Büyükbaş hayvanları sigortalamak doğru mu?

Sorular ve CevaplarıKategori: Ticaret (Faiz, Alış veriş, Banka v.s.)Büyükbaş hayvanları sigortalamak doğru mu?
Mehmet Saka önce 2 sene sordu
Yazıyı Paylaşabilirsiniz...Print this pageEmail this to someoneShare on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on Twitter
1 Cevaplandı
Hikmet.Net Admin’in profil fotoğrafıHikmet.Net Admin Personel cevaplandı 2 sene önce
Yazıyı Paylaşabilirsiniz...Print this pageEmail this to someoneShare on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on Twitter

Öncelikle şunu ifade edelim ki; üç-beş kişinin kendi aralarında para toplayarak bir fon oluşturmaları, kaza, felaket ve musibete maruz kalan birisinin maddî zararını bu fondan karşılamaları, böyle birşey olmadığı takdirde herkesin parasını geri alması ya da fonda kalması şeklinde tamamıyla dayanışma fikri ile ortaya atılan yardımlaşma sandığı mânâsındaki sigorta ittifakla caizdir. Ne mütekaddimin ne de muasır fukahanın bu konuda menfî bir hükmü yoktur.

Caiz olup olmadığı tartışma konusu olan sigorta, sigortacılık faaliyeti sonucu oluşan kârın sigortalı ile ilgisi olmayan türüdür. Yani bir şirket, akid karşılığı taraflardan para topluyor ve belli şeylere karşı (kaza, yangın, sel, deprem vb.) maddî güvence veriyor. Sigorta’ya mevzu teşkil eden şey vuku bulursa, onu tazmin ediyor, vuku bulmazsa sigorta faaliyeti icabı yapılan giderler dışındaki para (teknik kâr) sigorta şirketine kalıyor. İşte İslam fukahasının üzerinde tartıştığı, helal ve haram gibi iki zıt kutupta hükümler verdiği sigorta çeşidi budur.
Günümüzde bu sigorta alanını büyük sermaye sahipleri, şirketler yürütüyor. Şöyle ki; sigortalının ödediği primlerden büyük meblağlar birikiyor ve sigortacı şirket sigortalıya sigortaya mevzu teşkil eden hâdise olduğunda hak ettiği tazminatı o meblağdan ödüyor, eğer hadise olmazsa birşey geri iade etmiyor ve toplanan primler ile ödenen tazminat arasındaki fark kâr olarak şirkete kalıyor. İslâm hukukuna göre bu akitte her iki tarafı da içine alan bir meçhuliyet söz konusudur ki, akdi fasit kılan şartlar arasındadır. Yani; sigortalı, sigorta edilen olay meydana geldiğinde ne kadar alacağını, alacağı bu miktarın ödediğinden çok ya da az olduğunu bilmiyor. Aslında bunların her ikisi de olabiliyor. Mesela; 2 milyon TL karşılığında yapılan yıllık otomobil sigortasında, yapılan bir kaza sonucu meydana gelen 1 milyon liralık masrafı da, 20 milyonluk masrafı da sigorta şirketi garanti etmektedir. Eğer sigortalı, kaza sonucu, ödediği 2 milyon liraya karşılık, 20 milyon alırsa aradaki fark sarf akdine benzemesi sebebiyle faiz olmaz mı?
Öte yandan, bir yıl boyunca sigorta edilen hadiselerin hiçbiri vukua gelmezse, sigortacı şirketin aldığı 2 milyon lira neyin karşılığıdır? Bu ayet-i kerimede yasak edilen başkalarının malını haksız yere yeme değil midir (Nisa, 4/29); veya en azından bu mesele aynıyla kumar değil midir?
O halde bugünkü şekliyle, ücretli sigorta, içinde şu şüpheleri ihtiva etmektedir.
1) Müslümanların tevekkül, teslim inançlarını zedelemektedir. 2) Kumardır. 3) Meçhul unsurları bünyesinde barındırmaktadır. 4)Bir yönüyle para yani sarf muamelesidir. Bunda ise bedellerin karşılıklı peşin olması gerekmektedir. Aksi halde faizin içine girilmiş olur.
Netice itibarıyla mutlak mânâda sigorta, İslâm’ın temel nassları açısından ele alındığında caiz olsa da, ücretli sigortanın içinde arzetmeye çalıştığımız şüpheli unsurları barındırması sebebiyle birçok İslâm ulemasına göre caiz görülmemiştir. Fakat İslamî değer ve kaideler çerçevesinde yapılan sigorta işlemleri elbette caizdir. Sizin de soruda ifade ettiğiniz şekliyle hayvanların özel sigorta ile sigorta yaptırılması ücretli sigortaya giriyorsa caiz olmaz. Allahu a’lem…