Hadiste geçen “giyinmiş çıplaklar” ifadesi ne manaya gelmektedir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Bir kadının dışarıda giymesi gereken elbise; el ve yüz hariç bütün vücudu örtücü, geniş, altını gösterecek kadar şeffaf olmayan, dikkat çekmeyen ve lükse girmeyen bir elbise olmalıdır. Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyururlar: صِنْفَانِ مِنْ أَهْلِ النَّارِ لَمْ أَرَهُمَا: قَوْمٌ مَعَهُمْ سِيَاطٌ كَأَذْنَابِ الْبَقَرِ يَضْرِبُونَ بِهَا النَّاسَ. وَنِسَاءٌ كَاسِيَاتٌ عَارِيَاتٌ مَائِلَاتٌ مُميلَاتٌ رُءُوسُهُنَّ كَأَمْثَالِ أَسْنِمَةِ الْبُخْتِ الْمَائِلَةِ لَا يَدْخُلْنَ الْجَنَّةَ وَلَا يَجِدْنَ ريحَهَا وَإِنَّ ريحَهَا لَيُوجَدُ مِنْ كَذَا وَكَذَا “Ateş ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim: Yanlarında sığır kuyruğu gibi bir şeyler taşıyıp onu insanlara vuran insanlar; giyinmiş, çıplak kadınlar ki bunlar Allah’a taatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar, başkalarını da baştan çıkarırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete girmek şöyle dursun, kokusunu dahi almazlar. Hâlbuki onun kokusu şu kadar uzak mesafeden duyulur.”[1]

Hadiste geçen كَاسِيَاتٌ “giyinmiş kadınlar”, عَارِيَاتٌ da “çıplak kadınlar” demektir. Kadın, hadiste iki zıt vasıfla tavsif edilmektedir: “Giyinmiş fakat çıplak kadın.” Âlimlerimiz, bunu iki şekilde açıklarlar: Birincisi, elbise giymiş fakat kadınlık yönlerini ortaya koymak için bazı yerlerini de açmış olan kadınlar; ikincisi, giyinmiş fakat dar giyindiğinden veya kırıtıp durduğundan, gereken iffetli davranışı ortaya koyamayan kadınlar.[2] Evet, başını örttüğü, üzerine elbise giydiği hâlde bir kadın; hâli, davranışları, süslenmesi, dar giyinmesi, makyajı, örtülmesi gereken yerleri örtmemesi vs. ile tesettürlü bir kadından beklenen özellikleri yansıtmıyorsa o da bu hadis-i şerifin kapsamına girer. Bu tür kadınlar için şöyle bir ifade kullanabiliriz: Bunlar başörtülü ama tesettürsüzdürler. Günümüzde bilhassa buna dikkat etmek gerekir. Nice başını örtenler vardır ama gerektiği şekilde nezaketli, utangaç bir duruşları yoktur. Başını kapatmıştır ama yüzünde manken gibi bir makyaj vardır. Başını kapatmıştır fakat kolları açıktır veya dar bir pantolon giymiştir. Başını kapatmıştır ama hâli tavrı, baş örtüsüne yakışmayacak tarzdadır. Bu da onların iffetlerine zarar verir.

Evet, bir kadın, sadece mahremlerinin yanında olmaları gerektiği şekilde dışarıda dolaşıyorsa, kendini mahremlerinden başkasına beğendirme peşindeyse, ehl-i dünyaya özenip bezenerek geziyorsa, hadis-i şerifin ifadesiyle cennetin kokusunu duyamama tehdidiyle karşı karşıya demektir.

Görüldüğü gibi kadının sadece örtülmesi gereken yerlerini örtmesi yetmemekte, bu örtünün aynı zamanda dar, şeffaf ve ben buradayım dedirten cinsten olmaması, aynı zamanda lükse girmemesi de gerekmektedir. Öyleyse, dışarıdaki bir kadın için en güzel giysi; el ve yüz hariç bütün vücudu örten, sade, bol ve dikkat çekmeyen giysidir. Unutulmamalıdır ki örtünmek demek sadece başı kapatmak demek değildir. Örtünmek, kadının iffeti temsil etmesi, kadının kadınlığını cazip bir şekilde ortaya koymaması ve başkalarına fitne unsuru olmaması demektir.


[1] Müslim, cennet 53.

[2] Nevevî, el-Minhâc, 14/110.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

16|69|"Sonra, meyvaların her türünden ye de boyun bükerek Rabbinin yollarına koyul." Onun karıncıklarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, insanlar için onda şifa vardır. Derin derin düşünen bir topluluk için, bunda kesin bir mucize var.
Sura 16