Vekalet Yoluyla Kurban Kesmek

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Mal ile yapılan bütün ibadetlerde vekâlet caizdir. Kurban da mal ile yapılan ibadetlerden birisidir. Dolayısıyla kişinin kendi kurbanını kendisinin kesmesi daha faziletli olmakla beraber, ihtiyaç durumunda vekâlet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, hacda yanında getirdiği yüz kurbandan altmışüçünü kendisi kesmiş, geri kalanları kesmesi için de Hazreti Ali Efendimizi vekil tayin etmişti.(Müslim, Hac, 19)

Vekâlet yoluyla kurban kestiren kişi kendi bulunduğu yerde birisine vekâlet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekâlet verebilir. Vekâlet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile verilebilir.

Burada asıl olan vekâlet veren kimsenin niyetidir. Yani kurban sahibinin, kurbanını kesmesi için yerine bir şahsı veya kurumu vekil tayin ederken, kurban ibadetine niyet etmesi şarttır. Diğer taraftan vekil olarak kurban kesen kimsenin kimin adına kurban kestiğini zikretmesi şart değildir. Çünkü bu konuda niyet yeterlidir. Şayet adına kestiği kimsenin ismini zikredecek olursa, bu daha güzel olacaktır. Çünkü Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, kurban kesince; “Allah’ım! Sen Muhammed’den, aile halkından ve Muhammed’in ümmetinden kabul buyur.” dedikten sonra, kurbanını kesmiştir. (Müslim, Edâhî 19)

Vekâlet bir Müslüman’a verilebileceği gibi, -mekruh olmakla beraber- bir ehl-i kitaba (Yahudi veya Hıristiyan’a) da verilebilir. Mekruh görülmesinin sebebi, kurbanın bir ibadet olması, ehli kitabın ise kurbanı ibadet niyetiyle kesmemesidir. Bununla beraber, vekâlet verilen ehli kitabın kestiği kurbanın yenilebileceği konusunda ittifak vardır. Çocuğu ve kör olan birini kurban kesmek üzere vekil tutmak da mekruhtur.

Kadının kurbanını kesmek üzere vekil tayin etmesi sünnettir.

Kesilmesi için vekâlet veren kurban sahibinin, kurbanını kesilirken görmesi müstehaptır. Çünkü Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, kızı Fatıma’ya “Kızım kurbanını kesilirken gör. Onun ilk kanıyla beraber geçmiş günahların affolur” buyurmuştur. (Münzirî, et-Tergib ve’t-Terhîb, 2/154) Ancak, kurbanı kesilirken mutlaka görmek bir şart değildir.

Kısaca sıralayacak olursak vekil; Müslüman, kurban kesmeye ehil, güvenilir olmalı, çocuk, kör, deli vs. olmamalı. Hıristiyan ve Yahudilere vekâleten kurban kestirmek mekruh olmakla beraber caizdir. Kesmeleri durumunda, onların da güvenilir ve ehil olmaları gerekir.

Vekil asıl yerine geçtiğinden, vekilin vekil tayin etmesi de caizdir.

Bütün bu bilgiler ışığında anlaşılıyor ki, bugün uzak memleketlerdeki fakirlere, öğrencilere vs, güvenilir şahıslar ve kurumlara vekâlet vererek kurban göndermek caizdir.

Kaynak:

Serahsi, Mebsut, 12/18 (Zebaih).

Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi (tercüme) 4/420.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

43|3|Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.
Sura 43