İçerik etiketlendi: ‘ne tavsiye edersiniz?’

Anne-babamla geçinemiyorum, ne tavsiye edersiniz?

Açıklama: Ben anne-babamla pek geçinemiyorum, onları üzmemeye uğraşayım derken benim psikolojim çok bozuldu, sürekli münakaşa ortamı yaşanıyor, bazılarına benim sabrım dayanmıyor. Mesela daha önceden kullandığım bir psikolojik ilacı almam konusunda ısrar ediyor ama o ilaç benim psikolojimi daha çok bozuyor. Bu gibi bir sürü yapamayacağım şeyleri istiyorlar benden. Benim hiç huzurum kalmadı. Bu durumda onların gönül rızası olmadan ayrı yaşasam sadece telefon ile görüşsem ve arada gidip gelsem olur mu? Bu sıkıntıdan kurtulsam büyük ihtimalle dinî görevlerimi de daha büyük şevkle yapacağım. 25 yaşındayım ama küçük çocuk gibi hapis oluyorum. Bana muhtaç değiller. Dinen bu gibi sıkıntılı hallerde onlardan ayrı yaşamaya hiç izin yok mu?

Anne-babaya hizmet etmek, onları memnun kılmak büyük bir vazifedir. Ancak yanlarında durduğunuzda aranız iyice açılıyorsa, gereken hürmet, saygı ve huzur kalmıyorsa, biraz ayrı kalmanızda, muhabbeti arttıracak bir ayrılığı denemenizde fayda olabilir. Ayrı veya beraber yaşamada dinimizin açık, kesin bir hükmü yoktur. Çünkü bu durum, şahıstan şahısa, kültürden kültüre, ekonomiye ve sair ahvale göre değişir ve hissin çokça geçerli olduğu bir alandır. Dolayısıyla her insan duruma göre kendini ayarlayacak fakat her ne şekilde bulunursa bulunsun, ister ayrı yaşasın ister beraber anne-babasıyla arasını bozmayacak, onları hoşnut etmenin yollarını arayacak ve irtibatı koparmayacak. Tabi, takatin üstünde şeyler isterlerse ve insanın bunu karşılamaya gücü yetmezse bu durumda mesuliyet kalkar. Zira Allah insanı ancak gücünün dâhilindeki şeylerle mesul kılmıştır.

Ben bir erkeğe aşığım ancak o cevap vermiyor, ne tavsiye edersiniz?

Açıklama: Ben birini çok seviyorum ve 6 7 yıldır da hiç bir beraberliğimiz yok, sadece arada konuşuyoruz. Önceden beraberliğimiz olmuştu şimdi tekrardan sürekli dua etmeye başladım evlenebilmemiz için. Ben çok istiyorum ama o hep kaçıyor. Hep onu düşünüyorum, ne yapsam fayda etmiyor, unutmak istiyorum o da olmuyor. Sürekli ağlıyorum…

İşinizi, yaşınızı, konumunuzu bilmiyoruz. Bu yüzden size söyleyeceğimiz şeyler biraz umumi hususlar olacak.

Birincisi; evlenmeyi istiyorsunuz ama sevdiğiniz insan yüz vermiyor, sizinle ilgilenmiyor. Size karşı ilgi duymuyorsa sizin onun peşinden koşturmanızın bir manası yoktur. Evlilik, karşılıklı sevgiyle kurulur. Tek taraflı sevgiyle kurulan evlilikler ya problemli devam eder ya da hiç etmez. Bu yüzden siz, sizi sevecek insan arayın. Karşılıklı rızayla bir yuva kurun ve yuvanız sevgiyle tütüp dursun..

İkincisi, sizin çok arzuladığınız ve ağlaya ağlaya peşine düştüğünüz bazı şeyler vardır ki, o sizin için aslında hayırlı değildir. Belki de Allah onun için nasib etmiyordur. Onun için isterken ölçülü istemek ve fazla ısrar etmemek gerekir. Israrla istenecek şeyler, imandır, ihlastır, dünya ahiret mutluluğudur, sıhhattir, afiyettir, insanlığın hidayetidir..

 Üçüncüsü, evlilik bir mantık işidir, his işi değildir. Hisler, çoğu zaman insanı yanıltır. Elbette severek evleneceksiniz ama bu sevgi bile mantıki esaslar içinde yerini alacak. Gelip geçici sevgilerle, hislerle, dış güzelliğe, zenginliğe vs. bakılarak yapılan evlilikler istikbal vaadetmez. Devamlı olan evlilikler; iyi düşünülerek, dinin kurallarına uygun olarak, akıl-mantık çerçevesinde yapılan evliliklerdir.

