Ashabı Bedrin ve Şuheda-i uhudun isimlerini okumanın faziletlerini anlatır mısınız?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Bedir Ashabı, kimsenin kendileriyle boy ölçüşemeyeceği kimselerdir. Şöyle ki, harbin, vuruşmanın ne demek olduğu bilinmediği bir dönemde, kendilerinden kat kat üstün bir düşmanla yaka-paça olmuş ve din-i mübin-i İslâmı, onun yüce peygamberi Efendimiz (s.a.s)’i savunmuşlardır. Ve hele onların arasında, Uhud’da da bu kahramanlığına ayrı bir buud kazandıran Hz. Hamza (r.a) vardır ki, o bir arslanlar arslanıydı.

Bedir ashabı konusunda şunları söyleyebiliriz:

1- Bedir Savaşı’na katılanların cennetlik olduklarını bizzat Resulü Ekrem Efendimiz müjdelemişlerdir.

2- Savaşın seyri sırasında, kendilerine Allah tarafından gönderilen meleklerin de katıldığı Kur’ân’da bildirilmiş olup bu onlar için ayrıca bir fazilet sebebidir.

3- Ehli kemâl bazı zevatın beyanına nazaran Evliyâullah’dan pek çoğu, velilik makamına Bedir ehlinin mübarek isimlerini okumaya devam etmekle nail olmuşlardır.

4- Birçok hastalığa tutulan kimsenin Bedir ehlinin ve şüheda-i uhudun mübarek ismini zikr ederek bu vesile ile şifa taleb edip lütfü ilâhiye mazhar olarak hastalıklarından kurtuldukları rivayet edilmektedir

5- Ehli irfan bir zat: “Hasta bir kimsenin başına elimi koyup halis bir niyetle Bedir ashabının adını okuduğumda mutlak şifa hâsıl olmuştur. Hatta hastanın eceli dahi gelmişse en azından rahatsızlığı hafiflemiştir.” demektedir.

6- Bazıları da: “Duadan önce Bedir ashabının isimlerinin okunmasının duanın sür’atle kabulüne vesile olduğunu” söylemişlerdir.

Cafer b. Abdullah (r.a.), şöyle diyor:

“Babam bana Peygamber Efendimizin (sas) bütün ashabını sevmemi vasiyet eder ve şunu ilave ederdi.

“Ey canım yavrum, Bedir ashabının adı zikredilince dua kabul olunur, bu mübarek isimleri zikreden kulu, ilâhi rahmet; bereket gufran ve rıza-ı ilâhî kuşatır. Bu isimleri okuyarak hacette bulunanın dileği mutlaka yerine getirilir…”

7- “Ehli Bedrin isimlerini üzerinde bulundurmak, okumak, hıfzetmek, düşman üzerine nusret, düşmanların şerrinden vikayet ve yangın ve hırsız ve boğulmaktan sıyânet ve veba ve tâûn ve cünûn ve emrazı sâireden himayet ve zevali fark ve husûlu gına ve vefâi duyûn ve güfrânü zünûb ve keşfi kürûb ve tenviri kulûb velhâsıl cemîi matâlibi dünyeviyyeye ve mekâsıdı uhreviyyeye vusul ve celbi menafii âlakiyye ve enfüsiyye ve ins ve cinnin mazaratlarını def etmek ve merâtibi dünyeviyyeye nail olmak için iksiri mücerreb olduğuna Meşihât-ı İslâmiyye tarafından mücahidini İslamiyyeye hediye olunmuştur.”

Şu kadar var ki: Bu mübarek isimlerin okunuşu sırasında her birinin adı söylenince, radıyallahü anh (Allah ondan razı olsun) demek lazımdır. Şüphe yok ki Peygamberimizin adı söylenince sallallahü aleyhi ve sellem denecektir. Zira bu edebe riayet etmek, maksadın daha kısa zamanda elde edilmesinde vesiledir.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

7|158|De ki: "Ey insanlar! Ben sizin tümünüze Allah'ın resulüyüm! Göklerin ve yerin mülkü o Allah'ındır! İlah yoktur O'ndan başka! O diriltir, O öldürür. O halde Allah'a ve resulüne iman edin; Allah'a ve onun sözlerine inanan o ümmî peygambere iman edip uyun ki, doğruya ve güzele ulaşabilesiniz."
Sura 7