İdamın günümüz ve islam hukundaki yeri

Sorular ve CevaplarıKategori: Muhtelifİdamın günümüz ve islam hukundaki yeri
Kemal Heysem Aksoy önce 3 ay sordu
Yazıyı Paylaşabilirsiniz...Print this pageEmail this to someoneShare on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on Twitter

Günümüz hukukunda ve insan haklarında çokta uygun görülmeyen idam yöntemi islamda kısas adı altında var.Bir insanın hayatının hangi sebeple olursa olsun bu şekilde sonlarılması günümüzde bunun tekrar uygulanması hakkında ne düşünüyorsunuz ve bizim bu konu hakkında ki tutumumuz nasıl olmalı ?

1 Cevaplandı
Hikmet Admin’in profil fotoğrafıHikmet Admin Personel cevaplandı 2 ay önce
Yazıyı Paylaşabilirsiniz...Print this pageEmail this to someoneShare on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on Twitter

İslam’da cezalar, kötülükleri ortadan kaldırmak suretiyle toplumun yararını sağlamak ve zarara uğramasını engellemek için konulmuş, zarar içermekle beraber netice itibariyle korudukları menfaat sebebiyle meşrû sayılmıştır. (İzzeddin b. Abdüsselâm, Muhtasaru’l-Fevâid, 1/14). 
Ölüm cezası, meşruiyet temelini fert ve toplumun yararının sağlanması ve zararın giderilmesi amacında bulur. Makasıdu’ş-Şeria’nın en önemli kategorisini meydana getiren zarûriyyat yani din, can, akıl, nesil ve malın korunması şeklinde ifade edilen beş temel maksatta birleşir. Ölüm cezası verilen olaylarda bu beş temel esastan bir veya birkaçının korunması söz konusudur. Mesela kısasta can, recimde nesil, yol kesme cezasında can ve mal, mürtedin yani dinden dönen kimsenin öldürülmesinde de dinin korunması hedeflenmiştir. 
Ölüm cezasında hedeflenen diğer bir husus, zecirdir. Yani suçun işlenmesini önleme ve potansiyel suçları caydırmadır. Devlet tarafından verilen ölüm cezası kişilerin intikam duygularının önüne geçme açısından fertlerin yararını koruyup güven ve istikrarı tehdit eden eylemleri asgarî seviyeye indirerek toplum yararını da temin eder. Ölüm cezalarıyla ilgili bir diğer husus, ölüm cezasının verilmesinin oldukça zor olmasıdır. Zira suçun sabit olması açısından ortaya konulan şartlar oldukça ağır olduğu için bu tür cezalarda nihai amacın insan hayatını ortadan kaldırmak değil potansiyel suçların önüne geçmek ve insanları caydırmak olduğu belirtilmiştir. 
Bütün bunlara baktığımızda dinimizde ölüm cezasının aslî bir ceza olmadığını zaruret olan beş şeyi korumaya yönelik konulduğunu söyleyebiliriz. İslam tarihinde özellikle Hanefi mezhebi’nin kabul ettiği siyaseten katil cezaları uygulanmıştır. Osmanlı’da tatbik edilen ölüm cezaları genelde bu mahiyettedir. Buradan da anlaşılacağı üzere her suça ölüm cezası gerekmediği gibi her yönetime ölüm cezası hakkını vermek de doğru değildir. Zira adaleti gözetmeyen idareciler, bu tür bir ölüm cezası hakkını adaleti gerçekleştirmek için değil kendi iktidarlarını korumak için kullanabilirler. Hayırlı günler…