İçerik etiketlendi: ‘Kadın’

Kadın, erkek şarkıcının sesini dinleyebilir mi?

Bir müzik eserinin câiz olmaması için sebep olarak, (1) İçinde mukaddesata söven, Allah’a, kadere isyan eden/ettiren, insanı ümitsizliğe düşüren ya da şımarıklığa sürükleyen sözlerin bulunması, (2) Kullanılan çalgının içki âlemlerinin sembolü olan bir alet olması, (3) Müziğin, insanın vaktinin tamamını ya da çoğunu işgal etmesi ve diğer işlerinden, ibadetlerinden alıkoyması, (4) Sesin karşı cinsin şehvetini kamçılaması gösterilmiştir. Bunlardan birincisi ve üçüncüsü açıktır. İkincisi ve dördüncüsü kişiye göre hüküm alır. Herkes her müzik parçasından aynı oranda ve aynı şekilde etkilenmeyebilir. Yine bir alet, içki içilen, alem yapılan yerlerde kullanıldığı gibi en güzel duyguları, en mukaddes hatıraları canlandırmada da kullanılabilir. Öyleyse mesele, biraz niyete ve kullanıldığı yere göre değişir. Eğer müzik sözüyle, sazıyla ulvî duyguları coşturuyorsa, mesela insanın ahirete yönelik yanlarını harekete geçiriyorsa, ona, Allah, peygamber, mukaddesat sevgisini aşılıyorsa, onun, güzelliklerle dolu tarihine bağlılığına vesile oluyorsa, hayata dair ümit verip insanlara faydalı olmaya sevk ediyorsa dinlemek güzeldir. (Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn, 2/285; Bediüzzaman, İşârâtu’l-İ’câz, s. 70).

Müzik dinleme konusunda daha ziyade erkeğin kadını dinlemesi üzerinde durulmuştur çünkü kadının erkek için imtihan ve fitne unsuru olması, erkeğin kadın için bir fitne olmasından daha çok söz konusudur fakat şarkı söyleyen bir erkek, kadın için fitne oluyorsa, yukarıda bahsedilen mahzur, diğer mahzurlarla beraber kadın için de geçerlidir. Evet, bir kadının dinlediği erkek şarkıcı, Allah’a, kadere isyan eden sözler sarf ediyorsa, insanı hayattan koparıyor ve ümitsizliğe sevk ediyorsa, şehevî duyguları ayağa kaldırıyorsa, günah unsurları tasvir ediyor ve günahı sevdiriyorsa, dini ve mukaddesatı hafife alıyorsa, “harama götüren şeyler de haramdır” prensibinden hareketle o şarkıcıyı dinlemek haramdır. Aksine ulvî hisleri tahrik ediyorsa, Allah’ı, peygamberi, dini sevdiriyorsa, müsbet milli duyguları besliyorsa, dinlemek câizdir.

Kadın, cenaze namazı kılabilir mi?

Vefat etmiş olan bir mümin için son duayı yapmak üzere cenaze namazı kılmak, bütün müminler için farz-ı kifâyedir. Cenaze namazının cemaatle kılınma şartı yoktur. Bir erkek veya bir kadın cenaze namazını kıldığında cenaze namazı kılınmış olur. Cenaze namazının rükünleri kıyam ve tekbir olup, onda cemaat şartı aranmamaktadır.

Bu namazı sadece kadınlar kılmış olsalar farz yine yerine gelmiş olur. Kadınlar, bu namazı cemaatle kılabilecekleri gibi tek olarak da kılabilirler. Cenaze namazı kıldıracak imamın arkasındaki cemaat içerisinde kadınların bulunması durumunda imamın arkasında bulunan kadınlar için niyet etmesi şart değildir.[1]

Cenaze namazını kadın erkek yan yana kılabilirse de kadınların erkeklerin arkasında durmaları, namazın âdâb ve huşûuna daha uygundur.


[1] Heyet, Diyanet İslâm İlmihali, 1/360-361.

Kadın, kocasından ayrı olarak hangi durumlarda zekât verir?

Kadının kendine ait malı varsa bunlardan zekât vermesi gerekir. Bir kadının kendisine has malı, genelde mehir, miras ve hibe yoluyla olur. Bunlarda istediği gibi tasarruf hakkına sahiptir. Dolayısıyla kadın, kocasından ayrı olarak sahibi olduğu mal ve paralarının, -şartlar yerine geldiğinde- zekâtını vermekle mükelleftir.

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz