Alacaklar zekât yerine sayılabilir mi?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Burada dikkat edilmesi gereken birinci husus, bize borcu olan kimsenin fakir bir kişi olmasıdır. Veya zengin de olsa, borçlarını ödedikten sonra elinde kalan parası, nisap miktarına ulaşmayan (zekât veremeyecek durumda olan) bir kişi olmalıdır. Çünkü kendisine zekât verilecek olan yedi gurup insan Kur’an’da açıklanmıştır ki, fakirler ve borçlular da bu  sınıflar arasındadır. Aksi halde zengin olan veya borçlarını ödedikten sonra  elinde zengin sayılabilecek malı kalan kimseye zekât vermek caiz değildir.

Diğer taraftan kişi borcunu doğrudan zekât yerine sayamaz. Çünkü zekâtta  temlik (malı karşı tarafın mülkiyetine geçirme) şarttır. Ancak alacaklı olan şahıs, zekât verirken borçlu olanı tercih eder de ona vereyim derse, önce  zekâtını verme mükellefiyetini yerine getirir. Sonra da ödeme imkânına kavuşan  borçlu o zekâtla gelir borcunu öder. Yani temlik ve temellük (sahiplenme) işi  tamamlandıktan sonra biri zekât farizasını yerine getirmiş, diğeri de borcu  olan miktarı ödemiş olmaktadır.

Fakat alacaklı kişi, borçluya zekâtı verirken, onun kendisine olan borcunu  ödeme gibi bir şart ileri sürmemelidir. Şart koşmadan her iki taraf bunu niyet ederlerse verilen şey zekât sayıldığı gibi borç da kapanmış olur. Hatta borçlu  olan kimse alacaklıya  “benim durumum müsait değildir, bana zekât verirsen ben  senin borcunu kapatırım” dese, o da verirse yine caizdir. Çünkü şartlı olarak  verilmemiştir. Belki sadece bir teklif vaki olmuştur.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

10|107|Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil, yine O'dur. O sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu reddedecek yoktur. Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafûr'dur O, Rahîm'dir.
Sura 10