Resûlullah’ın hanımlarının müminlerin annesi olması ne demektir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Bir beşer olarak Hz. Peygamber de evlenmiş, onun da çocukları olmuş ve neticede her canlı için mukadder olan ölümü tatmıştır. Ve ahirete irtihâl ederken de, arkasında ha­nımları kalmıştır. Ancak burada hassas bir nokta söz konu­sudur ki, bu da diğer, insanların arkalarında bıraktıkları hanım­larının, başkalarıyla evlenmelerinde hiçbir sakınca bulunmaz­ken Resûlullah’ın hanımları bundan istisna edilmiştir. Yani o vefat ettikten sonra, onun eşlerinden herhangi birisinin yeni bir evlilik yapması söz konusu değildir. Çünkü Hz. Peygamberin hanımları, müminlerin anneleri sayılmıştır. Nasıl kişinin, anne­siyle evlilik yapması dinen yasaksa, annesi hükmünde olan Resûlullah’ın eşleriyle de evlilik yapması yasaktır:

“Peygamberin müminler üzerinde haiz olduğu hak, onla­rın bizzat kendileri hakkında haiz oldukları haktan daha fazla­dır. (O, bir baba konumunda olduğundan) onun eşleri de mü­minlerin anneleridir. Akrabalar miras bakımından Allah’ın Kita­bında, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız müstesna, yani dostunuza vasiyetle bir mal bırakabilirsiniz. Bunlar Kitapta yazılıdır.” (Ahzâb, 33/6)

“..Si­zin Allah’ın Resûlünü rahatsız etmeniz ve kendisinin vefatından sonra onun eşlerini nikâhlamanız asla helal değildir. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.” (Ahzâb, 33/53)

Acaba neden onlar bizlerin anneleri sayılmıştır? Bunun hikmetiyle ilgili olarak, dünyada iken Resûlullah’ın zevcesi olanlar, ahirette de zevceleri olacaklardır. Cennet’te ise bir kadın, en son evlendiği kocasıyla beraber olacaktır. Dolayısıyla Hz. Peygamberin eşleri, evlenmemek sû­retiyle, bu durumu temin etmiş olacaklardır. Yüce Allah, babanın hanımını, oğluna haram kılmıştır. Çünkü hanım, in­sanın kıskançlık duyacağı ve hakkında münakaşaya girişeceği bir konumdadır. Oğlun, babasının nikâhındaki bir kadınla evlenmesi ise, sılâ-i rahîmi ve ana-baba hakkını ortadan kal­dırıverir. Şurası da bir gerçektir ki, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), insana babadan daha kıymetli, derece itibariyle daha üstün, memnun edilmeye daha lâyıktır. Zira baba, evladını sadece dünya için terbiye ederken Hz. Peygamber, hem dün­ya hem de ukba için eğitmektedir. Dolayısıyla onun eşlerinin, tıpkı babalarımızın eşleri gibi olması gerekmektedir. (Doç. Dr. Muhittin Akgül, 99 Soruda Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem)

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

30|35|Yoksa onlara kesin bir kanıt mı indirdik de onlara Allah'a ortak koşmalarını söylüyor!
Sura 30