Dördüncüsü, bir sürelik beraberliğiniz nasıl geçti bilmiyoruz ama flörtü tavsiye etmeyiz. Flört hayatı, sevgiyi çoğaltmaz öldürür. Çünkü insan evlilikte yaşayacağı sevgiyi deneme dönemini flötr hayatında yapmakta ve sonra usanıp bırakmaktadır. Tanımak ve tanışmak için flört etmeye gerek yoktur. Ölçülü görüşmelerle de tanışma sağlanabilir..

Maddi ve manevi durumum çok kötü, ne tavsiye edersiniz?

Açıklama: Maddi olarak bir ayı zor geçindirecek bir gelirim var. Anneme bakıyorum. Ne kadar ek iş yaptıysam işim rast gitmedi, nasip olmadı. Evlenmek üzere olduğum bayan maddi sıkıntım olduğu ve annemle kendisine ayrı evler açamadığım için başka biri ile nişanlandı. Maddi durumum yüzünden başka biri ile de bu yola girmekten korkuyorum. Annem de devamlı beni tersliyor. Bunaldım, bırakıp gidemiyorum. Ne yapmalıyım? Dinimiz engel olmasa kendime kıyıcak düzeye geldim defalarca. Kendi kendime ağlama nöbetlerine giriyorum. Bana bir yol gösterin.

Öncelikle bu durum, bir imtihandır. Allah sizi deniyor. İsyan mı edecek, sabır mı diye bakıyor. İnşaallah bu imtihanı kazanırsınız, kazanmaya çalışmalısınız. Talâk suresini okuyun. Orada takva dairesinde hareket edenlere Allah’ın rızık ve çıkış yolları göstereceği beyan ediliyor. Ayrıca fakirliğe, geçim darlığına karşı Peygamber Efendimiz her akşam Vakıa suresini okumamızı tavsiye ediyor. Efendimiz aleyhissalatü vesselam’ın şu mübarek duasını da dilinizden düşürmeyin:

اللَّهُمَّ إنِّي أَعُوذُ بِك مِنْ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ , وَأَعُوذُ بِك مِنْ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَأَعُوذُ بِك مِنْ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ , وَأَعُوذُ بِك مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ

Manası:

Allahım, üzüntüden kederden, acizlikten tembellikten, korkaklıktan cimrilikten, borç altında kalıp ezilmekten ve insanların beni ezmesinden sana sığınırım. (Ebu Davud, İstiaze)

Annenizin konumu önemli. Onun hakkı ve duası, Allah hakkından sonra gelir. Evlenmek hakkınızdır. Günaha girme riskiniz varsa belki de vaciptir şu anda. Ama ailenizi geçindirecek durumunuz yoksa bu durum evlenmenize mani olabilecek bir sebeptir. Aileyi geçindirecek bir durum olsa da hanımla anneniz arasında nasıl bir diyalog olacağını da düşünmek zorundasınız. Geçinemezlerse ayrı bir ev tutmanız gerekecek, bu da şu an mümkün görünmüyor. Beraber yaşasanız, evliliğiniz de annenizle diyaloğunuz da tamamen berbad olabilir.

Şimdi bu durumda size, Allah bir yol gösterinceye kadar annenizle beraber yaşamak ve ona sabretmek düşüyor. Büyük sevaplar kazanacağınız muhakkak. Ahirete yatırım yapmaktasınız şu an. Anneniz ne kadar sizi terslese de siz gönlünü almaya çalışın, bazen aldırmayın, bazen çıkın güzel dost meclislerine gidin ama annenizle tersleşmeyin. Onun o halini bir vaka olarak kabul edin ve kabullenin. Onu bir hasta olarak görmeniz de işe yarayabilir. Hiç olmazsa beklentiye girmezsiniz. Eğer hanımınızla annenizin bir arada yaşayacağını düşünüyorsanız -ki bunu annenizle ve muhatabınızla da görüşmeniz lazım- bu durumda, evlenmek isteyenlere yardım eden Kimse Yok mu gibi bazı yardım müesseseleri var. Ayrıca kaymakamlıklara veya belediyelere müracaat edebilirsiniz. Yardım istemekten çekinmeyin. Çünkü siz, helal bir iş yapmak istiyorsunuz ve ihtiyacınızdan dolayı yetkilileri yardıma çağırıyorsunuz..

