Dinimizde başkalarına sövmenin ve küfretmenin yeri nedir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Hadisi şeriflerde bırakalım bir mümine küfretmeyi, hayvana hatta cansız varlıklara bile küfretmek yasaklanmıştır. Bu konudaki hadislere ve açıklamasına geçmeden önce, müminin en temel özelliklerinden olan emin ve güvenilir olmasının üzerinde kısaca duralım. Evet, ideal mümin başkalarının elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s) bu durumu şu veciz ifadeleriyle izah etmiştir: “Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların emin olduğu kişidir. (Asıl) muhacir de Allah’ın yasakladıklarını terk edendir.” (Buhârî, İman 4, 5, Rikak 26)

Bu hadisin açıklamasına dair Fethullah Gülen Hocaefendi şu izahları getiriyor:

“İdeal mü’min, gerçekten silm, selâmet ve güvenlik atmosferi içine girip, o atmosferde kendini eritebilmiş.. ve yine kendisi gibi tam ve hakiki mü’minlere, eliyle veya diliyle kötülüğü dokunmayan mü’mindir. Öyle görünen, öyle olduğunu iddia eden veya nüfus cüzdanında Müslüman yazan kimseler değil; bütün zihinlerde tersim edilen hakiki ve ideal mü’minden bahsediliyor.

Hakiki Müslüman, emniyet ve güven insanıdır. Öyle ki, diğer bütün Müslümanlar, zerrece herhangi bir kuşku ve tereddüte düşmeden ona sırtlarını dönebilirler. Zira bilirler ki, ondan kimseye zarar gelmez. Ailelerini birine emanet etmeleri icap etse, gözleri arkada kalmadan ona emanet edebilirler. Çünkü onun elinden ve dilinden asla kimseye zarar gelmez. Onunla bir mecliste beraber bulunduktan sonra, o meclisten ayrılan insan, arkasından emindir; zira bilir ki, arkada kalan o insan, ne kendisi gıybet eder, ne de yanındakilerinin gıybetini dinler. O, kendi haysiyetine, şerefine düşkün olduğu kadar, bir başkasının haysiyetine, şerefine de o kadar düşkündür. Yemez, yedirir. İçmez, içirir. Yaşamaz, yaşatır. Ve bir başkası için füyûzat hislerinden dahi fedakârlıkta bulunur.” (Yeni Ümit, Sayı:13, Peygamberimiz ve Söz)

Sövmeyi yasaklayan hadislerden bazıları şu şekildedir:

1- “Müslüman’a sövmek fısktır, onunla çarpışmak da küfürdür.” (Buharî, Fiten 8, İman 36)

2- “Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar (sağken hayırdan ve şerden) gönderdiklerine kavuştular.” (Buharî, Cenâiz 97, Rikâk 42)

3- “Horoza sövmeyin; çünkü o namaz için uyandırır. ” (Ebu Davud)

4- “Büyük günahların en büyüğü kişinin haksız yere bir Müslüman’ın şerefine dil uzatmasıdır. Bir sövmeye karşılık iki defa sövmek de büyük günahlardandır.” (Ahmed b. Hanbel, 6/189)

5- Bir defasında Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e içki içmiş bir kişi getirmişlerdi. Hz. Peygamber, orada bulunanlardan adamı tedip etmelerini istedi. Ebu Hureyre diyor ki: Bunun üzerine bizden kimileri eliyle, kimileri pabuçlarıyla, kimileri de elbiselerinin ucuyla adama vurmaya başladı. Dayak faslı bittikten sonra oradakilerin birisi: “Allah seni rezil etsin, kahretsin!” diye söylendi. Bunun üzerine Resûl–i Ekrem: “Hayır, öyle demeyiniz, adam aleyhinde böyle şeyler söyleyip de şeytana yardımcı olmayın!” buyurdu. (Buhârî, Hudûd 4)

6- Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem, “Kişinin anne ve babasına sövmesi büyük günahlardandır”  buyurmuşlardı. Orada bulunanlar: “Hiç kişi anne ve babasına söver mi?”  dediler. “Evet! Kişi, bir başkasının babasına söver, o da babasına söver; annesine söver, o da bunun annesine söver!”  buyurdular.” (Buhârî, Edeb 4; Müslim, İman 146)

Altıncı hadisin açıklamasında şârihler şunları kaydetmiştir:

Bazı rivayetlerde şetm (sövme) yerine lanet kelimesi kullanılmıştır. Şu halde şetm, lanet, sebb, üçü de hakaret ifade eden söz manasında birbirine müteradif olmaktadırlar. Hadis, anne-babaya sövmeyi büyük günah saydığı gibi, başkasının anne-babaya sövmesine sebep olmayı da büyük günah olarak değerlendirmektedir. Bu hal bize, anne ve baba karşısında hassasiyeti ileri götürme gereğini te’yid eder. Şu halde, sövmeye sebep olmak büyük bir günahsa, bizzat sövmek çok daha büyük bir günah olmaktadır.

İbnu Battal: “Bu hadis, sedd-i zeraide asıldır” demiştir. Hadis, kişi bizzat haram kasdetmemiş bile olsa, fiili harama sebep olacaksa bu fiilin ona haram olduğunu ifade eder.

7- “Birbirine söven iki kişinin söylediklerinin günahı, mazlum olan haddi tecavüz etmedikçe, sövüşmeyi ilk başlatana yazılır.” (Müslim, Birr 68)

Hâdis-i şerif mütecavize karşılık vermenin caiz olduğuna delildir. Bu hususta ihtilâf yoksa da sabırlı davranarak affetmek yine efdaldir. Evet, haksız yere bir Müslümana sövmek haramdır. Fakat sövülen kimsenin de karşılık verirken ondan ileri gitmemesi icab eder.

Yukarıdaki hadislerden da anladığımız gibi bir Müslüman’a sövmek, küfretmek, onun hakkında ileri geri konuşmak, onun namusuna, ırzına, şerefine vs. dil uzatmak, sözleriyle onu rahatsız etmek gibi hususların hepsi günahtır. Bu durum, yerine göre mekruh veya haram olur. Aslında Müslümanların kardeş olduğunu düşünecek olursak, bir insanın kardeşine karşı bu tür ifadeler kullanmasının kabul edilecek bir tarafı yoktur. Müslümanlar arasında esas olan, kardeşlik, uhuvvet, yardımlaşma, affetme, şefkat ve merhamet gösterme gibi duygularla hareket etmektir.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

34|4|Ki Allah, iman edip hayra ve barışa yönelik işler sergileyenleri ödüllendirsin. İşte bunlar için bir bağışlanma ve kutlu-bereketli bir rızık vardır."
Sura 34