Biz gayr-i müslim bir ülkede yaşıyoruz ve hınzır eti satıyoruz. Hükmü nedir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Önce hınzır hakkında kısa bir malumat verelim sonra da söyleyeceğimizi ifade edelim:

Domuz “necisü’l-ayn”‘dır. Yâni tamamen pistir. Ne eti, ne derisi, ne de kemiği hiçbir suretle temizlenmez, temizlik kabul etmez. Bu sebeple domuzun ölüsü şöyle dursun, dirisi bile alınmaz, satılmaz. İnsan tabiatı bundan istikrah eder, nefret duyar. Hele tarlada vurulup da arazide günlerce bekleyen domuz leşini ise, istifâdeye müsâit bulmaz. Etiyle, kemiğiyle, derisiyle pis olan bir mahlûku satmak, pisliği satmak demektir ki, bu da ne alan, ne de satan için câiz olmaz. Domuz leşleri boş araziye terk edilir. Hayvanların içinde domuzdan daha pis ve mikroplusu mevcut değildir. Bu yüzden olacak ki, Kur’ân-ı Kerîm’de bâzı hayvanların vasıfları itibariyle haramlığı sayılırken, domuzun ismi tasrih edilir, açıkça ismi söylenerek haramlığı anlatılır: “Size, leş, kan ve (hınzır) haram kılındı” buyrulur.

İslâm temizlik dinidir. Hattâ temizlik İslâm’da o kadar mühim bir yer işgal eder ki, pislik yediği belli olan bir tavuk kesilecekse, üç gün kadar pislik yemeyeceği bir yerde temiz gıda ile bekletilir, bundan sonra kesilir. Domuz ise tamamen pislikle beslenir, bünyesi pis şeylerle dolup taşar. Hattâ bir gayr-i müslim ülkesinin lâğım kanallarının bozulmasıyla pislik sokakları istilâ ettiğinde domuzlardan istifade etme ciheti düşünülmüş, çiftliklerde ne kadar domuz varsa getirilip lâğım kanallarına bırakılarak pisliği yiyip tüketmeleri çaresi ileri sürülmüştür. Demek ki domuz bütünüyle necis sayılmaya lâyık bir yaşayış içindedir. Bünyesinde çeşitli mikropları barındıran bir pislik tüketicisidir. Aslında domuzdaki mikroplar sayılamayacak kadar çoktur. Eti bilmem şu kadar sıcaklıkta kaynatmakla da bu mikroplardan temizlenmez. Buna rağmen hastalık saçan hususiyeti devam eder. En iyisi bütünüyle uzak kalmaktır. Zarar verince vurup terk etmek, hiçbir cihetle pislikten istifâdeyi düşünmemektir. Bir rivâyette, domuz kılından sadece ayakkabı dikişi ile badana fırçası câiz görülmüştür ki şimdi buna da ihtiyaç yoktur. Çünkü alternatifleri çoktur.

Sorunuza gelince, Hıristiyanlar, her ne kadar domuzu kendilerine helal görse de, bu durum, bizim onlara domuz eti satmamızı helal hale getirmez. Bu konuda fetva verenler olsa da bu durum, pek çok âlimimiz tarafından kabul görmemiştir. Öyleyse Müslümanlar, Allah’ın pistik dediği şeylere yaklaşmamalı, temiz işlerle uğraşmalı, temiz kazanıp temiz yeyip Allah’ın huzuruna temiz çıkmalılar.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

21|42|De ki: "Sizi gece ve gündüz Rahman'dan kim koruyabilir?" Hayır, hayır! Onlar, Rablerinin zikrinden/Kur'an'ından yüz çeviriyorlar.
Sura 21