Bir diğer tavsiyemiz de şudur: Sizden daha zayıf durumda olan, perişanlık içinde yaşayanlar var. onları düşünün ve teselli verin kendinize. Ağlama nöbetlerine girecek kadar tehlikeli, sıkıntılı bir durumun olmadığını belki o zaman daha iyi idrak eder insan.. Herkes kendi sıkıntılarıyla boğuşuyor ve imtihan oluyor dünyada. Herkese, kendi sıkıntıları büyüktür. Ancak şöyle dönüp etrafımıza baktığımızda bizden daha zor durumda olanları görürüz. Onları görünce şikayete hakkımızın olmadığını anlarız.

Ümit kesmeyin, dua edin, annenizin duasını alın, etrafınıza dua ettirin ve bu arada ek işler aramaya devam edin. Allah kapıları açacak ve kulunu açta açıkta bırakmayacaktır. Sormayı unuttuk: Namaz kılıyor musunuz? Kılmıyorsanız hemen namaza başlayın. Üç ayları da vesile ederek ibadet hayatına adım atın. Bakara suresinde, “namaz ve sabırla Allah’tan yardım isteyin” buyruluyor. Öyleyse diğer sebepleri yerine getirmenin yanında namazla da Allah’tan yardım isteyin. Yardım gördükten sonra da bu yardımlara şükür için namazınıza devam edin.. Allah yar ve yardımcınız olsun..

Çok borcum var, bu beni rahatsız ediyor, ne tavsiye edersiniz?

Açıklama: Ciddi borç altındayım. Bu yüzden çalışmak zorundayım. Başımı da örtemiyorum. Namazlarımda hep borçlarım aklıma geliyor. İbadetlerimi tam yapamıyorum. Ne yapmalıyım?

Çalışmak zorundaysanız, yani aile geçindirmek veya borçlarınızı ödeme gibi bir zaruretle karşı karşıyaysanız ve başınızı örterek çalışacağınız bir yer bulamadıysanız bulunduğunuz yerde o halinizle çalışır ama dışarıda başınızı örtersiniz.. Başınızı açmak zorunda kaldığınızdan dolayı da tevbe istiğfar edersiniz.

Yapabileceğiniz şeyleri şöyle sıralayabiliriz:

1- Namazlarınıza devam edin, sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin.

2- Yer gök Allah’ın, O’ndan rızık isteyin ve borçlarınızın ödenmesi için dua edin. Peygamber Efendimiz’in borçlular için yapmış olduğu bir dua vardır. O mübarek duayı her zaman okuyabilirsiniz. Şöyle ki:

اللَّهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ

“Allahümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazen, ve euzü bike minel aczi vel kesel, ve euzü bike minel cübni vel buhl, ve euzü bike min galebetiddeyni ve kahrirrical = Allahım, üzüntüden tasadan, acizlik ve tembellikten, korkaklık ve cimrilikten, borç altında ezilmekten ve insanların beni ezmesinden sana sığınırım”

3- Harcamalarınızı gözden geçirin, kısabileceğiniz bütün harcamalarınızı kısın, asgari seviyede yaşayacak şekilde harcama yapın. Bunun bereketini göreceksiniz. Çünkü iktisatta bereket vardır.

4- Borçlarınızı ödemek için bankadan kredi çekmeyin. Faiz alıp vermek haramdır ve insanı borç batağına batırır. Allah’tan korkar, haramlara girmez ve helal dairesiyle iktifa ederseniz Talâk suresinde buyrulduğu gibi Allah, hiç ummadığınız yerden size rızık kapıları açar. Talâk suresini okumanızı tavsiye ederiz.

5- Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in tavsiyesi üzere fakirliğe karşı akşamları Vâkıa suresini okuyun.

6- Geçim sıkıntısı çekenlerin bu sıkıntılarının günahlarına keffaret olduğunu unutmayın. Bu konuda herkul.org sitesinde yayımlanan, Fethullah Gülen Hocaefendinin 5-11-2010 tarihli kırık testi sohbetini de okuyabilirsiniz..

Allah yar ve yardımcınız olsun..

Yakın arkadaşımın davranışları bana samimi gelmiyor, ne tavsiye edersiniz?

