Yalan, gıybet, harama bakmak gibi günahlar orucu bozar mı?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Hadîs-i şerîfte, “Gıybet etmek, söz ta-şımak, yalan yere yemin etmek, mahrem olmayana şehvetle bakmak orucu bozar” buyurulmuş olmasına rağmen, İmâm-ı A’zâm hazretleri, bu hadîs-i şerîfi açıkla-mış ve, “Bu günahlar orucun sevabını bozar, sıhhatini bozmaz, oruç mekrûh olur” buyurmuştur. Yani bu günahları işleyen, oruç borcundan kurtulur ise de, oruca has olan büyük sevaba kavuşa-maz. Unutmamak gerekir ki, Efendimiz bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Nice oruç tutanlar vardır ki, onlar oruçların-dan açlık ve susuzluktan başka bir şey elde etmezler.”

Oruç, müminler için bir nimet ve emanettir. Emanete riayet etmek lâzım-dır. Onun zâyi’ olmaması için şartlarını ve edeplerini gözetmek gerekir. Harama bakmaktan sakınmak müminin her za-man özen göstermesi gereken bir husus-tur. Çünkü Efendimiz bir hadiste şöyle buyurur: “Harama bakmak, şeytanın zehirli bir okudur. Allah’tan korkup bunu terk edene, Allah Teâlâ öyle bir iman verir ki, tatlılığını kalbinde bulur.” (Hâkim, Müstedrek, 4/349).

Bununla beraber oruçlu, dilini de ko-rumalıdır! Yine Efendimiz, “Oruç, ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur. Oruçlu cahillik edip de kötü söz söylemesin! Biri kendine sataşırsa, “Ben oruçluyum.” desin!”  (Buhârî, Savm 9) buyurarak bu hususa işaret etmiştir. Söz orucu bozmaz. Fakat nefisle cihad için susmak, zikir ve fikirle meşgul olmak mendub ve daha uygundur.

Gözü ve dili günahlardan koruduğu-muz gibi, kulağımızı da korumamız lâzımdır. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azâları ile günah işleyen, ilâç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir. İbadetlerimizin sevabını yok eder. Onun için oruçlarımızı ve diğer ibadetlerimizi haram işleyerek sevapsız hâle getirmemeliyiz!

Etiketler:, ,

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

37|77|Onun zürriyetini, evet onları kalıcılar yaptık.
Sura 37