Sevgililer gününü İslamiyet’e uygun şekilde nasıl değerlendirebiliriz?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Açıklama: Sevgililer gününü İslamiyet’e uygun şekilde nasıl değerlendirebiliriz? Yoksa tamamen görmezden gelmek mi daha makul? Allaha olan sevgiye girizgâh yapılabilir mi?

Dinimizde, mübarek gün ve gecelerin dışında ve Efendimizin mevlid-i şerifi haricinde, özel bir günde özel birilerini hatırlama anlayışı yoktur. Sevgilerimiz, saygılarımız, münasebetlerimiz, irtibatlarımız, dualarımız umûmîdir, daimîdir. Bu açıdan da batı anlayışı tarafından piyasaya sürülüp içimize kadar girmiş özel günlere iltifat etmemek gerekir.

Sevgililer gününün ekonomik ve ahlaki olmak üzere iki yönü vardır. Birincisi, ekonomik olarak, sermaye sahiplerinin ortaya koydukları ve kazanç kapısı haline getirdikleri bir gündür. Velev ki, baştan böyle düşünülmüş olmasa bile, netice itibariyle öyledir. Diğer uydurma günleri de böyle düşünebiliriz. Anneler günü, kadınlar günü vs. ikincisi de insanlar arası ilişkilerin bir nebze iyileşmesine, iyi olan diyalogların artmasına –muvakkaten- vesile olarak kullanılması.

Birinci yönü itibariyle diyeceğimiz şey; masrafa girmemeniz, israfa bulaşmamanızdır. Hediye etmeyi düşündüğünüz şeyleri bizim maneviyatımıza ve kültürümüze ait başka bir vesileyle vermeyi deneyin. Ancak çok önemli bir maslahat vardır, mevkii önemli birine bu vesile ile ulaşacaksınızdır veya güzellik adına adım attıracağınız birileri söz konusudur. Belki o zaman bu günü vasıta olarak değerlendirir, gönlünüzün ilhamlarını boşaltmaya bir yol ararsınız..

İkinci yönü itibariyle, yani ahlakî açıdan, ilişkilerin, diyalogların gelişmesi adına ne kadar değerlendirebilirseniz değerlendirin ve hatta diğer günlerde de bu ilişki ve diyalogları devam ettirmek suretiyle, diyalogların sadece sevgililer günü gibi günlere mahsus olmadığını gösterin. Böylece, diğer günlerdeki ilgi ve münasebetlerle, bu özel olarak tasarlanmış günleri nazarlarda silikleştirmiş, sönükleştirmiş olursunuz.. olursunuz da insanların zihinlerinde, sevginin, insanî münasebetlerin senede bir günle tatmin noktasına ulaşamayacağı, bunların insanın idrak ettiği her bir gün içinde yaşanması gerektiği fikrini yerleştirirsiniz.

Meselenin psikolojik yönüne de belki temas etmekte fayda var: Başka dünyaların mamulü olan bu türlü gün ve geceleri, bizim dünyamızdan çıkmış gün ve geceler gibi benimsememek gerekir. Yani içimizde yer etmesinler, meylimizi ve dikkatimizi çekmesinler. Bu günlerde bir maslahata binaen yapmak zorunda kaldığımız şeyler varsa, onları da “zarurete binaen” ve “muvakkaten” kaydıyla yapmalı. Yani anlayışımız bu merkezde olmalı. Benimseyerek, “iyi oluyor, bu da güzelmiş” diyerek değil.

Bu günü değerlendirme ve Allah sevgisine yol bulma, yollar açma gibi hususlar tamamen sizin kabiliyet ve imkânlarınıza bakıyor. Tabi muhataplarınızın durumu, seviyesi, konumu da çok önemli. Düşünülürse, çok güzel metodlar ve zeminler bulunabilir. Allah yardımcınız olsun..

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

4|73|Eğer size Allah'tan bir lütuf erişirse o -sizinle kendisi arasında hiçbir sevgi yokmuş gibi- şöyle diyecektir: "Keşke ben de onlarla olsaydım da büyük bir başarı kazansaydım!"
Sura 4