Açıklama: Daha önceleri çok sevdiğim, öz ablam gibi gördüğüm birine artık güvenemiyorum. Beraber oldukça bana karşı olan davranışlarının yapmacık olduğunu aslında işi gereği herkese öyle davrandığını gördükçe ondan uzaklaşmaya başladım. Evet, çok güzel hayır işleri yapıyor ve benim de aynılarını yapmam için çok yapmacık davranışlarda bulunuyor. Sizce bu durumu nasıl ifade etmeliyim? Kırılacağını bilsem de ona daha önceki yaptıklarından dolayı güvenemediğimi nasıl ifade etmeliyim? Bu konudaki tavsiyeleriniz nelerdir?

Cevap: Yapacağınız açıklama, kalbini kırabilir, silemeyeceği şekilde gönlünde iz bırakabilir. Bu yüzden, iş büyük oranda size düşer: Siz onun yapmacık hareketlerde bulunmasına değil de niye böyle bir şey yaptığına bakın, nazarlarınızı oraya çevirin ve hoş görün. Bazı şeyleri yapmacık da olsa bunu bir ideal, bir mefkûre, bir dava, bir hizmet için yapıyorsa o ulvi gaye hürmetine hoş görmek gerekir. Sevmeye çalışın, sevgi vesilelerini bir kere daha içinizde alıp verin. Bediüzzaman Hazretleri, Yirmi İkinci Mektup’ta, mümin mümini sever dedikten sonra öyle bırakmıyor bir de vurgulu bir şekilde “ve sevmeli” diyor. Evet, bir tarafını sevmeseniz de diğer tarafını seversiniz, sevilecek çok yönü vardır. Sadece bir yönünden dolayı ona tavır almak, soğuk davranmak hoş değildir, zulüm olur. Ancak bazen insan kendine güvenemez, yanlış bir hareket ve sözde bulunmaktan korkar, kalp kırmaktan endişe eder, bunun için de az uzak durur.. belki bu olabilir. Bu da tamamen araları iyileştirmek için yapılır. Yoksa bağları koparmak için değil. Aksi takdirde Allah bereketini kesebilir. Zira insanların birbirlerini sevmeleri ve hoşça geçinmeleri Allah’ın rahmet ve bereketine vesiledir. Evet, hoş görelim, hoşça geçinelim ve unutmayalım ki, hüsnüzan, bataklıkta gül yetiştirir. Suizan ise en güzel bahçelerde küçük bir dikene takılır kalır.

Ailem hicret etmemi istemiyor, ne tavsiye edersiniz?

Açıklama: Ben Kırgızistan’dan Türkiye’ye gelip üniversite okuyan bir Ahıska Türküyüm. Üniversiteye gelirken niyetim tahsil yapıp Türkiye’de kalıp ailemi de yanıma almaktı. Ailemin görüşü de böyle idi. Sadece ailem değil tüm sülalem beni Türkiye gelme konusunda bir ümit olarak görüyor. Onlarca yıl önce Ruslar bizi Türkiye’den sürmüş. Ama şimdi ilk isteğimin yerine ağabeylerim gibi hicret etmek istiyorum. Ailem izin vermezse bana düşen nedir?

Aileniz ve kendiniz, vatan hasretiyle yansanız da siz hicret hayatını tercih edin. Hicrette, bereket vardır, huzur vardır, dünya ahiret saadeti vardır. Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem, vatanına yerleşmedi hep hicret diyarında kaldı. Öyleyse vatan sevgisini içimize bastırıp biz hicret yollarına düşmeliyiz. Allah size mecburi bir hicret yaşatmış, bu güzel bir fazilettir. Ancak bundan daha güzeli, iradi olarak hicret yaşamaktır. Bu da şu an önünüze konmuş bir fırsattır. Türkiye’ye gelip gezerler, biraz olsun hasret giderirler, hatta yerleşmeyi de düşünebilirler ama unutulmamalıdır ki, bütün dünyanın en azından bir Türkiye kadar sıcak, mutlu ve bahtiyar olması için hicrete ihtiyaç vardır. Siz bu konuda kendinizi ikna ederseniz, ailenizi de inşaallah Allah inandırır ve mutmain kılar.. Ancak ailenize şimdiden bu meseleleri açmalı, konuşmalı.. Ta ki, ümitlerinin doruğa çıktığı bir zamanda aksi bir haber duyup şok olmasınlar.. Allah yar ve yardımcınız olsun..

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz