• duanın-dinimizdeki-yeri-ve-önemi
  • namazın-önemi
  • duada-usul-nasıl-olmalıdır
  • namaz-ve-kalp-sağlığı
  • israf-ve-düşündürdükleri
  • islamda_savaş_hukuku
  • islamda-insan-haklarının-sınıflandırılması
  • osmanlıda_hukukun_üstünlüğü
  • hukuk_hukuk_üstünlüğü_uygulama
  • flört-mü-nişanlılık-mı-evlilik-öncesi-süreç
  • DUANIN DİNİMİZDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

    Dua; Arapça bir kelime olup, seslenmek, çağırmak, yardıma çağırmak, yardım talep etmek, Devamını Oku

  • NAMAZIN ÖNEMİ

    Namaz Allah’a ulaşmaya, varlığı yorumlamaya, değişik ilimlerle kâinatı hallaç etmeye müsait yaratılan bu mükemmel insanın tabiatına en uygun bir ibadettir. Devamını Oku

  • DUADA USUL NASIL OLMALIDIR?

    Duâya başlarken “eûzü”çekilmesini hükme bağlayan bir kayıt yoktur. Devamını Oku

  • NAMAZ VE KALP SAĞLIĞI

    Allah’ın (celle celâluhu) yarattığı, emrettiği, yasakladığı hiçbir şeyde çirkinlik, gayesizlik, başıboşluk ve abesiyet yoktur.Devamını Oku

  • İSRAF VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

    “Malını gereksiz yere saçıp savurma; çünkü gereksiz yere malını saçıp savuranlar-israf edenler, şeytanların kardeşleri olmuşlardır.Devamını Oku

  • İSLAM'DA SAVAŞ HUKUKU

    İnsanlık tarihinin her döneminde, devletlerarası meseleler öncelikle diplomatik yollarla aşılmaya çalışılmış, bu yolların tıkanmasıyla...Devamını Oku

  • İSLAM'DA İNSAN HAKLARININ SINIFLANDIRILMASI

    İslâm hukuku kuralları; din, can, akıl, nesil ve malın korunmasını hedefler.Devamını Oku

  • OSMANLI'DA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

    Osmanlı hakkındaki yanılgılardan birisi, padişahın, dönemin kralları gibi sınırsız yetkilere sahip zannedilmesidir.Devamını Oku

  • HUKUK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE UYGULAMA

    Toplum düzeninin sağlanıp huzur ve güvenin yerleşmesinde, şahıs veya komitelerin üstünlüğünden ve...Devamını Oku

  • FLÖRT MÜ, NİŞANLILIK MI? EVLİLİK ÖNCESİ SÜREÇ

    Ta baştan sağlam esaslar üzerine kurulmuş ve maddî-mânevî saadetin dalgalanıp durduğu bir yuva...Devamını Oku

Tarladan yola sarkan meyveler yenebilir mi?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Açıklama: Tarla ya da bahçelerin sınırlarındaki ağacın yola ya da komşu tarlaya sarkan dallarından meyvelerini yemenin hükmü nedir. Eğer yenilebiliyorsa belli bir miktarı var mıdır?

Bir bahçe duvarla çevrilmiş; meyve de, ceviz ve benzerleri gibi, duracak, bekleyecek cinsten ise; bu durumda, onu alıp yeme ruhsatı yoktur. Ancak, sahibinin, kendine helâl edeceği iyice bilirse, o zaman yiyebilir. Bu hüküm meyvesi yere dökülen ağaçlar için geçerlidir.

Meyveleri toplanmış ağaçlara gelince, âlimlerin bu hususta bazı görüşleri vardır: Bazıları, “Yasaklığı belli edilmemişse, geride kalan meyveyi yemekte bir beis yoktur.” demiştir.  Ancak, takvaya daha yakın olan ve tercih edilen görüş, sahibinin razı olacağını iyice bilmeden herhangi bir meyveden yememektir. (Fetavay-ı Hindiye)

Meyveli ağaçları bulunan bir bahçenin yanından geçen kişi, zaruret halinde ve kıymetini ödemek şartıyla, oranın yaş meyvesinden, etrafı duvarla çevrilmiş dahi olsa, yiyebilir.

Şayet yemesini gerektirecek bir zaruret yoksa fakihlerin cumhuruna göre, yoldan geçen kimsenin sahibinin izni olmaksızın oradan bir şey alması caiz değildir. (Reddü’l- Muhtar, 5/238, el-Mühezzeb, 2/251, el-Mizan, 2/59) Nitekim oradan beraberinde bir şeyler alıp taşıması da caiz değildir. Çünkü Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Müslüman’ın malı gönül rızası ile olmadıkça helal değildir.” Peygamberimiz (s.a.s.) bir başka hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Gerçek şu ki şu gününüzün hürmete değer olması gibi, kanlarınız, mallarınız ve namuslarınız birbirinize haramdır.” Görüldüğü gibi bu görüş, vera ve takvaya daha uygun ve dinen daha ihtiyatlıdır.

Hanbelîlere göre: Açlık ve ihtiyaç halinde iken bir meyve ağacının yanından geçen kimsenin beraberinde bir şey götürmemek üzere ondan yemesi caizdir. İmam Ahmed şöyle demiştir: Eğer bahçenin etrafı duvar ile çevrili değilse ve kişi de aç ise ondan yiyebilir, aç değilse yiyemez. Peygamberimiz’in (s.a.s.) ashabından birden fazla kişi bunu yapmıştır. (Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Cilt 4, s. 339)

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde özet olarak şunu söyleyebiliriz: Bir insan kendi tarlasına veya bahçesine komşusunun tarlasından sarkmış olan ağacın meyvesini ondan izinsiz yiyemez, yememeli. Hatta kendi bahçesine dökülenleri alıp komşusuna vermeli. Etrafı çevrilmiş bahçelerden, ölüm, açlık gibi bir zaruret olmadan yemek caiz değildir. Etrafı çevrilmemiş olan bahçelerin sahibi varsa yine zaruret olmadıkça, izinsiz yenemez. Eğer sahibi yoksa ve umuma açık bir yerse yemek caizdir. Bu konuda, örfün belirleyici özelliği vardır. Yani halkın yaşadığı örf, oradan yemeyi mahzurlu görmüyorsa yenebilir. Ayrıca, yine örfe bağlı olarak, sahibinin razı olacağı kesin olarak biliniyorsa, o bahçeden de yemek caizdir. Ancak bu konuda da ölçüyü kaçırmamak gerekir. Ölçü de, doymak değil tadına bakmak veya açlık zaruretini gidermektir.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

2|113|Yahudiler: "Hıristiyanlar hiçbir şey üzerinde değil." dediler. Hıristiyanlar da: "Yahudiler hiçbir şey üzerinde değil." dediler. Ve bunlar Kitap'ı da okuyup dururlar. İlimden nasibi olmayanlar da aynen onların sözleri gibi söz etti. Tartışmaya girdikleri şey hakkında, aralarında hükmü, kıyamet günü Allah verecektir.