Şevval Orucu Hakkında

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm) buyururlar ki: “Kim Ramazan orucunu tutar ve ona şevval ayından altı gün ilave ederse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş olur.” (Müslim, Sıyâm 204; Tirmizî, Savm 53) Hadisi şerifin işaret ettiği gibi Ramazan’dan sonraki ay olan Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Ve bu orucu tutan kimseye bir yıl oruç tutmuş gibi mükâfat verileceği vaad olunmaktadır.

Âlimler hadiste geçen bir yıl ifadesini şu şekilde açıklamışlardır: Kur’an’ın ifadesiyle insanın her yaptığı iyiliğe on kat sevap verilmektedir. (En’âm Suresi, 6/160). O halde otuz gün Ramazan orucu onla çarpıldığında üç yüz ediyor. Altı günlük şevval orucu da onla çarpılınca altmış gün eder. Bunların toplamı üç yüz altmış gün yapar ki, zaten senenin geri kalan beş gününde oruç tutmak (Ramazan bayramının birinci günü ve Kurban bayramının dört günü)  tahrimen mekruhtur. Bunun için de Şevval ayında bu altı günlük orucu tutan bir kişi bir yıl oruç tutmuş gibi olmaktadır.

Ramazan bayramının ilk günü Şevval’in de birinci günü olduğundan bu günde oruç tutulamaz. Ancak bayramın ikinci gününden itibaren bu oruca başlanabilir. Bu orucu ardı ardına veya ayrı ayrı tutmak kişinin kendi tercihine kalmıştır.

Recep ayında hususiyle de Şaban ayında oruç tutmak müstehap veya sünnet oruçlardandır. Çünkü Hz. Aişe’nin ifadesiyle Efendimizin Ramazan’dan sonra en çok oruç tuttuğu ay Şaban ayıdır. Yani bir yönüyle Ramazan ayına girmeden bir alıştırma yapılmış, oruç Müslüman’ın kalbinde kafasında yer etmiş ve Ramazan’a hazırlıklı girilmiş olur. Aynen bunun gibi Ramazan ayının bitmesiyle oruçla olan münasebet birden kesilmeyecek ve Şevval ayında da devam ettirilerek kademeli olarak azalacaktır. Diğer yönden kadınların büyük bir kısmı Ramazan’ın tamamını oruçlu geçiremediklerinden, tutamadığı günlerin kazasını yapmaları gerekmektedir. İşte Şevval’de tutulan oruçla kadınlar yalnız bırakılmayarak onlara eşlik edilmekte ve rahatça onların kazalarını tutmalarına ortam hazırlanmaktadır.

Ancak şurası unutulmamalıdır ki, ne Şevval orucu ne Şaban ayında tutulan oruç ne de diğer nafile oruçlar Ramazan orucuyla karşılaştırılamaz. Yani bu oruçlar Ramazan orucuyla denk tutulmamalı ve ona benzetilmemelidir.

Kaza Oruçları Şevval Orucu Yerine Geçer mi?

Aslında hadiste de görüldüğü gibi, Şevval orucu ayrıca tutulması gereken nafile bir oruçtur. Ve bir seneyi oruçlu geçirmenin nasıl olacağıyla ilgili matematik hesabı da, onun müstakil bir oruç olduğunu göstermektedir. Buna göre kişi mümkünse kaza orucundan ayrı olarak Şevval orucunu tutmalıdır. Mesela, haftanın Pazartesi ve Perşembe günleri Şevval orucunu tutma, diğer günlerde de kaza orucu tutma şeklinde bunu ayarlayabilir.  Ancak herkes niyetinin derinliği ölçüsünde amellerinin mükâfatını alacağından dolayı, kaza orucunu tutarken, nafile oruca vakit bulamayanlar da ümit edilir ki, hadiste geçen müjdeye nail olurlar. Çünkü kaza oruçlarını ve kaza namazlarını hatta kişiye farz olduktan sonra haccı da ertelemeden ilk fırsatta yerine getirmek önemlidir. Çünkü ecelin ne zaman gelip bizi yakalayacağı meçhuldür.  Allah Tealâ, sonsuz rahmetiyle oruçlarımızı mükafatlandırsın.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

9|103|Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini iyice temizleyip arıtasın. Onlar için dua et/onlara destek ol; çünkü senin duan/desteğin onlar için bir sükûnettir. Allah Semî'dir, Alîm'dir.
Sura 9