• duanın-dinimizdeki-yeri-ve-önemi
  • namazın-önemi
  • duada-usul-nasıl-olmalıdır
  • namaz-ve-kalp-sağlığı
  • israf-ve-düşündürdükleri
  • islamda_savaş_hukuku
  • islamda-insan-haklarının-sınıflandırılması
  • osmanlıda_hukukun_üstünlüğü
  • hukuk_hukuk_üstünlüğü_uygulama
  • flört-mü-nişanlılık-mı-evlilik-öncesi-süreç
  • DUANIN DİNİMİZDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

    Dua; Arapça bir kelime olup, seslenmek, çağırmak, yardıma çağırmak, yardım talep etmek, Devamını Oku

  • NAMAZIN ÖNEMİ

    Namaz Allah’a ulaşmaya, varlığı yorumlamaya, değişik ilimlerle kâinatı hallaç etmeye müsait yaratılan bu mükemmel insanın tabiatına en uygun bir ibadettir. Devamını Oku

  • DUADA USUL NASIL OLMALIDIR?

    Duâya başlarken “eûzü”çekilmesini hükme bağlayan bir kayıt yoktur. Devamını Oku

  • NAMAZ VE KALP SAĞLIĞI

    Allah’ın (celle celâluhu) yarattığı, emrettiği, yasakladığı hiçbir şeyde çirkinlik, gayesizlik, başıboşluk ve abesiyet yoktur.Devamını Oku

  • İSRAF VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

    “Malını gereksiz yere saçıp savurma; çünkü gereksiz yere malını saçıp savuranlar-israf edenler, şeytanların kardeşleri olmuşlardır.Devamını Oku

  • İSLAM'DA SAVAŞ HUKUKU

    İnsanlık tarihinin her döneminde, devletlerarası meseleler öncelikle diplomatik yollarla aşılmaya çalışılmış, bu yolların tıkanmasıyla...Devamını Oku

  • İSLAM'DA İNSAN HAKLARININ SINIFLANDIRILMASI

    İslâm hukuku kuralları; din, can, akıl, nesil ve malın korunmasını hedefler.Devamını Oku

  • OSMANLI'DA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

    Osmanlı hakkındaki yanılgılardan birisi, padişahın, dönemin kralları gibi sınırsız yetkilere sahip zannedilmesidir.Devamını Oku

  • HUKUK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE UYGULAMA

    Toplum düzeninin sağlanıp huzur ve güvenin yerleşmesinde, şahıs veya komitelerin üstünlüğünden ve...Devamını Oku

  • FLÖRT MÜ, NİŞANLILIK MI? EVLİLİK ÖNCESİ SÜREÇ

    Ta baştan sağlam esaslar üzerine kurulmuş ve maddî-mânevî saadetin dalgalanıp durduğu bir yuva...Devamını Oku

Yakın arkadaşımın davranışları bana samimi gelmiyor, ne tavsiye edersiniz?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Açıklama: Daha önceleri çok sevdiğim, öz ablam gibi gördüğüm birine artık güvenemiyorum. Beraber oldukça bana karşı olan davranışlarının yapmacık olduğunu aslında işi gereği herkese öyle davrandığını gördükçe ondan uzaklaşmaya başladım. Evet, çok güzel hayır işleri yapıyor ve benim de aynılarını yapmam için çok yapmacık davranışlarda bulunuyor. Sizce bu durumu nasıl ifade etmeliyim? Kırılacağını bilsem de ona daha önceki yaptıklarından dolayı güvenemediğimi nasıl ifade etmeliyim? Bu konudaki tavsiyeleriniz nelerdir?

Cevap: Yapacağınız açıklama, kalbini kırabilir, silemeyeceği şekilde gönlünde iz bırakabilir. Bu yüzden, iş büyük oranda size düşer: Siz onun yapmacık hareketlerde bulunmasına değil de niye böyle bir şey yaptığına bakın, nazarlarınızı oraya çevirin ve hoş görün. Bazı şeyleri yapmacık da olsa bunu bir ideal, bir mefkûre, bir dava, bir hizmet için yapıyorsa o ulvi gaye hürmetine hoş görmek gerekir. Sevmeye çalışın, sevgi vesilelerini bir kere daha içinizde alıp verin. Bediüzzaman Hazretleri, Yirmi İkinci Mektup’ta, mümin mümini sever dedikten sonra öyle bırakmıyor bir de vurgulu bir şekilde “ve sevmeli” diyor. Evet, bir tarafını sevmeseniz de diğer tarafını seversiniz, sevilecek çok yönü vardır. Sadece bir yönünden dolayı ona tavır almak, soğuk davranmak hoş değildir, zulüm olur. Ancak bazen insan kendine güvenemez, yanlış bir hareket ve sözde bulunmaktan korkar, kalp kırmaktan endişe eder, bunun için de az uzak durur.. belki bu olabilir. Bu da tamamen araları iyileştirmek için yapılır. Yoksa bağları koparmak için değil. Aksi takdirde Allah bereketini kesebilir. Zira insanların birbirlerini sevmeleri ve hoşça geçinmeleri Allah’ın rahmet ve bereketine vesiledir. Evet, hoş görelim, hoşça geçinelim ve unutmayalım ki, hüsnüzan, bataklıkta gül yetiştirir. Suizan ise en güzel bahçelerde küçük bir dikene takılır kalır.

Etiketler:,

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

10|75|Onların ardından da Mûsa ile Hârun'u ayetlerimiz eşliğinde Firavun ve kurmaylarına gönderdik. Kibre saptılar ve günahkâr bir topluluk oldular.
Sura 10