozan ve Yalnız Kazayı Gerektiren Durumlar:

– Beslenme gayesi taşımayan ve mutat olarak yenilmesi adetten olmayan şeyleri yemek. Çiğ pirinç, hamur, un gibi şeyleri yemek gibi…

– Ağza giren kar ve doluyu isteyerek yutmak, su içme manasını taşıdığından orucu bozarken, ağza gayri iradî giren yağmur ve kar suyunun yutulması orucu bozmaz.

– Bir kimse oruçlu olduğunu bildiği halde yanlışlıkla bir şey yeyip içerse orucu bozulur ve kaza gerekir. Abdest esnasında boğaza su kaçması gibi…

– Diş etlerinin kanaması durumunda kan tükürükten fazla olup boğazdan aşağı giderse oruç bozulur ve kaza gerekir, kan tükürükten fazla değilse orucu bozmaz.

– Kasdî olarak kusma gerçekleşirse sadece ağız dolusu olursa oruç bozulur. Kasdî olarak yapılmayan kusmalar oruca zarar vermez.

– Ağır bir işte çalışan kimsenin hastalanarak kendisine bir zarar gelmesinden korkması durumunda orucunu bozması

– Unutarak yeyip içtikten veya cinsel ilişkide bulunduktan sonra orucun bozulduğu zannıyla yeyip içmek

– İmsak vakti girdiği halde vaktin girmediğini zannedip yeyip içmek; aynı şekilde güneşin battığını zannederek yemek içmek

– Eşlerin cinsî birleşme olmaksızın şehvetlerini başka bir yolla tatmin etmeleri

– Ramazan ayı dışındaki oruçlarda bilerek bozmak kazayı gerektirir. Ramazanın kazasını veya keffaretini tutarken bilerek bozmak da kazayı gerektirir, keffaret gerekmez.

– Buruna ve kulağa ilaç damlatmak orucu bozarken göze damlatılan ilacın oruca bir tesiri yoktur.

– Kendi isteğiyle içine veya genzine duman çekmekle oruç bozulup sadece kaza gerekirken, sigara ve nargile içmek ise keffâreti gerektirir. Çünkü bunlar iştahla yapılır ve keyif verir.

– Ramazan orucuna niyet etmeyerek orucu yemek

– Ramazan orucuna niyetlendikten sonra semavî bir arızanın ortaya çıkması. Hastalanmak, hayız veya nifas olmak gibi…

– Oruçlu ve mukim olan bir kimsenin sefere çıktıktan sonra bir şey yeyip içmesi

– Ne oruca ne de oruç tutmamaya niyet etmeden (kalben veya dille) Ramazan ayının gündüzünde bir şey yeyip içmemek kazayı gerektirir. Zira ibadet, niyet ister. Niyetsiz ibadet olmaz.

Orucu Bozan ve Hem Kazayı Hem de Kefâreti Gerektiren Durumlar

Oruç keffâreti, Ramazan ayına has bir durumdur. Zira keffâret, Ramazan orucunun kasten bozulmasının bir cezasıdır. Keffâret, hem ukûbet hem de ibadet manası taşımaktadır ve ukûbet (ceza) yönü daha ön plandadır. Özürsüz olarak orucu bozmanın günahı tevbe ile giderilemeyeceğinden keffâret gereklidir. Ramazan orucunu tutmayanlara keffâret değil de sadece kaza gerekmesi bunun daha hafif oluşundan değil onun cezasının ahirete kalmasından kaynaklanmaktadır. Zira bir hadis-i şerifte Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Allahu teâlâ’nın kendisine izin verdiği haller dışında olmak üzere Ramazanda bir gün oruç yiyen kimse, ömrü boyunca oruç tutsa dahi bağışlanmaz”(Beyhakî, Sünenü’s-Sağîr)

– Orucu bozup kazayla birlikte kefâreti gerektiren durumların başında cinsî münasebet gelmektedir. Zira Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem hazretleri cinsî münasebet sonucunda orucu bozulan şahsa kefâret tutması gerektiği hükmünü vermiştir. (Buhârî, “Savm”, 30)

– Kefâreti gerektiren durumlar esasında üçle sınırlandırılmıştır. Bunlar bilerek ve isteyerek olmak kaydıyla yemek, içmek ve cinsî münasebette bulunmaktır. Oruca başladıktan sonra hastalık, hayız ve nifas hali, yolculuk, ikrah (birisi tarafından zorlanma), korkutma ve yanılma gibi oruç tutmamayı mübah kılan bir özür ortaya çıkarsa yalnızca kaza yeterli olur.

– Ramazan ayı dışında tutulan bütün oruçların bilerek ve isteyerek bozulması durumunda sadece kaza etmek yeterli olur.

– Bir kimse Ramazan orucunu bilerek bozması durumunda iftar vakti girmeden önce kendisine hastalık, hayız veya nifas gibi “gayri iradi” haller zuhûr ederse bu kimseden keffâret düşer. Hastalık kendi zorlamasıyla yani “iradi” olursa buna itibar edilmez, yani keffaret düşmez. Aynı şekilde oruçlu ve mukîm olan kimse yolculuğa çıktıktan sonra orucunu bozarsa kendisine keffâret değil kaza lazım gelir.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

2|175|İşte bunlar hidayeti satıp şaşkınlığı, affedilmeyi satıp azabı almışlardır. Ne kadar da dayanıklıdırlar ateşe!...
Sura 2