Peygamberlerin seçimi neye göre olmuştur?

Print this pageEmail this to someoneTweet about this on TwitterShare on Facebook0Share on Google+0

Peygamberlerin mânâ buuduna açık olmaları bir mevhibe-i ilâhiyedir. Bu mevzuda benim vicdanımda ağır basan görüş şudur: Mevhibe-i ilâhiye, Cenâb-ı Hakk’ın onların iradelerinin hakkını vererek ortaya koyacakları yüksek performansa önceden bahşettiği bir avanstır. Zira, Cenâb-ı Hakk onların ne yapacaklarını, nasıl hareket edeceklerini ilm-i ezelîsi ile biliyor.

Fakat diğer yandan şu gerçek de unutulmamalıdır: Allah, “Mâlikü’l-mülk”tür; mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Bir peygamberi başkasına nisbetle çok daha önemli bir misyonla gönderir. Dolayısıyla donanımını ona göre ihsan eder. Bir başkasına bu ölçüde önemli bir misyon yüklemez ve onun donanımı da ona göre olur. Mesela, “İnsanlığın İftihar Tablosu”na bakıp şöyle diyebilirsiniz: Allah bu zâta diğer peygamberlere nisbetle çok daha büyük bir misyon yüklemiş ve donanımını da ona göre vermiştir. Ama yukarıdaki yaklaşımla aynı meseleyi tersine çevirip şöyle de diyebilirsiniz: O zât, istikbalde üzerine alacağı misyona liyakatini göstermiş, Allah da ilm-i ezelîsi ile bunu bildiğinden dolayı ona baştan o misyonu yerine getirecek donanımı lütfetmiştir.

Etiketler:

Bütün Sorular

Sitemizdeki bütün soruları aynı anda görmek isterseniz

Bir Ayet

20|71|Firavun dedi: "Ben izin vermeden ona inandınız öyle mi? O size, büyüyü öğreten büyüğünüzdür. Yemin olsun, ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve yemin olsun sizi hurma ağaçlarına asacağım. O zaman iyice bileceksiniz, hangimizin azabı daha şiddetli ve sürekli."
Sura 20