Saç Boyamak

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Saç boyamak Arapça’da “hidâb” kelimesiyle ifade edilir. Birçok hadis-i şerifte ve fıkıh kitaplarında saç ve sakal boyamayla ilgili hükümler yer almıştır. Dolayısıyla hayatın birçok alanını getirdiği hükümlerle düzenleyen İslâm, saç veya sakal boyamakla ilgili de hükümler vaz’etmiştir. Hidab konusunda ulemanın ihtilaf ve ittifak ettiği hususlar vardır. Aslında bir konuda ulema arasında ihtilafların olması, dinin o konuda kesin ve sert bir tavır belirlemeyip suhûleti esas aldığını gösterir. Bu yüzden saç ve sakal boyamak müstehap olmakla birlikte bu konuda câiz olmayan hususlar da vardır.

Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) zamanında ehl-i kitap, süslenmenin Allah’a kulluğa aykırı olduğunu düşünerek saç boyamaktan kaçınmışlardır. Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselam), ashabına ehl-i kitaptan bağımsız ve müstakil bir yol çizmek istediğinden saç ve sakallarını boyamalarını istemiş ve şöyle buyurmuştur:

إِنَّ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى لَا يَصْبُغُونَ فَخَالِفُوهُمْ

“Yahudi ve Hristiyanlar (saç ve sakallarını) boyamaz. Onlara muhalefet ediniz (de boyatınız).”[1] Ancak ulema bu hadis-i şerifte geçen emrin vücup ifade etmeyip istihbab ifade edeceğini söylemiştir. Yani bu hadis gereğince saç veya sakal boyamak vacip değil müstehap görülmüştür.

Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem), saç boyamayı güzel gördüğünü anlatan bir diğer hadis-i şerif de şu şekildedir: “Saçlarına kına yakmış bir adam gelmiştir. Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtu vesselam): “Bu ne güzel!” buyurup takdir etti. Daha sonra kına ve ketem (saçları siyaha boyamada kullanılan bir bitki çeşidi) ile boyanmış biri geldi. “Bu evvelkinden de güzel!” buyurdu. Sonra saçlarını sarıya boyamış biri daha gelmişti ki: “Bu öbürlerinden de güzel!” buyurdu.”[2]

Saç boyamada kullanılan boyanın rengi de önemlidir. Mesela Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), saçları siyaha boyamayı yasaklamıştır. Nitekim Mekke’nin fethi günü Hz. Ebû Bekir’in babası olan Ebû Kuhafe’nin saçlarının beyazlaştığını gören Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselam):

غَيِّرُوا هٰذَا بِشَيْءٍ وَاجْتَنِبُوا السَّوَادَ

“Bu beyaz saçları değiştiriniz ve siyahtan sakınınız.”[3] buyurmuştur. Abdullah b. Mes’ud da Allah Resûlü’nün on şeyi sevmediğini, ak saçların rengini değiştirmenin de bunlardan biri olduğunu ifade etmiştir.[4] Saçları siyaha boyamayı yasaklayan bir diğer hadis de şu şekildedir:

قَوْمٌ يَخْضِبُونَ بِهٰذَا السَّوَادِ اٰخِرَ الزَّمَانِ كَحَوَاصِلِ الْحَمَامِ لَا يَر۪يحُونَ رَائِحَةَ الْجَنَّةِ

“Ahir zamanda, güvercin havsalası gibi siyah renkle saçını boyayacak insanlar zuhur edecek. Onlar cennetin kokusunu bile koklayamazlar.”[5] Havsala, güvercinin kursağı, göğsü demektir. Genellikle siyah olur.

Bununla birlikte saçı beyaz olan kimsenin genç olması hâlinde saçlarını siyaha boyamasında bir sakınca görülmemiştir. Yani saçları siyaha boyamanın yasaklığının ihtiyarlar için söz konusu olduğu ifade edilmiştir çünkü ihtiyarların beyazlaşan saçlarını siyaha boyamalarında daha genç görünmek suretiyle başkalarını aldatma söz konusudur. Ancak gençler için böyle bir durum söz konusu değildir. Saçı siyaha boyamanın câiz olduğu bir diğer durum da düşmanla cihad hâlidir. Düşmana karşı dinç ve mehîb görünmek için saçları siyaha boyamada bir mahzur görülmemiştir.

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), saçları siyaha boyamayı yasaklamasına mukabil:

إِنَّ أَحْسَنَ مَا غُيِّرَ بِهِ هَذَا الشَّيْبُ الْحِنَّاءُ وَالْكَتَمُ

“Saçın beyazlığını değiştirmek için kullandığınız şeylerin en iyisi kına ve ketem bitkisidir.”[6] buyurmak suretiyle kına ve ketem kullanmayı tavsiye etmiştir. Buna göre saçları siyaha boyamak mekruh olmakla birlikte sarı veya kızıl renge boyamak müstehap görülmüştür.

Saçları siyaha boyamak gençler için mekruh olmadığı gibi kadınlar için de mekruh değildir. Ancak açık kadınların saç boyamalarını farklı açıdan ele almak gerekir çünkü kadınların saç boyamalarının câiz olması, saçlarını sadece kocalarına veya mahremlerine göstermeleri durumunda geçerlidir yoksa yabancılara karşı başı açık duran kadınlar öncelikle dinin kat’î emri olan tesettürü terk ettiklerinden günaha girmiş olurlar. Diğer yandan saç boyama bir yönüyle kadın için bir ziynet ve süstür. Hâlbuki fitneye sebebiyet vermemesi için kadının dışarıda tesettüre uygun giyinmesi, dikkat çekmemesi, koku sürünmemesi ve makyajdan uzak durması esastır. Binaenaleyh başı açık bir kadının saçlarını boyaması ayrı bir günah ve israftır.

Saç boyamakla ilgili bir diğer husus da abdeste mâni olup olmamasıdır. Eğer kullanılan boya maddesi saç ve kafada bir tabaka oluşturuyor ve suyun altına geçmesine mâni oluyorsa, kuru yer kalmış olacağından gusül abdesti sahih olmaz. Böyle değil de kınada olduğu gibi suyun deriye temasına mâni olmayan bir maddeyse saç boyamak gusle mâni olmaz.


[1] Müslim, libâs 80.

[2] Ebû Dâvud, tereccül 19.

[3] Ebû Dâvud, tereccül 18.

[4] Nesâî, zînet 17.

[5] Nesâî, zînet 5.

[6] Ebû Dâvud, tereccül 18.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

11|7|O, odur ki, gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır. O'nun arşı da su üzerinde idi. Böyle yapması, iş ve davranış yönünden hanginizin daha güzel olduğunu belirlemek için sizi denemeye yöneliktir. Sen, "Kuşkusuz, sizler ölümden sonra diriltileceksiniz!" dediğinde, küfre batanlar hemen ve kesinlikle şöyle derler: "Bu apaçık bir büyüden başka şey değildir."
Sura 11