• duanın-dinimizdeki-yeri-ve-önemi
  • namazın-önemi
  • duada-usul-nasıl-olmalıdır
  • namaz-ve-kalp-sağlığı
  • israf-ve-düşündürdükleri
  • islamda_savaş_hukuku
  • islamda-insan-haklarının-sınıflandırılması
  • osmanlıda_hukukun_üstünlüğü
  • hukuk_hukuk_üstünlüğü_uygulama
  • flört-mü-nişanlılık-mı-evlilik-öncesi-süreç
  • DUANIN DİNİMİZDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

    Dua; Arapça bir kelime olup, seslenmek, çağırmak, yardıma çağırmak, yardım talep etmek, Devamını Oku

  • NAMAZIN ÖNEMİ

    Namaz Allah’a ulaşmaya, varlığı yorumlamaya, değişik ilimlerle kâinatı hallaç etmeye müsait yaratılan bu mükemmel insanın tabiatına en uygun bir ibadettir. Devamını Oku

  • DUADA USUL NASIL OLMALIDIR?

    Duâya başlarken “eûzü”çekilmesini hükme bağlayan bir kayıt yoktur. Devamını Oku

  • NAMAZ VE KALP SAĞLIĞI

    Allah’ın (celle celâluhu) yarattığı, emrettiği, yasakladığı hiçbir şeyde çirkinlik, gayesizlik, başıboşluk ve abesiyet yoktur.Devamını Oku

  • İSRAF VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

    “Malını gereksiz yere saçıp savurma; çünkü gereksiz yere malını saçıp savuranlar-israf edenler, şeytanların kardeşleri olmuşlardır.Devamını Oku

  • İSLAM'DA SAVAŞ HUKUKU

    İnsanlık tarihinin her döneminde, devletlerarası meseleler öncelikle diplomatik yollarla aşılmaya çalışılmış, bu yolların tıkanmasıyla...Devamını Oku

  • İSLAM'DA İNSAN HAKLARININ SINIFLANDIRILMASI

    İslâm hukuku kuralları; din, can, akıl, nesil ve malın korunmasını hedefler.Devamını Oku

  • OSMANLI'DA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

    Osmanlı hakkındaki yanılgılardan birisi, padişahın, dönemin kralları gibi sınırsız yetkilere sahip zannedilmesidir.Devamını Oku

  • HUKUK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE UYGULAMA

    Toplum düzeninin sağlanıp huzur ve güvenin yerleşmesinde, şahıs veya komitelerin üstünlüğünden ve...Devamını Oku

  • FLÖRT MÜ, NİŞANLILIK MI? EVLİLİK ÖNCESİ SÜREÇ

    Ta baştan sağlam esaslar üzerine kurulmuş ve maddî-mânevî saadetin dalgalanıp durduğu bir yuva...Devamını Oku

Kur’an ile Tefe’ül Yapılabilir mi?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Hem tefe’ül hem de teşe’üm, gayba müteallik bir mesele olduğundan, bunlar sübjektif yorumlardır. Eşyanın hakikatine belli ölçüde vakıf bulunan, te’vil-i ehâdisten anlayan ve kainat kitabını iyi okuyan insanlar, hadiselerden bazı manalar çıkarabilir ve onları şahsî hayatları adına uygulayabilirler. Fakat, bu türlü değerlendirmelerini, herkese tamim edecek şekilde objektif fetvalara menat yapamaz ve tefe’üllerine bir kısım hükümler bina edemezler. Evet, herkes için geçerli hükümlerin istinbatı hususunda Din’in temel esasları ile aslî ve fer’î deliller bellidir; bunların haricinde ne rüya, ne keşif, ne keramet ve ne de te’vil-i ehâdis objektif hükümlere mesned olabilir.

Bu itibarla, nesneleri ve hâdiseleri uğursuz sayıp onları kat’î belaların habercileri gibi görmek çirkin ve din dışı olduğu gibi, onlara güzel manalar yükleyip geleceğe dair söz söylemek ve bu türlü tefe’ülleri objektif hükümlermiş gibi sunmak da bir yönüyle kehanettir ve dinin ruhuna terstir. Dolayısıyla, hem bütün mü’minlerin teşe’ümden mutlaka uzak kalmaları gerekir; hem de te’vil-i ehadisten anlamayan kimselerin, tefe’ül kasdıyla da olsa, hadiseleri bazı manalara yormaları ve bu yorumlarını umuma mal etmeleri asla doğru değildir.

Bu cümleden olarak; Hak dostları, avamın Kur’an ile tefe’ülde bulunmalarına da sıcak bakmamışlardır. Mushaf’ı rastgele açarak, ilk tevafuk eden yeri okuyup oradan bir ders çıkarma şeklindeki tefe’ülün, işin ehli olmayanları yanlış değerlendirmelere ve ümitsizliğe atabileceğinden korkmuşlardır.

Nitekim, Nur Müellifi, ehl-i hakikatın, Kur’an ile tefe’üle taraftar olmadıklarını; çünkü, Kur’ân-ı Hakîm’in, ehl-i küfre kesretle ve şiddetli bir tarzda vurduğunu, Mushaf ile tefe’ül eden insanın inkarcılara karşı söylenen sözleri kendi üzerine alıp kalb dağınıklığına ve ye’se düşebileceğini vurgulamıştır. Gerçi, Şah Veliyyullah Dihlevî hazretleri, Cenâb-ı Hakk’a tam teveccüh etmek suretiyle ve belli bir usulle yapılan tefe’ülün bazı kapılar aralayacağını anlatmış, sonra da o usule dair bir kısım kaideler sıralamıştır; fakat, bunu herkese talim etmek ve yaymak doğru değildir. Şayet, insan o işin esaslarını bilemezse, açtığı sayfada münkirler ve münafıklar hakkında nazil olan ayetleri görünce kuvve-i maneviyesi kırılabilir, reca duygusu sarsılabilir ve ruhuna bir panik havası hakim olabilir.

M. Fethullah Gülen

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

21|41|Yemin olsun, senden önceki resullerle de alay edilmiştir. Sonunda, onlarla eğlenenleri, alay konusu yaptıkları şey kuşatıverdi.
Sura 21