Ayet-i Kerime’de haram kılınan “hamr” ne demektir?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Nebiyy-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) hamr’ı şu veciz ifadeleriyle ta’rif etmiştir: “Her sarhoşluk veren şey hamrdır ve her sarhoş edici haramdır.”[1] Nu’man b. Beşir’in rivayet ettiği bir diğer hadis ise şöyledir: “Şarap, şıradan (olduğu gibi) kuru üzümden, kuru hurmadan, buğdaydan, arpadan ve darıdan (da olur.) Ben sizi (bunlar gibi) sarhoşluk veren herşeyden nehyediyorum.”[2]

Aynı şekilde İbn Ömer, Hz. Ömer’in Resûlüllah’ın minberinde şu açıklamayı yaptığını rivayet etmiştir: “Ey insanlar! Hamr’ın haram olduğu hükmü inmiştir. Bilesiniz ki hamr, beş şeyden yapılmaktadır: Üzüm, hurma, bal, buğday ve arpadan. Hamr, aklı örten her şeydir.”[3] Benzer bir rivayette Ebû Dâvud’da geçmektedir: “Üzümden hamr yapılır, hurmadan hamr yapılır, baldan hamr yapılır, buğdaydan hamr yapılır, arpadan hamr yapılır.”[4]

Hattâbî, bu hadisin mânâsını, “Hamr sadece bu beş şeyden yapılır.” şeklinde anlamanın yanlış olacağını ifade etmiştir. Ona göre, hadiste hususiyle bu maddelerin zikredilmesinin sebebi, o zaman için bunların biliniyor olmasıdır. Yoksa daha başka gıdalardan elde edilen içkiler de aynı hükme tâbidir.[5]

Hamr’ın ne mânâya geldiğinin anlaşılması adına İbn Sîrîn’den gelen şu rivayet de önemlidir: “İbn Ömer’in yanına bir adam gelerek şöyle dedi: ‘Ailemiz bize akşam şerbet yapıyor biz de onu sabahleyin içiyoruz.’ İbn Ömer dedi ki: ‘Sarhoşluk veren her şeyden az da olsa çok da olsa seni sakındırırım. Allah’ı sana şahit kılarak sarhoş eden şeyin azından ve çoğundan seni sakındırırım. Allah’ı şahit kılarım ki Hayberliler şundan ve bundan içkiler yapıyorlar ve değişik isimler veriyorlardı. Onların hepsi hamr’dır. Fedekliler de şundan bundan içki yapıyorlar ve onlara değişik isimler veriyorlardı, onların da hepsi hamr’dır.’ İçki yapılan dört şeyi saydı onlardan biri de bal idi.”[6]

Enes b. Malik’ten gelen bir rivayet de şu şekildedir: “İçki bize haram kılınmıştı. Biz içkinin haram kılındığı esnada (Medine’de) üzümden yapılmış hamr’ı çok az buluyorduk. Bizim hamr’ımız daha ziyade büsr ve temr’den (hurma) idi.”[7]

Yine Enes b. Malik, içkinin haram kılınma zamanıyla ilgili şu bilgileri vermiştir: “Bir toplantıda amcalarımla beraberdim ve yaşça en küçükleri ben idim. Onlara şarap dağıtıyordum. O sırada bir adam gelerek: ‘Şarap haram kılındı.’ dedi. Oradakiler de bana, ‘Elindeki şarabı dök.’ dediler. Ben de elimdeki şarabı döktüm. Enes’e, ‘O içki neden yapılmıştı?’ diye sordum. O da, ‘Kuru ve çağla hurmadan yapılmıştı.’ dedi. Ebû Bekir b. Enes, ‘O gün içkileri o idi.’ dedi. Enes te o sözü yadırgamadı.”[8]

Bu rivayette görüldüğü üzere sahabe-i kiram efendilerimiz, içkinin haram kılınması üzerine hurmadan yapılmış içkileri dökmek suretiyle haram kılınan hamr’ın sadece üzümden yapılan içki olmadığını anlamışlardır.

Başka bir rivayette ise Resûl-i Ekrem: “Hamr, şu iki ağaçtan yapılır; üzüm ve hurma.”[9] ifadeleriyle hamr’ın üzüm ve hurmadan elde edildiğini söylemiştir.

Sadece üzümden değil daha başka gıdalardan elde edilen içkilerin de hamr hükmünde olduğunu ifade eden Hz. Peygamber, bununla ilgili şu ikazda bulunmuştur: “Ümmetimden bir kısım insanlar, hamr’ı başka isimler altında içeceklerdir.”[10] Burada Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) insanların daha sonraki dönemlerde, ismini değiştirmek suretiyle farklı maddelerden yapılan içkiyi tüketeceklerini haber vermiş ve ümmetini bundan sakındırmıştır.

Aşağıda daha detaylı açıklanacağı üzere Hanefi mezhebi dışındaki diğer üç mezhep bu ve benzeri hadislerden yola çıkarak, sarhoşluk veren bütün içkilerin hamr olduğunu ve konuyla ilgili âyet-i kerimenin yasağı kapsamına girdiğini söylemişlerdir. Hanefîler ise hamr’ın, çiğ üzümden yapılan şarap anlamına geldiğini, şarabın dışındaki diğer içkilerin ise Sünnet yoluyla yasaklandığını söylemişlerdir.

Allâme Hamdi Yazır da hamr’ı şu şekilde açıklamıştır: “Hamr, esasen örtmek mânâsına masdar olduğu hâlde, çiğ üzüm şırasından iştidad etmiş ve köpüğünü atmış olan şaraba isim olmuştur. Çünkü aklı bürüyüp örter ve kafayı dumanlar ki buna humar denilir. Hamr’ın bu üzüm şarabına ıtlakı, ıtlak-ı hastır. Bu münasebetle hamr, bir de alelûmum akla humar veren şey mânâsına kullanılır ki, bu mânâca müskiratın hepsi hamrdır.”[11]

[1] Buharî, “Eşribe”, 1; Müslim, “Eşribe”, 73.

[2] Ebû Dâvud, “Eşribe”, 4.

[3] Buharî, “Eşribe”, 2; Müslim, “Tefsir”, 32.

[4] Ebû Dâvud, “Eşribe”, 4.

[5] Hattâbî, Meâlimü’s-sünen, 4/262.

[6] Nesâî, “Eşribe”, 20; Buharî, “Eşribe”, 2; İbn Mâce, “Eşribe”, 5; Ebû Davud, “Eşribe”, 4.

[7] Buharî, “Eşribe”, 1.

[8] Nesâî, “Eşribe”, 1; Ebû Davud, “Eşribe”, 2.

[9] Müslim, “Eşribe”, 13; Ebû Dâvud, “Eşribe”, 4; Tirmizi, “Eşribe”, 8; Nesâî, “Eşribe”, 19.

[10] Buharî, “Eşribe”, 6; Ebu Dâvud, “Eşribe”, 6; İbn Mâce, “Eşribe”, 8.

[11] Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, 2/761.

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

20|107|"Yerlerinde bir eğrilik de bir yumruluk da görmeyeceksin."
Sura 20