Kadın araba kullanabilir mi?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Dinimizce bir kadının araba kullanması yasak değildir ve bunun bir mahzuru yoktur. Zaten araba son asırlarda çıktığı için, klasik fıkıh kitaplarında bunun hakkında bir hüküm bulamayız. Evet, kadın araba kullanabilir. Ama meseleyi birkaç açıdan ele alıp irdelemekte fayda vardır. Yani kadının araba kullanmasının caiz olması başkadır, kadın araba kullansın veya kullanmasın demek başkadır.

Bir kere kadın araba kullanmak için yaratılmamıştır. Yani bir aile yapısı içinde ailenin iki rüknü olan kadın ve erkeği ele aldığımızda şu önemli hususla karşılaşıyoruz: Bir evde, biri anne diğeri de baba olmaya namzet iki aday vardır. Bunlar beraber bir yapıyı oluşturacaklardır. Öyleyse, aralarında bir iş ve rol taksiminin olması gerekir. Meseleye bu açıdan baktığımızda, yani bir vazife taksimi yapmaya kalktığımızda kime ne düşer öncelikle bunu düşünmek lazım. Diğer bir ifadeyle, meseleyi insan fıtratı ve tabiatı açısından ele alıp kadının bir şefkat kahramanı olmasının yanında rakik ve ince kalpli bir yapıya sahip olduğunu hesaba kattığımızda acaba kadın için düşünülebilecek en öncelikli ve semereli görev ne olmalıdır, bunu düşünmeliyiz. Eğer ortada yapılması gereken bir iş varsa vazife taksimi içinde bu işi kime vereceğimizi iyi düşünmeli ve ona göre bir tavır almalıyız. Böylece işleri, cinslerin fıtratlarına göre ayırmak suretiyle en iyi neticeyi almış oluruz.

Diğer yandan bir kadının araba kullanabilmesi için ehliyet alması lazımdır. Günümüz şartlarını da hesaba katacak olursak, bu işlerin halledilmesi için kadının birçok dini konuda taviz vermek zorunda kalacağını görürüz.  Çünkü ehliyet alabilmesi için araba kullanmayı öğrenmesi lazım. Bunun için de birinin kontrolünde bu iş için çalışma yapmalıdır. Dolayısıyla bu süreçte bir bayanın birçok erkekle haşir neşir olması kaçınılmaz olmaktadır. Hatta ehliyetini alıp trafiğe çıktığında da bu durumun başına gelme olasılığı oldukça yüksektir. Kaza, arıza gibi durumlarda birçok yabancı erkekle muhatap olmak zorunda kalacaktır ki, bu dinimiz açısından sakıncalıdır. Hele hele bir kadının, kocasından habersiz bu türlü diyaloglara girmek zorunda kalması, bir aile saadeti açısından ne kadar doğrudur, düşünmek lazım! Burada üzerinde durulması gereken diğer bir husus da tesettürdür. Çünkü kadın, yabancıların arasına çıktığında dinimizin istediği ölçüde giyim kuşamına dikkat etmelidir. Yani araba da kullansa kapatılması gereken yerleri kapalı olmalıdır. Bu durum ise çoğu zaman şoförlük yapan bayana sıkıntı verir. Hatta bazen bu hal içindeyken tesettüre tam riayet edebilmesi zorlaşır. Meselenin bir de günümüz şartları içinde kadının emniyet ve güven içinde bulunması durumu vardır ki, üzerinde durulması gerekir.  Yani günümüzde bir bayan hiç rahatsız edilmeden rahat bir şekilde arabasında yolculuk yapabiliyor mu? Burada kadının bir sefer mesafesi uzaklığa yalnız başına arabayla gitmesinin caiz olmadığının da hatırlatılması gerekir.

Netice olarak diyebiliriz ki, bir kadın, eğer ihtiyaç ve zaruret varsa, dinin emirlerine riayet ettiği takdirde araba kullanabilir. Yani bir yerlere gitmesi gerekiyor, ancak kendisini götürecek bir mahremi bulunmuyorsa veya çok sıkışık halde bulunan belediye otobüslerine binmesi gerekiyorsa, tabii ki bu durumlarda kadın arabasına binecek ve gitmesi gereken yere gidecektir. Ancak bunu hiçbir zaman başkalarına caka satma veya hava atma olarak yapmayacak ve dünya sevgisinden, lüksten uzak bir ruh haletiyle yapacaktır. Kalbine bu türlü dünyevi duyguların geldiği her an istiğfarda bulunacaktır.  Esasen bu son durum erkekler için de geçerlidir.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

26|151|"Savurganlık edenlerin/haddi aşanların buyruğuna uymayın."
Sura 26