İçerik etiketlendi: ‘“Hayat gayesiz değildir” ne demektir’

“Hayat gayesiz değildir” ne demektir, ayetle açıklar mısınız?

Hayat, gayesiz değildir. Hayatı yaratan Allah, kendisini tanıtmak, sevdirmek için yaratmıştır. Hayatın en mümtaz varlığı insana düşen de O Yaratıcıyı tanımak, O’nun istediklerini yapmak, Onun rızasını ve ebedi cenneti kazanmaktır. Bu konuda Kur’an’da pek çok ayet vardır: Mesela:

Ben cinleri ve insanları sırf Beni tanıyıp yalnız Bana ibadet etsinler diye yarattım. (Zariyat Suresi, 51/56)

Elbette Biz göğü, yeri ve aralarında olan varlıkları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. (Enbiya Suresi, 21/16)

“Bizim sizi boşuna yarattığımızı, Bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız?” (Müminun Suresi, 23/115)

İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır? (Kıyamet Suresi, 75/36)

Bu ayetlerde gaye hatırlatılıyor. Şu gelen ayetlerde de hayatın geçici fani yönüne vurgu yapılarak bu fani yönünün oyun eğlenceden ibaret olduğuna, dolayısıyla da aldanılmaması ve esas gayeden sapılmaması gerektiğine dikkatler çekiliyor:

Düşünseler şunu da anlarlardı ki: bu dünya hayatı geçici bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir ve ebedî âhiret diyarı ise, hayatın ta kendisidir.Keşke bunu bir bilselerdi! (Ankebut Suresi, 29/64)

Dünya hayatı sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer siz iman eder ve haramlardan sakınırsanız, hem size mükâfatlarınızı verir, hem de mallarınızın tamamını istemez. (Muhammed Suresi, 47/36)

Dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Âhiret yurdu ise, fenalıklardan sakınanlar için daha hayırlıdır, halâ akıllanmayacak mısınız? (Enam Suresi, 6/32)

Bu ve benzeri ayetlerin manasını topluca yansıtan Bediüzzaman Hazretleri dünyanın üç yüzünden bahsederek şöyle diyor:

“Dünyanın üç yüzü var:

Birinci yüzü: Cenâb-ı Hakk’ın Esmâsına bakar. Onların nukuşunu gösterir. Mânâ-yı harfiyle, onlara âyinedârlık eder. Dünyanın şu yüzü, hadsiz mektûbât-ı Samedâniyedir. Bu yüzü gâyet güzeldir. Nefrete değil, aşka lâyıktır.

İkinci yüzü: Âhirete bakar. Âhiretin tarlasıdır, Cennet’in mezraasıdır, rahmetin mezheresidir. Şu yüzü dahi, evvelki yüzü gibi güzeldir. Tahkire değil, muhabbete lâyıktır.

Üçüncü yüzü: İnsanın hevesâtına bakan ve gaflet perdesi olan ve ehl-i dünyanın mel’abe-i hevesâtı olan yüzdür. Şu yüz çirkindir. Çünki fânidir, zâildir, elemlidir, aldatır. İşte hadîste varid olan tahkir ve ehl-i hakikatın ettiği nefret, bu yüzdedir.

Kur’an-ı Hakîm’in kâinattan ve mevcûdâttan ehemmiyetkârane, istihsankârane bahsi ise; evvelki iki yüze bakar. Sahabelerin ve sâir ehlullahın mergub dünyaları, evvelki iki yüzdedir.” (Otuzikinci Söz, Beşinci Remiz)

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz